• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 6 °C

ATMA RECEP!

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Bu Recep; hepimizin yakından tanıdığı, bildiği, biraz naif, fazlaca derinliği olmayan, kahvehanedeki sohbetlerinden bildiğimiz bizim Recep’tir. Recep’in atışları; hayali hoş ama bir o kadar da boş söylemleri sembolize eden ve kültürümüzde yeri olan bir yakıştırmadır. Sakın ola ki hiç kimse bu Recep ile büyüklerimizi, yöneticilerimizi, çok bilen ağabeylerimizi karıştırmasın. Bu Recep’in hiçbir sorumluluğu ve görevi yoktur. Kendi halinde yaşar, fazlaca konuşur ama iyi de konuşur, hatta boş atışlarının etkisinde kalan epeyce de mahalle sakini onu pek de sever. Ama mahallenin de, mahallelinin de çilesi hiç bitmez. Olsun… Recep atsın yeter ki. Belki işe yarar.

Gelelim esasa, Trabzon’umuza dair yetkinlik ve sorumluluk taşıyan yöneticilerimizin çeşitli toplantılarda Trabzon’un sorunlarına dair dile getirdikleri çözüm önerileri ve yatırım beklentilerini ilgiyle ve dikkatle izleyen bir yurttaş olarak kentin geleceğine ilişkin iyimser beklentiler içerisine girmeyi isterim. Yani bu türden ciddi konularda önyargılardan uzak, pozitif olmak gerekir diye düşünürüm hep. Ama mevcut etkinliklerin sonucunda ortaya çıkan değerlendirmeleri de görünce iş önce biraz hayal kırıklığına, sonra karamsarlığa ve nihayetinde bu satırlarda “Recep” olmaya kadar gidiyor maalesef. 

 

TRABZON’UN 3 DEV PROJESİ

Basından izlediğimize göre Belediye Başkanı Orhan Gümrükçüoğlu; Trabzon’un modern bir altyapıya kavuşturulması için yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını dile getirmiş. Yağmur suyu toplama, kanalizasyon ve içme suyu olarak adlandırılan 3 dev projeden bahisle 2016 yılı başında bunlara ait yapım ihalelerinin yapılacağını ifade etmiş ve böylece Trabzon’un dünyadaki ilk 20-30 kent arasına gireceğini iddia etmiştir. Ne demek lazım? Tabii ki “atma Recep” bir durum söz konusudur.

Hekimliğini bilmiyorum ama, kendisi; sahip olduğu kentsel bilinç, birikim, mühendislik formasyonu (jeoloji mühendislik değildir!), kamu yararı, çevre bilinci, planlama, strateji gibi temel kavramlara ne düzeyde sahip olduğu konusunda çok önemli ipuçlarını da vermektedir. Modern anlamda kentsel işleyişin sahip olması gereken pek çok bileşen söz konusudur.  Günümüzde dünyanın önde gelen bütün kentlerinde son derecede gelişmiş bir altyapı, akıllı kent uygulamaları ve en önemlisi kent kimliği diye bilinen tarihsel mimari öne çıkar. Bu özellikleri taşıyan o ilk “20-30 kentte” ulaşım sorunu, hava kirliliği, katı atık sorunu, tarihsel değerlerin kaybolması, görsel kirlilik, betonlaşma, kültürsüzlük gibi çağın çok gerisinde kalmış sorunlar ve anlayışlardan eser kalmamıştır.

Bizim iddialı başkan; inanılır gibi değil ama önümüzdeki 5 yıl sonunda dünya kenti olmuş bir Trabzon’dan bahsediyor. Yukarıda zikretmiş olduğumuz “3 dev proje” ile bizim başkanı kim coşturdu bilmiyorum, ama keşke biraz etrafı ile istişare yaparak konuşsaydı. Zira kendisi Trabzon gibi köklü bir kentte başkanlık yaptığını unutmuşa benziyor. Bunu bir şekilde hatırlaması ve bir an önce atışlarını çok daha kısa menzilli yapması gerekiyor. Yoksa birileri her seferinde mutlaka “atma Recep” demek zorunda kalır ve herhalde ayıp olur… 

Trabzon halen ulaşım sorununu en üst düzeyde yaşamaya devam ediyor. Gün boyu ana arterlerde kilitlenen trafik için sizler, bir çalışma ya da planlama yapıldığını duydunuz mu? Hava kirliliğinde Türkiye’de derece yapan Trabzon’da doğal gaz altyapısı ne durumda? Bilen var mı? Kaç yıl daha Trabzon insanı zehir solumaya devam edecek acaba? Katı atık depolama alanımız ağzına kadar dolmak üzere… Hani çöpten enerji üretecek olan “atma Recep” projelerimize ne oldu? Bütün bu yakıcı sorunlar her gün daha da büyümeye devam ederken, dünya çapında bir Trabzon için “3 dev proje” diye yumurtalamak da neyin nesi?

Anlaşılan sayın başkan yaklaşan genel seçimlerde kendisini başkan yapanlara başkanlık yolunu açmak için “atmaya” çok erkenden başladı. Biraz dürüstlük, biraz samimiyet, biraz bilime ve insana saygı, biraz kül, biraz duman, lütfen…

 

TRABZON İÇİN GELİŞİM STRATEJİSİ

Geçen hafta içerisinde Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası tarafından başlatılmış olan bir uygulama dâhilinde Trabzon resmi ve sivil inisiyatiflerinin katılımı ile yapılmakta olan “Trabzon için gelişim stratejisi” adlı toplantının sonuncusu (11.si) yapıldı. Toplantıda yer alan katılımcıların bazıları ile yakın dostluk ve arkadaşlık ilişkilerim söz konusudur. “Bir kısmı” bulundukları makamlara kendi ürettikleri değerler ile ve de hak ederek gelmiş bu değerli şahsiyetleri tartmak gibi bir niyetimiz olamaz. Haddimize de değildir. Ama fikirler ve düşünceler her zaman eleştiriye ve iyileştirmeye açıktır, hele de Trabzon söz konusu ise.

