• BIST 88.588
  • Altın 144,100
  • Dolar 3,6217
  • Euro 3,8460
  • Trabzon 6 °C

TERCİH SORUNU

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

17 Temmuza kadar LYS sonuçlarından elde edilen sıralama durumlarına göre yüz binlerce gencimiz, üniversite tercihlerini yaparak yaşamlarında yeni bir aşamaya geçmiş olacaklardır. Her zaman yılın bu döneminde ben de elimde mevcut olan iletişim olanaklarını kullanarak, konuya bir eğitim bilimci ya da psikolog olarak değil de, bir mühendislik hocası olarak kendi bakış açım ile ışık tutmaya çalışırım.

Her ne kadar üniversitede okumak ve geçerli bir meslek edinmek konusunda toplum içerisinde oldukça yüksek düzeyde bir duyarlılık olsa da, esas mesele bu duyarlılığa eşlik edecek şekilde meslek seçimi üzerinde vakit varken hata yapmadan titizlikle durmaktır. Bu bağlamda konunun içeriği çok geniştir. Seçilecek olan mesleğin kişilik ile olan uyumu, değeri, geleceği, avantajları vs. ve tabii ki üniversite… Bütün bu bileşenlerin hepsini birden ölçüp tartmadan yapılacak olan yanlış yönelişler, şimdinin gençlerinin gelecekteki yaşamlarında çeşitli sorunlara yol açabilecektir.

Meslek seçimi üzerinde geçen yıl bu günlerde kaleme almış olduğum iki ayrı yazı (08 Temmuz 2013 ve 10 Temmuz 2013 tarihli Kuzey Ekspres’te basılmıştır) halen gazetenin web arşivinde tarih girişi yapılarak göz atılabilir durumdadır. Aradan geçmiş olan bir yılda o yazılarda dile getirilmiş olan önerilerde ve düşüncelerde değişen bir şey olmadığını söylemeliyim. Bu nedenle o yazıların kapsamında yer alan konulara giriş yapma niyetinde değilim.

Bu yazının başlığında yer alan “sorun” bilinçli bir seçimdir. Çünkü günümüzde üniversitelerin fakülte ve bölümleri üzerinde tercihte bulunmak, bireysel kararları da aşan, ülkenin genel durumu ve yapısı ile yakından ilişkili bir konudur. Ülkenin tarım, turizm, endüstri, sağlık, eğitim, ulaştırma vb. temel alanlarda somutlaşmış hedeflerinin ortada olmayışı nedeniyle, gelecekteki yatırım ve istihdam konusunda da söz söylemek imkânsızdır. Doğal olarak bu belirsizlik bugünden meslek seçimi yapmak zorunda olan yüz binlerce gencimizi de kısıtlı veriler ile karar vermek zorunda bırakmaktadır. İşte bu nedenle ortada bir tercih sorunu vardır. Bu durumda yapılması gereken dünyanın ve ülkemizin genel yönelişi üzerinde durarak, hata payı olsa da bazı çıkarımlara ulaşmaktır.

Örneğin; Türkiye’nin fındık politikası nedir? Fındık üretimi ve fındık tarım alanlarının planlaması konusunda ilgili birimlerin hedefi nedir? 5 yıl sonra Türkiye’deki fındık üretiminin ve ülkeye olan girdisinin ne kadar olması beklenmektedir? Verim artışı üzerine bir projeksiyon yapılmış mıdır? Evet; bu soruların bizleri gülümsetmekte olduğunu ben de biliyorum. “Saldım çayıra Mevla’m kayıra” inancı ile işleri götürmekte olduğumuzu hepimiz bilmekteyiz. Ama devlet ciddiyetine sahip, iddialı bir ülkede bu işler titiz bir şekilde planlama ile yapılır ve hedef de büyük ölçüde tutturulur.

Fındık örneğini, madencilik, demiryolu, sağlık, temiz enerji ve özellikle turizm gibi alanlarda somut örnekler ile de zenginleştirmek mümkündür. Ancak bu yazı kapsamını korumak üzere biz yine gençlerimizin tercih konusuna dönelim ve hem dünyadaki hem de Türkiye’deki gelişmeler üzerine fikir yürüterek, gelecekte ortaya çıkabilecek yeni mesleki ihtiyaçlar konusunda tahmin yapmaya çalışalım. Halen mevcut bütün beklentiler; nüfus artış hızının yavaşlayacağı ve dolayısıyla ortalama yaşın yükseleceği, kanser türü hastalıkların artış göstereceği, ortalama sıcaklığın yükseleceği, tarım alanlarının daralacağı, enerji ihtiyacının daha da artacağı yönündedir. Bunlara ek olarak, gelir dağılımındaki dengesizliğin daha da artması, göçün hızlanması, çevre kirliliğinde artış gibi toplumsal sorunlar da bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’yi de yakından etkileyecektir.

Bütün bu faktörlerin gençlerimizin bugünden yönelecekleri meslek alanlarının seçiminde mutlaka göz önünde tutulmasında yarar vardır. Topraksız tarım ve dayanıklı tohum geliştirme, yaşlı bakımı ve iyileştirme, kanser tedavileri, enerji ekonomisi, soğutma teknolojisi, yayla turizmi, biyoteknoloji, uluslar arası hukuk, güvenlik, temiz su temini gibi alanlarda önemli bir istihdam açığı doğabilir. Dolayısıyla bu alanlarda hizmet verebilecek donanıma şimdiden hazır olmak önemli bir avantaj sağlayabilir.

Vurgulamak istediğim bir diğer detay ise; halen Türkiye’deki pek çok üniversitede çift diploma ya da bölümler arası geçiş uygulamasının varlığıdır. Tercihte bulunacak olan öğrencilerin bu konuları ilgili üniversitelerin web sitelerinden incelemelerinde yarar vardır. Zira bu uygulama sonradan karar değiştirebilecek öğrenciler için çok önemli bir tercih faktörüdür.

Son olarak KTÜ’ye gelince: Oflu ve Çaykaralı öğrenciler için üniversitede bütün imkânlar mevcuttur. Bunun dışında kalanlar için maalesef çok fazla imkânımız yoktur:) (Bu bir espridir, sakın ola ki kimse alınmasın!)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Ülkücüler fire vermez!
  • 400 milyonluk hayal!
  • Hayır ve eveti neye göre vereceğiz!
  • Sağıroğlu neden cevap vermedi?
  • Yarı Maraton’u kim düzenliyor?
  • 1.5 milyon kişiye iş!
  • Tren yolu Hayal yolu!
  • Başkan da ‘pranga’ dedi!
  • Ahmet Metin Genç’in toplantısı!
  • Trabzon’da Hayır platformu!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.