• BIST 88.116
  • Altın 145,396
  • Dolar 3,6007
  • Euro 3,8105
  • Trabzon 8 °C

Avrupa Birliği Ne Oldu?

Şener Eyüboğlu

Sahi ya, bir Avrupa Birliği hikayemiz vardı...

Girdik diye davullar, zurnalar çalınıyordu..!

AKP’yi iktidara taşıyan 2002 seçimlerindeki havayı anımsayın.

Avrupa Birliği’ne üyelik projesi iktidar partisinin belli başlı seçim kozlarından biriydi.

Seçim bildirgelerinde AB reformlarına bağlılık bildiriliyordu.

Milli görüş tabanından gelen bir partinin nasıl olup da AB’ci kesilebileceği konusunda kuşkular o zaman da vardı.

Kimine göre AKP, türban meselesinde AB’den destek bekliyordu.

Türban sorununun Avrupa üzerinden çözülemeyeceği kısa sürede anlaşılacaktı.

AİHM’nin 10 Kasım 2005 tarihli kararıyla, tıp fakültesi öğrencisi Leyla Şahin’in türban yasağına karşı başvurusu 16’ya 1 oyla reddedildi.

Bu karar, iktidarın AB şevkinin kaybolmasında bir dönüm noktası oldu.

İkinci önemli konu ise siyaset üzerindeki askeri vesayetin kalmasıydı.

Avrupa Birliği, 1980 darbesinden itibaren yoğun biçimde Türkiye’deki ordu etkisinden rahatsızdı.

Bu noktada yapılacak kurumsal reformlar AKP’nin de işine geliyor, partinin bir şekilde Avrupa çizgisinde durmasını gerektiriyordu.

Bugün gelinen aşamada ise Türkiye’deki iktidarın ne başörtüsü, ne de ordu konusunda artık AB’ye ihtiyacı yok.

Bu noktada AKP’nin Avrupa vizyonu  diye bir derdi olmadığı net biçimde ortaya çıktı.

Hazır AB’de krizdeyken...

Ve müzakereler durmuşken...

Sayın Başbakanın son zamanlarda AB’den söz etmemiş olması bunun açık göstergesi.

2023’den vazgeçtik, 2071’den söz edilen bir konuşmada Avrupa vizyonu yok ise bunu nasıl yorumlamak gerekir?

Doğrudur, şu anda seçmen bazında AB’nin hiçbir getirisi yok...

Doğrudur, AB kendi içindeki krizlerle uğraşırken Türkiye’yle uğraşacak halleri kalmadı...

Doğrudur, Türkiye’nin AB’ye katılım müzakereleri 3 yıldır ilerlemiyor.

10 yılda 35 fasıldan sadece 13’ü açılabildi.

AB tarafında 8 faslı Kıbrıs’la ilgili ‘Ek Protokol’ün tam olarak uygulanması şartına bağlı olarak blokaj var.

Ya diğerleri?

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, şu anda müzakerelere açılabilecek olan 3 faslın ekonomik programı ve rekabet gücünü engelleyeceği için kendilerinin açmak istemediklerini söylemedi mi?

                                               ***

AB hükümetleri, Türkiye’yi Arap dünyasında yaşanan dönüşüm sürecinde önemli bir ortak olarak görüyordu.

Ancak Ankara’nın belirginleşen İslami yönelimi ve otoriterleşme AB’yi korkutuyor.

Türkiye’nin Arap dünyası için model ülke olmasına gelince, beklentinin tersine işlediği, Türkiye’nin giderek bu ülkelere benzeyebileceği endişesi bile var.

Yakın zamanda, AB, Türkiye dahil aday ülkeler için ilerleme raporlarını yeniden yayımlayacak.

Türkiye’nin geçen yılki karnesi ise kimsenin pek umurunda olmayacak.

Kim ne derse desin, Cumhuriyetin Batı’ya dönük yüzüyle büyüyen kuşaklar için, iktidarın Avrupa vizyonunu yitirmiş olması dokunaklı bir düş kırıklığıdır.

Türkiye için büyük bir kayıptır.

Bunun vebali ise...

Bir kısın iktidar partisine...

Bir kısmı Avrupa’ya...

Ama birazı da o vizyona sahip çıkamayanlara...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Kazım Yanal ve bel altı atmak!
  • Trabzon’da ‘hayır’ mı, ‘evet’ mi önde?
  • Bakan Soylu’nun kahvaltısı!
  • Fabrikaya yol sürgünü mü?
  • ‘Salih bey çok çalışıyor!’
  • Oltan Vakfı ve Şehir Müzesi!
  • Sinan Zengin’e Çubukçu freni!
  • Ülkücüler fire vermez!
  • 400 milyonluk hayal!
  • Hayır ve eveti neye göre vereceğiz!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.