• BIST 83.012
  • Altın 146,855
  • Dolar 3,7918
  • Euro 4,0437
  • Trabzon 8 °C

‘Atatürk rozetiyle camiye girme!’ ve İmam’ın açıklaması

‘Atatürk rozetiyle camiye girme!’ ve İmam’ın açıklaması

Beşikdüzü Merkez Camii İmam Hatibi Sezai Yaşar, ‘Atatürk rozetiyle camiye girme!’ başlıklı haber ile ilgili bir açıklama gönderdi.

İmam kardeşimizin açıklamasını yayınlama zorunluluğumuz olmamasına rağmen, müesseselere ve eleştiri getirilen kişilere söz hakkı vermeyi ilke edinmiş bir gazete olarak, bu tür açıklamalara sayfalarımızda yer vermekteyiz..

İmam Sezai Yaşar’ın vekili Avukat Abdullah Erata’nın ‘tekzip’ başlıklı açıklaması özetle şöyle;

‘Trabzon ili Beşikdüzü İlçesi Merkez Camii İmam Hatibi olarak görev yapan müvekkil Sezai YAŞAR’ın camii cemaatinden Ömer Atalar’a hitaben yakasına taktığı Atatürk rozeteni kastederek, …bunu takıp camiye gelmeyin, günah işliyorsunuz…’ dediği ve devamında ise rozetle namaz kılmanın dini açıdan sakıncalı olduğu ve resimle camiye gelmenin caiz olmadığı şeklinde beyanda bulunduğu iddiasıyla müvekkilim Sezai Yaşar hakkında haber yapılmıştır. Müvekkilim Beşikdüzü Merkez Caminde 15 yıldır imam-hatip olarak görev yapmaktadır ve Ömer Atalar (80 yaşlarında) bu camiinin devamlı cemaatidir. Ajans yetkilisi olduğunu söyleyen bir şahıs müvekkilimi arayarak ‘.. cemaatinden olan Ömer Atalar ile aranızda Atatürk rozeti tartışması geçti mi? şeklindeki sorusuna ..’ bahsettiğiniz kişi benim cemaatimdir. Aramızda buna ilişkin bir konuşma ya da tartışma geçmedi.’ Aynı şahıs devamla ‘Peki Ömer Atalar ile aranızda bir husumet var mı?’ şeklindeki sorusuna ise ‘hayır aramızda herhangi bir husumet yok’ şeklinde beyanda bulunmasına rağmen tekzibe konu şekliyle haber yapılmıştır… Müvekkilim Sezai Yaşar’ın görev süresi içersinde konuşa ilişkin vaazı, uyarısı ve tartışması olmamıştır.  Basına yansıyan bu haber tamamen gerçek dışı olup, bu tür asılsız iddia ve ithamların basın yoluyla dillendirilmesi öncelikle diyanet camiasına zarar vermek, toplumda gerginlik ve suni gündem oluşturma çabaları olarak değerlendirilmektedir..’

Bu meslekte 30 yılı geride bırakan bir gazeteci olarak önce şunu belirteyim.

Doğan Haber Ajansı’nın geçtiği bu haberde, haberi oluşturan tüm öğeler kullanılmıştır. Haber Ömer Atalar adlı vatandaşın iddiası üzerine kurulu. Ömer Atalar, hayali bir isim değil. Fotoğraflı ve imam da kendisini tanıyor.

Atalar’ın söylemi ve iddiası haberin ana unsuru.

Muhabir, karşı tarafın görüşünü alıyor. İmamı arıyor. İmam, ‘bahsettiğiniz kişi benim cemaatimdir. Aramızda buna ilişkin bir tartışma geçmedi’

İmam, daha önceki beyanında tavsiye niteliğinde böyle bir cümle sarfettiğini söylüyor.

Muhabir, böyle bir söz söyleyip söylemediğini soruyor. İmam, aramızda buna ilişkin bir tartışma geçmedi diyor. Muhabir, irdeliyor ve ‘aranızda bir husumet var mı’ diye soruyor.

Yani, imam ile cemaat arasında husumet olursa, cemaat imam aleyhine bir şeyler söylemiş olabilir. İmam, husumet olmadığını söylüyor.

Muhabir, İl müftüsünü arıyor ve görüş istiyor. Müftü, görüş açıklıyor.

Haberde, kişilik haklarına tecavüz, küfür, aşağılama, hakaret vs. hiçbir şey yok.

Haber, tertemiz bir haber!

