• BIST 88.152
  • Altın 145,248
  • Dolar 3,5973
  • Euro 3,8072
  • Trabzon 8 °C

Baş BAKAN Hacıosmanoğlu!

Nedim Mollaveisoğlu

Trabzonspor kulübü başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun farklı bir başkanlık profili çizdiği, göreve geldiği günden beri belli. Trabzonspor’un tarihinde olmamış ilklere imza atmakla anılacak başkanımızın son icraatı ise eski başkanlardan Sadri Şener’i mahkemeye vermesi. Başkanın bu icraatı bordo mavili camianın duayenleri dahil her kesimden büyük tepki çekti. Bunlar basında manşetlerle kamuoyuna duyuruldu. Bunca yanlış ilklere imza atan bir kulüp başkanının amacı ne olabilir diye çokça düşündüm. Ama hiçbir makul neden bulamadım. Trabzonspor gibi bir kulübün başkanı, böyle büyük bir camiayı karşısına neden alır. Diyelim ki başkanın kendine göre bir düşüncesi var. Yönetim kurulundaki diğer arkadaşların suskunluğuna ne demeli?

Sayın Hacıosmanoğlu kentin bu baş kaldırışını göremeyecek kadar uzakta değil. Bunun sonucunu da bilir. Bile bile ladeslenmenin ardında başka ne gerekçe olabilir ki. Camia ikiye bölünmüş… Geçmişte görev yapmış bütün başkan ve yöneticiler kenetlenmiş… Ama sayın başkan Hacıosmanoğlu bildiğini okumaya devam ediyor. Aklıma Ak Parti Genel başkanı Başbakanımız Sayın Erdoğan geldi. Kimbilir belkide kulüp başkanımız, sayın başbakanımızın seçim gezilerinde devamlı bulunduğu için aynı taktiği uyguluyor. Nasıl olsa küçümsenmeyecek kadar destekçim var, gerisi hikaye!

Sayın Hacıosmanoğlu bu yanlıştan döner mi bilemem. Ama bugüne kadar çizdiği profil gereği geri adım atacağını sanmıyorum.

O zaman ufukta genel kurul gözüküyor.

***

KOÇ GİBİ MUHTAR! VE JANDARMA

Hafta içi bizim mahallenin ( Pelitli) muhtarı ile karşılaştım. Oldukça sıkıntılıydı.  Çay içmeye davet etti ve oturup konuştuk. Konuşmamızın özetini Muhtar Mehmet Koç’un ağzından sizlerle paylaşıyorum.

“….Jandarma trafik, bizim mahalleyi mesken tutmuş. Sigortası olmayan araçları bağlıyor, park eden araçları çektiriyor. Bir vatandaşım aradı. Olay yerine gittiğimde vatandaşın aracı için çekici çağrıldığını gördüm. Çekiciye mani oldum. Bana ‘ben komutanın dediğini yaparım’ deyince bende kendisine ‘buranın komutanı benim. Bu aracı buradan çekemezsin’ dedim. Ve komutana anayol üzerinde bulunan otel ve düğün salonunun önüne peş peşe sıralanmış araçları göstererek bunları da kaldırmanız lazım dedim. Burada çifte standart uygulayamazsınız. İşinizi yapacaksanız adil yapacaksınız bende size sev seve yardımcı olacağım  dedim. Kanun herkese eşit uygulanmalı. O ara düğün salonundan sayın vekilimiz Özak çıktı. Konuyu onunla paylaşmak istedim. Ama uçağa yetişmesi gerektiği için paylaşamadım. Sonra sayın valimiz çıktı ve konuyu kendisine aktardım. Valimiz de makamına istedi beni, orada konuşacaktık, ayak üstü olmaz diye. Yasalar gereğince vatandaşın yanında yer aldığım için jandarma ile arımız nane molla oldu. Hatta bana eskiden de o mahallenin muhtarı idin ama böyle değildin, şimdi kravat takmaya başladın. Fazla zıplamaya başladın   gibi laflar atılmaya başlandı. Benim itirazım şuna. Ben bir çekici çağırdım mı 50 TL.  veriyorum . Ama jandarma çağırdı mı 150 TL. Bu ne biçim iş . Vatandaşın kazıklanmasına izin vermem. Ana yol üzerindeki araçlara ceza kesilmezken tali yollardaki vatandaşlara ceza kesmenin amacı ne. Ben bu vatandaşların oyu ile seçilmiş biriyim. Onların hak ve hukuklarını korumakla da kendimi yükümlü hissediyorum. Devletin resmi kurum çalışanları, vatandaşları arasında çifte standartlı uygulama yapmamalı. Yasaları herkese eşit uygulayan her görevlinin yanındayım…” “….Gelip gariban vatandaşın elektiriğini hemen kesiyorlar. Borcu ya 50 lira ya da yüz lira. Ben gön

