• BIST 105.400
  • Altın 147,246
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1886
  • Trabzon 25 °C

“Damdan düşeni bulun”

Eray Altındaş

Sevgili okurlar, bu gün sizlere yerel seçim dedikodularından, aday adaylarının gösterişli toplantılarından uzak, toplumu ilgilendiren konuyu paylaşacağım…

Çağımızın vebası” olarak bilenen, işitenlerin ve okuyanların hanesinden uzak olmasını dilediğim “Kanserden” bahsetmek istiyorum…

Yanlış anlamayın tıbbi sözcüklere girip kafanızı menevişlendirmek niyetinde değilim.

Haddimi ve sınırlarımı iyi bildiğimi sizler de fark etmişsinizdir!

Başlıkla bu yazının nasıl bir ilgisi var düşüncesine kapıldıysanız, onu da sonunda öğreneceksiniz.

***

 

Bölgemiz insanın korkulu rüyası, kanser denilen illetten bir yakınını, tanıdığını kaybetmeyen var mı?

Kimin ne olacağı belli olmaz, “benim başıma gelmez!” demeyin. Rabbim kimselere dert verip derman aratmasın.

Şayet yolunuz Farabi’ye düşerse bu hastalıktan yana tedavi gören onkoloji ve hematoloji bölümündeki hastaların neler çektiğini gözlerinizle görebilirsiniz…

Kanserin bölgemizde bu kadar yaygın olmasını, geçmişte patlayan Çernobillin etkisi olup olmadığını merak ettim ve Farabi Hastanesi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Feyyaz Özdemir’e  birkaç soru sordum.

KısacaÖzdemir, “Bilinçsiz beslenme ve obezitenin yanında yaşlılık hastalığı” olduğunu söylüyor.

Dedim ya tıbbi konulara girecek kadar “cahil” değilim…

Asıl konumuza dönüp meramıma geliyorum.

Bundan birkaç hafta önce Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ( RTEÜ) Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halis Süleyman’ın haberi yerel gazetelerde ve hatta ulusal diye adlandırılan medyada da yer almıştır.

Gazetede dercedilenlere bakılırsa Prof Dr. Süleyman Hoca, “Çağın vebası” olan kanseri   yüzde 90 ile yüzde 100 iyi eden bitkilerden elde ettiği ilaç ile yendiğini söylüyor.

Kim ne derse desin bu haberin yankı bulmaması ve dikkat çekmemesi gibi bir şans yok!

Nitekim de öyle olmuş, dikkati çekmiş.

Ekspres’in internet sitesini takip eden bir çok tanıdığın, telefonla, bayram ziyareti için   Trabzon’a gelenler olsun bu müthiş buluşun ne zaman piyasaya çıkacağı ve akıbeti hakkında sorularına muhatap oldum.

Ne diyeceğimi şaşırdım!

Kim bilir insanların ne derdi var?

Bu olay bende yıllar öncesi Marmarisli bir doktorun kansere çere buldum diyerek yaptığı açıklamayı hatırlattı. Yakınları hasta olan insanlar soluğu “Zakkumcu doktorun” yanında almışlardı…

Ben o yıllarda Erzurum’da Hürriyet’in yazı işlerinde görevliydim. İnsanların Erzurum’da zakkum ağacını yetiştirmek için seralar kurduğunu gördüm…

Daha fazla uzatmayalım…

Süleyman Hocaya çalıştığı Üniversite Rektörlüğü tarafında sus emeri verilmiş ve o gün bu gündür hocanın sesi çıkmıyor!

Yapılanın doğru olup olmadığını bilemiyorum. Belki de bu işlerin öyle uluorta söylenmemesi gerekiyor. Mutlaka bir prosedürü ve uluslararası boyutu vardır.

Sonunda Süleyman hocanın yerine RTEÜ’den açıklama geldi…

Araştırmaların sürdüğünü, kanseri tedavisinde yardımcı olacak bir ilacın bulunmadığı yolunda…

Şimdi akıllara gelen acaba hoca aceleci mi davrandı? Yoksa birileri mi devreye girdi?

Umarım Süleyman Hoca’nın sonu Marmarisli doktor gibi olmaz… Önce umut, sonra umutsuzluk!

Allah dert verip derman aratmasın

***

 

Şimdi gelelim neden bu yazıya ilgisi olmayan bu başlığı attığıma.. Merak edenleri fazla bekletmek niyetinde değilim….

Nasrettin Hoca damdan düşmüş…

Komşuları ziyaretine gelmişler…

Hocam sen merak etme aşağı köyde iyi bir hekim var. Söyleyelim gelip baksın”

Bir başka komşusu:

Hocam yukarıda hekim bir kadın var, gelip görsün seni hemen ayağa kaldırır

Yatağında ağrılar ve sancılar içinde inleyen Nasrettin Hoca son bir gayretle ziyaretine gelenlere:

Bana damdan düşeni bulun” demiş…

Hasta adamın halinden hasta olan anlar.

Yalan mı?

 

Mustafa Coşkun

 

Siyasetçi veya belediye başkanlığı aday adaylarından değil, emekçi!

Bundan iki hafta önce belediye otobüsünde görevli şoförün yolculara “aman dikkat hareket ediyorum. Yerlerinize oturun…” üslubuyla yaklaşımını bu sütunlardan sizlere aktarmıştım. Otobüste yolculuk yapanlar o gün şoför için “yeni galiba…” demişlerdi. Vatandaşın bu güne kadar hiç görmedikleri, alışık olmadıkları bir durum.

Doğrusunu isterseniz kim diye bende merak etmiştim. Tesadüf bu ya geride bıraktığımız Perşembe günü tanıştık.

Bir yaşlının otobüse binmesi için yaptığını görünce dayanamadım ve “Sen nasıl şoförsün..?” diye sordum.

Biraz şaşırarak:

“Benim işim bu, yolcu olmasa ben ve otobüs olmazdı. Severek yapıyorum. Otobüse binenleri uyarmak görevim..!”

Konuşmamız esnasında ismini öğrendiğim Mustafa Coşkun…

Alkışlar sana Mustafa kaptan

 

Bayramınız

kutlu olsun

 

Yarın 29 Ekim 2013.

Cumhuriyet Bayramı…

Cumhuriyetimizin 90’ıncı yıldönümünü idrak edeceğiz.

Bu ülkeyi ve Cumhuriyeti bizlere canları ve kanları pahasına bırakanları başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını, şükran ve rahmetle anıyorum…

Allah mekanlarını cennet eylesin.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.