• BIST 88.116
  • Altın 145,396
  • Dolar 3,6007
  • Euro 3,8105
  • Trabzon 8 °C

Numara Yapmayın Artık..!

Şener Eyüboğlu

Neol Baba var mıdır, yok mudur?

Hollanda kökenli bu yılbaşı efsanesi gerçek değildir.

Konumuzla ilgisi ne mi? Yazalım efendim...

Julia Sweeney adlı komedyen anlatmıştı:

Yedinci yaş gününde annesi ona, “Artık büyüdün” demiş, “Sana bazı gerçekler anlatılmalı.”

Bir kız çocuğunun bilmesi gerekenleri açıklamış bu ara, “Bak” demiş, “Noel Baba diye de bir şey yoktur!”

Julia Sweeney, “Annem üzüleceğimi sanmıştı. Üzülmedim. Çünkü bize Noel’de hediye taşıyan aksakallının babam olduğunu anlamıştım. Noel Baba’nın, ailemizi beğenmediğini, bu nedenle gelmediğini, babamın da üzülmeyelim diye Noel Baba kılığına girip bize hediye getirdiğini sanıyordum. Gerçeğin böyle olmadığını öğrenince çok sevinmiştim!” demişti.

Nerden esti?

Yılbaşı geliyor...

Anımsarsanız Noel Baba Kilisesi’nin bulunduğu Demre’nin Belediye Başkanı, “Artık turist gelmesin!” dediği için mi, yoksa Muazzez Ilmiye Çığ, çam süslemenin Türk adeti olduğunu açıkladığı için mi?

Hayır!

Bunu, Julia Hanım’ın anlattığı çocuğa benzediğimizi kavradığımız için anımsadık!

Eskiden beri büyükler  bize “Demokrasi” diye bir şeyin var olduğunu anlatırlardı.

Menderes’ten Evren’e, Evren’den Özal’a, ondan da en sonuncusuna kadar herkes bize haftada bir, Demokrasinin sayelerinde her gün biraz daha geliştiğini söylemediler mi?

İnanıyor muyduk? Yoo!

Demokrasi’nin ülkemiz uğramamış olduğunu, büyüklerimizin de buna üzülmeyelim diye bize demokrat taklidi yaptıklarını çoktan anlamıştık.

Son bir kaç yıl olup biterler, buralarda Demokrasi denen şeyin bulunmadığını iyice kavramamıza yol açtı:

Başbakan; Bekir Çoşkun’a, köşe yazıları nedeniyle kızıp “Buralardan çek git!”demedi mi?

Mehmet Tezkan’a da “Köşe yazarları her gün yazmasınlar!” buyurmadı mı?

-Cemevlerini hala dini ibadet yeri saymıyorlar. Değil mi?

-Rum Patriği bir ABD televizyonu muhabirine, başvurularına cevap verilmediğini, kendisini burada çarmıha gerilmiş hissettiğini açıklaması, hükümet yetkilileri tarafından eleştirilmedi mi, “Dili sürçmüştür; şikayeti varsa Türkiye’de bunun yeri var, bize ulaştırabilir” denmedi mi?

-İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde “Herkes düşüncesini açıklama hakkına sahiptir.

Bu hak, düşüncelerinden ötürü rahatsız edilmemek, ülke sınırları bahis konusu olmaksızın düşünceleri aramak, elde etmek, yaymak hakkını da içerir” dendiği halde muhalefetten Onur Öymen, Patrik’i eleştiren bakanın açıklamasını cılız bulduğunu söylemedi mi?”

Ona, “Nediyorsun? Vatandaşlarımızın sıkıntılarını dile getirmelerini neden yadırgıyorsun?” diyeceğine, “Milli kararlılığınızı, haysiyetinizi güçlü bir şekilde dile getirme yeteneğiniz yok mu?” diye sormadı mı?

-“Muhalefetin yüz bin kişi topladığı yerde biz bir milyon kişi toplarız” demedi mi?

 “Başbakan halkın gezi eylemlerini yaptıklarında onlara ‘çapulcular’ demedi mi?

-Dahası Başbakanın “yüzde elliyi evinde zor tutuyoruz” söylemini unuttuk mu?

Bu anektotlar sayfalara sığmaz...

Biz bu yılbaşında, hem Demokrasinin hala buralara gelmemiş olmasına, hem de bunu çoktan anlamış olduğumuz halde yönetenlerin bizi çocuk yerine koyup numara yapmayı sürdürmelerine kızmaktayız.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Kazım Yanal ve bel altı atmak!
  • Trabzon’da ‘hayır’ mı, ‘evet’ mi önde?
  • Bakan Soylu’nun kahvaltısı!
  • Fabrikaya yol sürgünü mü?
  • ‘Salih bey çok çalışıyor!’
  • Oltan Vakfı ve Şehir Müzesi!
  • Sinan Zengin’e Çubukçu freni!
  • Ülkücüler fire vermez!
  • 400 milyonluk hayal!
  • Hayır ve eveti neye göre vereceğiz!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.