• BIST 98.314
  • Altın 143,598
  • Dolar 3,5661
  • Euro 3,9852
  • Trabzon 16 °C

OKU OKU MİNDER YAP

Ali Rıza Keskinalemdar

Lise yıllarımda, "Trabzonspor'un fırtına gibi estiği" bir dönemde, İnönü Stadyumu'nda maça girmek için kuyruk beklerken, bizden birkaç yaş küçük, nerede oturduklarını, okula gidip gitmediklerini, hangi koşullarda yaşadıklarını hiç aklımıza getirmediğimiz çocuklar da okunmuş "pazar dergileri" ya da "yıldız dergileri" satmaya çalışırlardı.

O zamanlar İnönü Stadyumu'nda Gümüşsuyu tarafındaki numaralı ile Maçka tarafındaki kapalı tribün dışında kalan ve "kale arkaları" diye tanımlayabileceğimiz açık tribünlerde beton zeminde oturulurdu.

Bunu bilen çocuk satıcılar kuyruktakilerin arasında dolaşarak, içinde daha çok çıplak kadın fotoğraflarının basıldı olduğu "müstehcen dergileri" yüksek sesle bağıra çağıra satarlardı: "Betona oturma, oku oku minder yap"!

Bu "müstehcen dergilerin" içinde okunmaya değer hiçbir şey yoktu elbette. Ancak, satıcı çocuklar pazarlamanın tekniklerini bilerek ya da bilmeyerek kullanırken "abilerinin hem sağlığına hem de gözlerine hitap edecek" şekilde satış yapıyor; aynı zamanda da maçın başlamasına kadar geçecek sürenin "okuyarak" değerlendirmesini de sürüm artırıcı bir unsur olarak devreye sokuyorlardı.

***

Yazıyı M.Ö. (Milattan Önce) 4000'li yıllarda  Sümerliler bulmuştu.

Kağıdın bulunuşu ise M.Ö. 150'li yıllarda Çinlilere dayanır. Çin Han Hanedanlığında mahkemelerde görevli Cai Lun'un mahkeme kayıtlarını tutmak için ağaç kütüklerinden çıkardığı yongalarla küçük bez parçalarını tekne içinde yaptığı hamurdan ilk kağıdı ürettiği bilinegelmiştir.

Daha sonra Arapların eline geçen kağıt üretim bilgisi 8. Yüzyılda Emevilerin İspanya'yı fethi sonrasında hızla Avrupa'ya yayılmaya başlayarak 13 yüzyılda tepe noktasına ulaşmış ve 15. Yüzyılda da her ne kadar Osmanlı'ya yaklaşık 3 yüzyıl kadar sonra gelebilse de matbaanın icadı yine Avrupa'da bir Alman tarafından gerçekleşmiş; "tipo basım tekniği" denilen ilk metal harflerle yapılan dizgi makinesi icat edilmiştir. Matbaa makinelerinin sayısının hızla artması sonucu 19. Yüzyılda da kağıt üretimi, kurulan fabrikalar yoluyla sanayi haline dönüşmüştür.

Kağıt ve baskı teknolojisinin son geldiği nokta ne 15. Yüzyılda ilk matbaa makineleri icat edildiğinde akla gelebilirdi ne de 6 yüzyıl sonraki gelişmeler şimdiden bilinebilirdi?

***

Peki ilk konuşmanın ne zaman gerçekleştiğini hiç düşünmüş müyüzdür?

Yazının ve kağıdın ne zaman bulunduğu konusunda aşağı yukarı bir bilgi sahipliğimiz var ancak bu konuda çok kolay bir "aşağı yukarı" bilgimiz henüz mevcut değil. Sadece Antropolojinin Linguistik dalında çalışan bilim adamları, insanların konuşma ile araç yapma yeteneklerinin eş zamanlı olabileceğini ve bunun da en az iki milyon yıllık bir geçmişi bulunabileceği tezini ileri sürmektedir.

Konuşmanın tarihi, yazıdan çok daha eskiydi ve her ikisi de mutlaka gereksinimlerden doğmuştu!

Ancak son yıllarda ülkemizde olan biten onca şeyi değerlendirirken şaşkınlıktan dudağı uçuklayanların sık sık "sözün bittiği yerdeyiz" dedikleri duyulmuştur.

Gezi Parkı, 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk olayları sırasında halka yaşatılan baskı ve dayatmalar ile ortaya saçılan rezillikler sonrasında "sözün bittiği yerdeyiz", "artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" gibi sözlerin tepe yaptığını gözlemledik.

Bizim için "doğru" olan başkası için "yanlış"tı... Başkası için "güzel" olan bizim için "çirkin"di...

Bu müthiş farklılaşma birine göre diğerinin yaşam alanını tehdit hatta yok ediyordu... Kutuplaşma ikisinin bir arada yaşamasını zorlaştırıyordu... Arabesk kültürün seven erkeğinin "ya benimsin ya da kara toprağın" tehdidinde nasıl sevgi yoksa "ya sev ya da terket" söylemini de çeşitli sunumlarla ortaya saçanların sevgi gibi dertleri yoktu bu toplumun en yetkilisinden tutun en sıradanına kadar!

Bütün kurum ve kurallarıyla işletilemeyen sistemde ne yazık ki demokrasi kültürü de bir türlü oluşturulamıyordu... Dolayısıyla da ne sözün ne de yazının bir anlamı kalıyordu...

Söz bitmişti; sıra yazıdaydı!

Şimdilerde de "yazının bittiği yerdeyiz"!

***

Ne diyordu satıcı çocuk: "Oku oku, minder yap"!

Yazı, böyle toplumlarda bir minderdir artık.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.