Önemli görevlerde bulunan insanlar, hal ve hareketlerine dikkat edecekleri gibi ne söylediklerini de ölçüp biçmeli.

 

‘Torpil yapmadığım için eleştirdi’

 

KTÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Emir, ‘Hasan bey, benden bir talepte bulundu. Olmayınca, aleyhimde yazdı’ diye bir ifade kullanmış.

Mustafa Emir, bu tür bir değerlendirme yapmada yerden göğe haklı.

Çünkü, Emir’i üç- beş ay önce aradım.

Gaziantepli bir öğrenciye kolaylık sağlamasını istedim.

‘sayın Emir, Antep’ten dostlarımız ricada bulundu. İktisat Fakültesi’nde 7 veya 8 yıllık bir öğrenci. Bir veya iki dersi var. Bana tek dersi olduğunu söylediler. Öğrencinin, numarası, dersin adı şu. Öğrenciyi mutlaka tanırsın. Çok boş da bir öğrenci değilmiş. Yine de siz bilirsiniz’

Mustafa Emir’den, başka bir talebim olmadı. Öğrencinin mezun olup olmadığını da sormadım.

Mustafa Emir’in aleyhinde ne yazmışım?

Yanılmıyorsam, ‘İletişimin İ’sini, Gazeteciliğin G’sini bilmeyen biri İletişim Fakültesi Dekanlığına getirilmemeli ‘demişim.

Osman Pehlivan’ın Hukuk Fakültesi Dekanlığına teklif edilmesi nedeniyle bir yazı yazmıştım. O yazıda, Mustafa’nın da İletişim Fakültesi Dekanlığına getirilmesinin yanlış olduğunu söylemiştim. Ayrıca, o yazıda başka eleştiriler de getirmiştim.

Mustafa Emir, İİB Fakültesinde tek dersten bekleyen bir öğrenciye geçer not verip, öğrenciyi mezun etse, İletişim Fakültesi Dekanlığını hak etmiş mi olacaktı?

Hasan Kurt, Mustafa’nın İletişim Fakültesi Dekanlığına getirilmesini eleştirmeyecek miydi?

Bu olayı TRT Haber Müdürü Kenan Nadi aktardı.

Kenan, bizi tanıdığı için Mustafa Emir’in bu sözlerine pek itibar etmedi.

Bu yazıyı yazarak, ismini hatırlayamadığım o öğrenciye belki de kötülük yaptım.

Neyse, Mustafa’nın bize yapmadığı torpili biz ona geçelim ve ‘Mustafa kardeşim, bazı dekanları, apoletlileri gördükten sonra sana haksızlık yaptık’ diyelim.

 

‘Trabzon’un fabrikası turizm olmalı’

 

TÜRSAB yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy, ‘Trabzon’un fabrikası turizm olmalı’ demiş ve kent merkezinde mutlak surette bir şehir oteline ihtiyaç olduğunu söylemiş.

Trabzon’un fabrikası, turizm!

Başaran Ulusoy, turizmci olduğu için farklı bir şey söyleme şansı yok.

Kent merkezinde, şehir oteli!

Kent merkezinde, sanki şehir oteli yok!

Başaran Ulusoy’da, bize göre havanda su dövüyor!

Trabzon’a bir yılda kaç turist geliyor?

Trabzon’a ve bölgeye gelen turistler kaç gün kalıyorlar.

Günlerini nasıl geçiriyorlar?

Yaylalara, dağlara çıkıyorlar mı?

Sözün kısası Trabzon’a gelen turistler üzerinde bir anket yapılmış mı?

Yapılmamış?

Tur rehberleri ile konuşulmuş. Tur operatörlerinin programı üzerinde ahkam kesiliyor.

Trabzon ve bölge, turizm ile kalkınmaz!

Avrupa’dan, Amerika’dan yurt dışından Trabzon’a ve bölgeye gelecek olan turiste, bir paket fiyat vereceksin, her şey dahil diyeceksin, turisti havalimanından, limandan alacaksın, otobüsle otele, oradan birkaç yere getireceksin, bir veya iki gün sonra geri göndereceksin.

Trabzon’un kent merkezindeki oteller yaz aylarında doluyor. Kışın boş. THY gibi bazı firmaların personeli için fiyat kırıyorlar. Yüzde 60- 70 indirim yapıyorlar.

Kent merkezindeki oteller neden fiyat kırarlar?

Başaran Ulusoy, boş konuşuyor….boş!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    • Metin Kara’yı topa tutacak!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.