• BIST 88.258
  • Altın 145,729
  • Dolar 3,5936
  • Euro 3,8018
  • Trabzon 6 °C

İSTİKLAL ya da İSTİKBAL.(1)

Ö. Faruk Altuntaş

 Bir koalisyon olarak iktidara gelen AKP, koalisyonun bileşenleri arasındaki iktidar savaşıyla çatırdıyor. Milyonları harekete geçiren, “Aynı yağmur altındaki” “Birlikte ıslanış” şarkıları, epeyce zamandır “Birlikte kirlenmeye” dönüştü.

         Kirlilik, artık saklanamaz boyutlara ulaştı. Devleti ve toplumu demokratikleştirme üzerine değil, devleti ve kurumları ele geçirme üzerine gelişen AKP ile Cemaat’in birlikte gerçekleştirdiği yürüyüşte sona gelindi.

         Bu tükeniş ile birlikte Türkiye bir kriz içine yuvarlandı. Bir yanda milyar dolarlarla / eurolarla ifade edilen yolsuzluk ve rüşvet ilişkilerinin operasyonel mantıkla ortalığa saçılması, diğer yanda bu kirli akçeli işlerin kapatılması telaşı ile her önüne gelene yönelik hastalıklı saldırılar, suçlamalar.

         Bir yanda ayakkabı kutuları, yatak odalarındaki çelik kasalar ve para sayma makineleri ile simgeleşen hırsızlık, yolsuzluk ve rüşvet ilişkileri, diğer yanda yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının önünün kesilmesi için, mahkeme kararlarının uygulanma-masına ilişkin polise ve jandarmaya verilen kanunsuz emirler.

         Türkiye yeni yıla büyük bir krizle girdi. “İstiklal savaşı”nın “İstikbal arayışı” ile örtüştüğü bu krizden, çıkış mı olacağı ya da kaosa mı girileceği sorusu, yeni yılın birinci gündemi olarak öne çıkıyor.  

                                                           ***

          Önce, kuşkuya yer vermeyecek ölçüde herkese malum olan bazı bilinmezlere(!) işaret edelim.

         Onbir yılı aşan AKP iktidarı döneminde ne yapılmışsa ya da yapılmamışsa, sorumluluk hem görünürdeki AKP’ye ve Tayyip Erdoğan’a, hem de Hizmet Cemaatine aittir. İktidara beraber gelinildi, iktidar uygulaması beraber yapıldı. Başbakan Erdoğan’ın “Ne istediniz de olmadı / yapılmadı” haykırışı henüz kulaklardan silinmedi.

         Eğer devlet içinde (malum çetelerden farklı) bir “çete” varsa, bu “Çete”nin oluşumunun sorumluluğu ortaktır. Yargı içindeki, Emniyet içindeki, diğer devlet kurumları içindeki bu çete(!), rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları ile oluşup ortaya çıkmadı.

         Devlet kurumlarına ait çeşitli kadrolar, birlikte “ele geçirildi”. Atamalar, görevde yükselmeler, görevden almalar, Hükümet uygulaması olarak birlikte gerçekleştirildi. Bu birlikteliğin sorumluluğunun da ortaklaşa olacağı açıktır. Yol arkadaşını “çetecilikle” suçlamakla bu sorumluluktan kurtulma olanağı yoktur.     

         Bir diğer malum olgu, yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlığın ayyuka çıkmış olmasıdır. Artık, yolsuzluk yapıldığı iddiaları değil, yolsuzluk yapılmadığı iddiaları haber değeri taşır olmuştu. Büyük ihalelerin alınışı, büyük projelerin kabul edilişi, kent arazilerinin imara açılışı ve değiştirilen imar izinleri ile el konulan trilyonluk rant haberleri önemsizleşmiş, sıradanlaşmıştı.   

Rüşvetin adı “bağış” olmuştu. Getirdiği düzenlemeler ile ihale paylaşımına engel olabilecek İhale Yasası, sık sık yapılan değişikliklerle kevgire dönüştürülmüştü. AKP–Hizmet iktidarının, kendi yaptığı ihale yasasında yaptığı değişikliklerin sayısı izlenemez oldu. İhale yasasında yaklaşık olarak 40 defa değişiklik oldu. Her defasında birçok madde değiştirildi, aynı madde yeniden ve yeniden değiştirildi. Akçeli işler, ihaleler kılıfına uyduruldu.

Artık rezillik o denli yaygınlaşmıştı ki, ihalelerin sadece ana müteahhitleri değil, müteahhitlerin işi yaptıracağı farklı derecelerdeki taşeronların bile, parti ve cemaat kademelerinde belirlendiği iddiaları konuşulur olmuştu.

Çözüm olarak öne sürülen çarelerin defosu ve tehlikesi ile krizden çıkışın yol ve yöntemini haftaya konuşalım. Defoları azalmakta olan demokrasi dileğiyle yeni yılınız kutlu olsun.

                                         

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Trabzon’da ‘hayır’ mı, ‘evet’ mi önde?
  • Bakan Soylu’nun kahvaltısı!
  • Fabrikaya yol sürgünü mü?
  • ‘Salih bey çok çalışıyor!’
  • Oltan Vakfı ve Şehir Müzesi!
  • Sinan Zengin’e Çubukçu freni!
  • Ülkücüler fire vermez!
  • 400 milyonluk hayal!
  • Hayır ve eveti neye göre vereceğiz!
  • Sağıroğlu neden cevap vermedi?
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.