• BIST 105.400
  • Altın 147,246
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1886
  • Trabzon 25 °C

Her Şey Yerli Yerinde

Mehmet Kuvvet

 vicdanıyla

 cüzdanıyla

 hakimlere

 hakimler

 adalet mi ihtilal

 bağımsız mı anayasa

 yargıda mı yolsuzluk vahim

 var olabilir mi ümit yolsuzluklar türevinde

 oluşturabilir mi kimliğini yargıçlar

 yolundayken

 yolsuzluklar…

 

 Mehmet Kuvvet

 

 

 

Gölge

 

İçimizde Bizans'tan kalma yıkıntılar

Poyraza yenik düşen aşk kalıntıları

Karanlık...

Kanat kanat çırpıp umudu

serdi ayaklarımızın altına

bir lodos esti

Yosun kokusu yasemin kokusuna tutuldu.

 

Güneşten bir parçayla eridi kalbimizi sıkan demir parçası

Ellerimizde buzlar eridi

Batık gemiler daha sakindi dipte / en dipte...

Vapur sesine irkildi martılar

Kaç aşkın vedasını taşıdılar

yanık gagalarıyla gökyüzüne

 

Ve yağmur olduk / yağdık

günlerce gecelerce yağdık

Islak saçlarımız örttü ağlamalarımızı

Bir de utanmadan gülüşlere saklandık

Vurulduk...

 

İçimizde biriken kurşunlara aldırmadan

kah topal kah koşar adım kaçtık anılardan

Sonra renkleri öğrettiler yeniden

Yeniden bir çocuğa gülümsemeyi

Ve içimize doğurduk umut çocuklarımızı

"Ölmediler" dedik

İnkâr ettik!

 

Çok kez daha kandık kırmızı yalanlara

ve kanadık defalarca

Alnımızda kan lekesi bırakanlara kıyamadığımızdan

kadere sövdük

kadere yeniktik.

 

En beyazımız bile karaydı / kapkara

ve gölgemiz bir dar ağacında asılı kaldı...

 

                                             Gül Aydı
Geçen hafta Gül Aydı’nın sayfasında tırnak içerisinde beğendiği bir Yılmaz Erdoğan şiirini paylaşmıştık. Şimdi kendi şiirini paylaşmış olmaktan ötürü mutluyuz.

 

 

 

 

Yerli Malı

 

 Yerli malı, yurdun malı,

 Herkes bu malı kullanmalı

 Yurdun yemişlerini tatmalı,

 Yurdumdan mutluk duymalı.

 

 Seviniriz haftayı kutlarken,

 Neşe duyarız yer içerken,

 Üşümeyiz yerli giyerken,

 Paramız birikir yerli kullanırken.

 

     Emir Musa Oruç

     Bayraktar Köyü İlkokulu / İzmit

 

 

HAİKULAR

gökyüzünde ay

sevdalılar gelince

kıpırdamıyor

 

ağaç işte

çam gibi gürgen gibi

dışbudak gibi

 

defterimin arasında

duruyor ilkyaz

kıpırdamadan

 

yok öyle yağma

dağların ilkbaharı

şimdi sırada

 

ne yana dönsen

kıpırdamadan duruyor

bir güz sancısı

 

her sabah-akşam

çılgınca yıkanıyor

dolunay

 

yoruldum dedi

bir daha ötmeyecekmiş

cırcır böceği

 

güz gelince

fellik fellik kaçıyor

tarla sıçanı

 

marsis dağını

ne kadar az görmüştüm

nasıl unuttum

 

savaş çıkarsa

göçmen kuşları

gitmeyecekmiş

 

gelincik açınca

kendisinden utandı

tavus kuşu

 

Bahri Ömeroğlu

 

 

 

ben akşamlarda ölürüm…

 

ben akşamlarda ölürüm

yalnızlığımda

tek nefes yaşanmışlıklarımın mezarı başında

Fatihalar okurum kendi kendime

siyahlıklar çalar beni benden

ölür giderim ellerim soğuk

ölür giderim gözlerim donuk donuk

saatlerin tik takları umursamaz ölüşlerimi

zaman denilen mefhumun umurunda olmam

ölür giderim sabaha kadar yalnızlığımda

 

ben akşamlarda ölürüm

kimsesizliğimde

umut dağlarıma kar yağar yarınlar için

çığlar düşürürüm titreyen nefeslerimin kuytularında

yıldızlara uzanırım kimse görmeden

rüzgarlara tutunur uçarım sonsuzluklara

kumsalda çakılları eşelerim umutsuzca

ölür giderim tek tek çakılların arasında

dalgalar köpük köpük ıslatır bedenimi

dağılır gider bedenim okyanuslaşan gözyaşlarımda

  

ben akşamlarda ölürüm

mutsuzluğumda

sessiz gelir dakikalar yıkılır kalırım yalnızlığımda

tenimde gezinir soğuk rüzgarı uçsuz bucaksızlığımın

kimse görsün istemem karanlıklara astığım rüyalarımı

kalabalıklar peydahlarım ölürken etrafımda

kimi omzuma dokunur kimisi saçlarımı okşar

kimi gülüp geçer acımadan yalnızlığıma

ölür giderim mütemadiyen boşluğa akan saatin tik taklarında

sevgimi ısmarladığım yüreğin yangınlarında...

 

 

Metin Kaya İLHAN

Faroz  / TRABZON

 

 

 

 

 

öyle sevmeliyim ki seni

 

öyle sevmeliyim ki seni

kıskanmalı utanmalı her bir aşık

 

öyle sevmeliyim ki seni

 

sonu ayrılığa değil

......ölüme çıkmalı

 

unutmamalıyım unuttuğum

bir çok şey gibi

silememeliyim atamamalıyım

yüreğimden seni

 

öyle sevmeliyim ki seni

yazmamalıyım kazımalıyım

yüreğimin her bir hücresine

 

vurduğunda ölememeliyim

dimdik karşına dikilmeliyim

 

ne güzel sözlerini

nede söylenen yalanları

unutmamalıyım

 

öyle sevmeliyim ki seni

beni baştan yaratmalıyım

hem sana sığınmalıyım

hem de güçlenmeliyim

yıkılmadan seni sevmeliyim

 

herkesten her şeyden bir fazla

bir farkla sevmeliyim

 

öyle sevmeliyim ki seni

göz yaşlarım değil sevinçlerim

gülüşlerime takılıp inmeli

gözlerimden

 

işte seni böyle sevmeliyim

aşk kokmalı

sadece aşk .bir çift.... göze

 

Kezban Şayir

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.