Muhtar Mustafa Koç, mahallede dürüstlüğü, tarafsızlığı ve harbi sözlülüğü ile tanına ve sevilen bir kişi. Bu nedenle de seçimi farklı kazandı. Kendini yetiştirmesini bilmiş, yasalardan ve kişilerin hak ve özgürlüklerini bilen bir adam.

Jandarma ve muhtar aslında ayrılmaz ikili olmalı. Jandarmanın Pelitli’de özel bir uygulama yapacağını sanmıyoruz. Çünkü artık komutan vasfını elde etmiş rütbeliler vatandaşın psikolojisinden anlayacak donanımda. Husisi işleri göreviyle karıştırmayacak kadar bilgilidirler de.

Yorumu sizlere bırakıyorum.

***

100.Yıl Parkı ve Belediyeden bir istek

Bilindiği gibi evdeki bayanların çarşılık işleri olduğu zaman çocuklar babalara-dedelere bırakılır. Oğlumun evlilik hazırlıkları için bizim bayan takımı çarşıya çıktı. Haliyle kızımın iki oğlunun bakımı da benim üzerime kaldı.  Ahmet ( 5),  Mehmet (9 ) yaşındaki birbirinden yakışıklı iki torunumu, evde kumanda etmek zor olacağı için onları alarak 100.Yıl parkına gittim. Birlikte top oynadık, ben kaleye geçtim onlar şut attılar. Köfte ekmek yedik, üstüne cila olarak dondurma çektik. Küçük torunumun WC ihtiyacı gelince ağbisi ile birlikte ilgili yere yönlendirdim. Ben çimlerin üzerine uzanmış onları göz ucuyla takip ediyordum. Büyük torunum  WC’nin önünden bağırdı. “Dede buraya pislikten girilmiyor.” Hem de burnunu ağzını kapatarak. Kalkıp mecburen olay mahalline gittim! Gerçekten içeriye girmek imkansızdı . İki torunum ile birlikte Form’daki tuvaletlere gitmek için depara kalktık. Allah’tan küçük torunum Ahmet’i kazasız belasız WC’ ye yetiştirdik.

Bunu neden yazdım.

O umumi tuvaletin şu anki konumu ile temizliğinin sağlanması mümkün değil. Ne sabun var, ne de tuvalet kağıdı. Mecbur kalanlar ıslak mendil, gazete kağıdı ne bulurlarsa kullanmış tuvaletin içine atmışlar. Musluklar bozuk…Yerler pislik içinde.

Belediyenin yetkililerine çağrıda bulunuyorum. Belki eleştirileceksiniz ama burayı bir işletmeciye verin.  Size iş için ihtiyaç sahibi bir çok insan iş başvurusunda bulunmuştur. Kira falan almayın belli bir fiyat koyun ve gelirine giderine karışmayın. Verin de sizde kurtulun, vatandaşta rahat ihtiyaç gidersin. İnanın temiz bir WC’ye insanlar seve seve para ile girer.

***

SEVDİĞİM SÖZLER

Cebini dolduracak 3 kuruşun yoksa gönülleri dolduracak bir duruşun olsun ...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Kazım Yanal ve bel altı atmak!
  • Trabzon’da ‘hayır’ mı, ‘evet’ mi önde?
  • Bakan Soylu’nun kahvaltısı!
  • Fabrikaya yol sürgünü mü?
  • ‘Salih bey çok çalışıyor!’
  • Oltan Vakfı ve Şehir Müzesi!
  • Sinan Zengin’e Çubukçu freni!
  • Ülkücüler fire vermez!
  • 400 milyonluk hayal!
  • Hayır ve eveti neye göre vereceğiz!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.