“Trabzon için gelişim stratejisi” denildiğinde iddialı bir girişim yaptınız demektir. Bu nitelendirme ile bu kadim kentin ekonomisi, altyapısı, tarım, turizm, sağlık, eğitim ve de en önemli olanı İSTİHDAM konusunda ortaya yol haritaları koymalı, bunları detaylandırmalı ve hatta adım adım her aşamasına ilişkin proje bilgilerinden bahsetmelisiniz. Şüphesiz bunları bu toplantıdaki katılımcıların birçoğu bizden çok daha iyi bilmektedir. Ancak, sonuçta maalesef bizlere hep çizilen pembe tablolar, boş vaatler, siyasi kandırmacalar kalmaktadır.

Bu toplantıda dile getirilen görüş ve öneriler, projeler, yatırım öneri ve örneklerinden basına yansıyan bazıları; “ikinci devlet ve vakıf üniversiteleri”, “tıp fakültesine yapılan yatırımlar”, “Beşikdüzü-Of arasında Güney Çevre Yolu”, “Bölge İdare Mahkemesi ve Cezaevi Sorunları” vb. gibi genel olarak kamuoyunun zaten gündeminde olan sıradan kent yatırımlarıdır. Toplantı sonunda yapılmış olan açıklamada da; “Trabzon için gelişim strateji 2015 toplantısı başarıyla gerçekleşmiştir (başarı mı?). Kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek çalışma kapsamındaki değerlendirmelerini yapmışlardır. Kamu yatırımları gözden geçirilip durumları değerlendirildi (geçmişten öyküler!). Özel sektörün sorunları gündeme geldi. Trabzon’un daha fazla gelişmesi için atılacak adımlar, geliştirilecek projeler ve yatırımlar (keşke birkaç tanesini duysaydık!) değerlendirildi. Kısaca bütün taraflar Trabzon’da yürütülen projeler konularında görüşlerini dile getirdiler. Yapılan çalışmaları değerlendirdiler. Bu çalışmalara ek projeler de gündeme getirilmiş olup önümüzdeki çalışma programına alınacaktır” denilmiştir.

Açıkçası böylesine önemli bir toplantıda; istihdam yaratacak projeler yok, inovasyon yok, reel sektöre (üretim yapacak olan) dair en ufak bir işaret yok, organik tarım ve hayvancılık yok, taş ocaklarının reorganizasyonu/rehabilitasyonu yok, çevre yok, ar-ge yok… Peki, ne var? Sadece Ankara’dan gelecek olan kaynağa bağlı olan cari (devam eden) yatırımlar var. Bunun dışında TTSO başkanı Sayın Suat Hacısalioğlu’nun; “Geleceğe dönük yeni konular neler olabilir? Bunları hep birlikte detaylı bir şekilde görüşerek yeni bir strateji belirlemeliyiz” şeklinde bir hedef koymuş olmasının umut verici olduğunu da vurgulayalım. Gerisini saygıdeğer okuyucularıma bırakıyorum.

 

SİVİL İNİSİYATİF ve VİZYON

Trabzon için vizyon geliştirebilecek olan sivil toplum örgütlerinin (STÖ) eksikliği her geçen gün daha da hissedilir hale gelmeye başlamıştır. Özellikle ülkedeki siyasetin yol açtığı değersizlik ve yozlaşmadan maalesef bütün kamu kurumları gibi STÖ’ler de nasibini almaya başlamıştır.

Trabzon’un en önemli değeri olan tarihi surlarının yanı başına dikilen TOKİ belası betonlaşmaya karşı kim duracak? Kentsel dönüşüm altında yürütülen kentsel talana karşı kim görüş belirtecek? Çömlekçi’deki çok katlı yeni yapılaşma tehlikesine kim dikkat çekecek? Bu kente kimliğini koruyacak projeleri kim önerecek? Herhalde ilgili meslek odaları…

Trafik için, hava kirliliği için, katı atık bertarafı için kim vizyon koyacak? Kamu adına kim çözüm önerecek? Herhalde ilgili meslek odası… Çevre sorunlarını, enerjide sömürüyü, tarımdaki verimsizliği, örgütsüz işletmeleri kim dile getirecek? Çözümler için kamuoyu desteğini kim alacak? Herhalde sadece bizler değil…

Son dönemde Trabzon’daki meslek odaları, dernekler, sendikalar, üniversite ve diğer bütün STÖ’ler maalesef derin bir sessizliğe bürünmüşlerdir. Çaresiz bir parti ilçe başkanının zorunlu medyatik çıkışları dışında, esas söz alması gerekenlerin sesi kesilmiştir. İktidarın dümen suyuna girmek, bireysel ikbal peşinde koşmak, kente ihanet etmek, korkmak gibi insani reflekslerin hepsi anlaşılabilirdir. Biz de anlayışla karşılarız, ama gelecek kuşaklarımıza teslim edilecek köhne bir Trabzon kaygısı duymayanlara da yazıklar olsun.

Sivil inisiyatif almak ve vizyon ortaya koymak için bekleyin bakalım, iktidar size ne kadar verecek?

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.