• BIST 97.533
  • Altın 145,761
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 16 °C

Numune ile örnek

Ali Rıza Keskinalemdar

Bugün, birbirine benzeyen, eş anlamlı olarak kullandığımız hatta dil devrimiyle biri öne çıktığından ve hayatımızda olmasına rağmen birini diğerinden daha fazla kullandığımız iki sözcük ile girelim lâfa. 

Numûne ya da nümûne, farsça kökenli bir sözcüktür. Nitelikleri hakkında bir fikir vermek üzere bir bütünden alınan parça, örnek, benzer,  örnek alınan kimse ya da şey, anlamındadır.

Örnek sözcüğünün kökeni biraz daha karmaşık görünmekte… Ancak, her ne kadar Ermenice orinak ile Orta Farsça’dan Türkçe’ye geçtiği iddiaları bulunsa da, Türkçe’de ör-mek ve ör-enek’ten türediği dışında  diğer Türkçe lehçelerinde de benzer biçimlerde bulunduğu bilindiğinden, bu sözcüğün Türkçe asıllı bir sözcük olduğu tezi ağır basmaktadır. Türk Dil Devrimi sırasında misal karşılığı hayat bulmuştur.

Örnek sözcüğünün anlamlarını şöyle sıralayabiliriz… Yapılacak bir şeyin kendisine benzetilmek istenilen şekli… Nitelikleri hakkında fikir vermek üzere bütünden alınan küçük parça, göstermelik, numûne… Bir düşünceye, görüşe ya da iddiaya kanıt olmak üzere ileri sürülen şey, misal… Bir şeyin benzeri, tıpkısı… Başkalarının uymak isteyeceği niteliklere sahip kimse ya da şey… Yan yana gelerek bütünü oluşturan, kendi halinde de bir bütün olan öğelerin her biri ve bunların dizilişinden oluşmuş şekil, biçim… Başkalarının kendisine benzemek isteyeceği nitelikleri taşıyan kimse…

Anlaşıldığı üzere numûne ve örnek sözcüklerini eş anlamlı ve benzer ifadeler… Ancak örnek sözcüğünün daha yaygın kullanımı olsa da numûnenin sözcük hazinemiz içinde bulunduğu da bir gerçek.

Sıkıldınız, biliyorum; şimdi konumuza girelim.

 

NEDEN NUMÛNE HASTANESİ

Cumhuriyet’in ilanıyla her alanda reform ve devrimler yapılmaya başlanmış, ilerleyen yıllarda sosyal ve ekonomik gelişmelerde devlet öncülüğü yüklenmiş ve yol göstericiliğinde bulunmuş; bir anlamda devlet, yetersiz sermaye birikimi nedeniyle oluşamayan yerli sermayedarlara “devlet eliyle sanayileşme”yi öğretmeye soyunmuştur.

Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında diğer alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da öncülüğüne devam eden devlet, hemen hemen her şehirde bir “numûne” hastanesi kurulmasını sağlamıştır. “Numûne” sözcüğü “iyi örnek” anlamında kullanılarak, hastanelerin nasıl olması gerektiğine işaret edilmeye çalışılmıştır.

Eğer son 25-30 yıl içinde bu hastanelerin “numune” özelliklerinin hızla aşındığı düşüncesi yaygınlaştıysa, bunda sağlığın hızla ticarileştirilerek, hastaları “müşteri” sınıflandırılmasına sokulmasının sonucu olarak, özel hastanelerin “devlet eliyle” pıtrak gibi çoğaltılarak, sözde “dilediğiniz hastaneye gidebilirsiniz” algısıyla “kaçınılmaz derde derman” gibi sunularak siyasi iktidarın rüzgârında oradan oraya savrulmasının etkisi, mutlaka gözden uzak tutulmamalıdır.

 

TRABZON NUMÛNE HASTANESİ

Trabzon Numûne Hastanesi, 1937 yılında Bayındırlık Bakanlığı’nca projelendirilip yapımına başlanılan, araya giren II. Paylaşım Savaşı’nın yarattığı “yokluk” döneminin etkisiyle ödeneklerin denkleştirilememesi sonucu inşaatın uzamasıyla ancak 1947 yılı ocak ayında bitirilerek hizmete açılan bir hastanedir.

