• BIST 88.830
  • Altın 144,131
  • Dolar 3,6361
  • Euro 3,8595
  • Trabzon 6 °C

Yeni bir kent facia alanı…

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Trabzon’da Türkiye’deki genel sosyolojik dönüşümün bir sonucu olarak son yıllarda yeni yapılaşma alanları ortaya çıkmıştır. Hızı azalmasına rağmen halen devam etmekte olan konut talebinin gereği olarak; Çukurçayır, Söğütlü, Yıldızlı, Bostancı gibi bölgelerdeki çok katlı yapılar, yeni yaşam alanları olarak topluma sunulmaktadır. 

Aslında yazan-çizen ya da kentsel gerçek güzelliklerin bir ölçüde farkında olabilen kesimlerin şikayet ettiği, ama nedense piyasada talep gören çok katlı yapılaşma alanlarının gelişme göstermesinde suçlu arama dönemi geçilmiştir. Sistemin içerisinde yer alan siyaset, yerel yönetim, rant, tüketici gibi pek çok unsur böylesi bir sonucun ortaya çıkmasında pay sahibi olmuştur. Dolayısıyla adına “çarpık kentleşme” denilen bu kent faciasında hepimizin bir ölçüde katkısı olduğunu hatırda tutmak gerekmektedir. Esas sorun bundan sonraki süreçte ne kadar çağdaş, doğa ile uyumlu ve planlı yaşam alanları yaratabileceğimizdir. Acaba Trabzon dinamikleri gelecek kuşaklara yaşanabilir bir Trabzon hazırlayabilecek mi, yoksa aynı konsepte devam mı edeceğiz?

Beton mezarlıklar olarak nitelendirmekte olduğum bu yaşam alanlarından konut edinme sevdası kendi aile sınırlarımın da içerisine girmiş olmasına rağmen, büyük bir direniş gösterme mücadelesini bugüne kadar verdiğimi itiraf etmeliyim. Toplumsal karakterimizde var olan konut edinme hevesi, bütün mantık ölçülerinin önüne geçerek sistemdeki çarpıklaşmaya çanak tutmaya devam etmektedir.

Şikayet konusu olan bu çarpık yapılaşma alanlarına olan talebin arkasında yatan pek çok parametre vardır kuşkusuz. Olasılıkla bu konuda yapılmış sosyolojik araştırmalar da mevcuttur. Ama benim öncelik verdiğim kriter, kültürel altyapıya dayanmaktadır. Kırsal kesimde geniş ve bıktırıcı bir yeşil arazinin ortasında, tek katlı, komşulardan uzak ve ahşap bir yapıda ömrünü geçirmiş olan insanlarımız için, doğal olarak ve haklı olarak yakın komşuluğun olduğu, dayanıklı betonarme ve yeşil alandan yoksun çok katlı yapılar dayanılmaz cazip gelmektedir. Bu tercih ile tam da uyumlu bir şekilde “dar alanda maksimum kar” beklentisi ile hareket eden müteahhitler ile buluşan toplum kesimleri maalesef bu kent facia alanlarını ortaya çıkarmıştır. Bu buluşmada siyaset ve yerel yönetimler de katalizör rolü oynamışlar, onlar için kent kimliğinin kaybolması ya da çarpık yapılaşma dert edilecek bir sorun asla olmamıştır.

Bu tercihten yeni bir anlayışa geçişin kısa dönemde gerçekleşmesi mümkün değildir. Günümüzde kent çevresinde belirli ölçüde yaygınlaşmakta olan alçak katlı villa tipi yapılaşma ya da bağımsız konutlaşma henüz gerekli olan toplumsal desteği bulmuş değildir. Maliyetlerin de yüksekliği bu konuda etkili olmaktadır. Ancak en önemli unsur sosyolojik yapımızın henüz bu dönüşüme hazır duruma gelmemiş olmasıdır. Ailesi kırsal kesimden gelmiş olan ve kendisi çarpık kentleşme alanlarında doğup büyümüş olan, doğa ve yeşil alanın önemini, güzelliğini kendiliğinden öğrenmiş olan kuşakların yetişmesi esas belirleyici unsur olacaktır. Bu kuşaklar; yakın komşuluk ilişkilerinden doğan sorunları yaşayarak, sıcaktan kavrulan beton zeminler üzerinde ağaç görmeden büyüyünce, kentsel yaşam alanlarındaki tercihler de normalleşecektir. 

Bu yazıda aslında Trabzon’da halen mevcut olan kent facia alanlarına Kaşüstü’nün de eklenmekte olduğuna dikkat çekmek istemiştim. Şana’yı ve Yomra’yı tepeden gören, denize nazır o güzelim bölge şu anda maalesef “dar alanda maksimum kar” peşinde koşanların eline düşmüş durumdadır. Tatlı kar için en azı 10 katlı olması gereken bu yapılaşma alanına hangi güç bugünden dur diyebilecek ben de bilmiyorum. Bizim Büyükşehir Belediyesi mi? İmkansız. Ülkeyi rant alanına çevirmekte büyük ustalık gösteren bu iktidarın Trabzon’daki uzantılarından boşuna medet ummayın. Zira oralarda rant peşinde koşanların iktidar partisi ile olan bağlantıları cevabı kendiliğinden ortaya çıkarmaktadır.

Keşke halka yakın olduğunu iddia ederek seçim kazananların bu yakınlığını böylesine hassas konularda görebilsek… Umarım yanılırım.         

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • 400 milyonluk hayal!
  • Hayır ve eveti neye göre vereceğiz!
  • Sağıroğlu neden cevap vermedi?
  • Yarı Maraton’u kim düzenliyor?
  • 1.5 milyon kişiye iş!
  • Tren yolu Hayal yolu!
  • Başkan da ‘pranga’ dedi!
  • Ahmet Metin Genç’in toplantısı!
  • Trabzon’da Hayır platformu!
  • TAV’dan Katar’a Türk okulu!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.