36 dönüm arazi üzerinde toplam 27 dönüm kapalı alana sahip yerleşkesinde 500 yatak kapasitesine sahip “araştırma ve eğitim” temalı olarak “tam teşekküllü” hizmet vermeye çalışan hastane, konumu ve kapsamına rağmen birkaç yıldır üzerinde yoğunlaşan söylentiler dolayısıyla hızla verimsizleştirilmiş ve soysuzlaştırılmış bir görüntü ortaya koymaktadır.

Özellikle Yomra Kaşüstü’nde açılan “yeni yerleşkesine” kaydırılan bazı üniteler nedeniyle “tam teşekküllüğü” tartışmalı hale gelerek topallaştırılan hastane, sonuçta, hastalar tarafından verilen hizmet konusunda eleştirilmekte… Örneğin, hastanenin web sayfasına yazılan son yorumlardan İ.K.’nın yorumuna bakalım: “BU NE BİÇİM İŞTİR? NE TELEFONLARINIZ ÇALIŞIYOR NE DE HİZMET GÜZEL. BURADAKİ YÖNETİCİYE SORMAK İSTİYORUM; SİZ NE İŞ YAPIYORSUNUZ ORADA? HASTANEYİ DENETLEYEN OLMASA ÖYLE OLUR. HERKES İŞİNİ YAPSIN LÜTFEN. ESKİLERE ŞÖYLE BİR BAKIN, SADECE PARANIZI DÜŞÜNMEYİN; HIZMET YAPIN. 24.03.2014”

 

NUMÛNE HASTANESİ NE OLACAK?

Doğrusu, basında ciddi anlamda çok yer almasa da Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin tamamen Yomra Kaşüstü’deki hastaneye taşınarak yerine Onkoloji Hastanesi kurulacağı ya da başka amaçla kullanılacağı yönündeki iddialar hem doktorları hem de vatandaşları tedirgin ediyor.

Basından ilgililerin ve Numûne Hastanesi’nin şimdiki yerinde kalarak, eski üniteleriyle daha da modernleştirilmek suretiyle hizmet vermesi yönünde bir imza kampanyası başlatarak oluşturulan platform ile iyi bir mücadele sürdüren Yıldız Czerwinski’den bizzat dinlediğim kadarıyla, hiç kimse Numune Hastanesi’nin şimdiki yerinin gelecekte ne olacağı konusunda çok net bir fikre sahip bulunmadığı yönündedir.

Yomra Kaşüstü’nde yapılan hastane hiç kuşkusuz önemli bir kazanımdır. O hastanenin de kadrosunun, ünite eksikliklerinin ve teçhizatının zamanla tamamlanarak bölge hastanesi olarak Trabzon halkına hizmet ediyor olması, Trabzon Numûne Hastanesi’nin ise geçmişte olduğu gibi gelecekte de hastalara hizmete layıkıyla devam edebilmesi için gerekenlerin yapılması, hiç kuşkusuz yararlı olacaktır.

Onkoloji Hastanesi fikri de yine Numûne Hastanesi bahçesinin arkasında daha önce başka amaçla kazılan ve sonra doldurularak otopark şeklinde kullanılan alanda hayata geçirilebilir.

Trabzon’daki özel hastanelerin durumunu çok iyi bilmiyorum ama İstanbul’daki özel hastanelerden yeni sınıflandırmadan sonraki katkı paylarının yüksekliği nedeniyle SGK’lıların hizmet alabilmesi nerdeyse hayalken, Trabzon Numûne Hastanesi için Yıldız Czerwinski’nin liderliğinde oluşturulan platforma destek verilerek, söz konusu tarihsel mekanın çağdaşlaştırılan olanaklarıyla “müşterilerin” değil hastaların hizmetine sunulması gereğine inanıyorum.

Numûne Hastanesi bundan sonra başka amaçlar için kullanılacaksa, sözü Yıldız Czerwinski’ye bırakarak yazıyı sonlandırmalı diye düşünüyorum: Halkımızın beklentisi, hastanemizin en kısa zamanda tam teşekküllü bir niteliğe kavuşturulmasıdır. Hastanemizin şehir içinde olması, insanlarımız açısından son derece önemlidir. Hastanenin çok hızlı bir şekilde ulaşılabilir olması gerekmektedir. Sağlık, en temel insan hakkıdır. Parasız, nitelikli ve ulaşılabilir bir sağlık, tüm insanlarımızın yurttaşlık hakkıdır ve sosyal devletin gereğidir. Bir an önce bu yanlıştan dönülmeli ve halkımız daha fazla mağdur edilmemelidir”.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.