• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 14 °C

YAŞASIN CUMHURİYET

Gürsel ÖZGÜR

29 Ekim 1923 Cumhuriyet’in ilan edilişinin 91.yılını coşku, heyecan ve büyük katılımla kutlayacağız. Neden böyle coşkulu kutlamamız gerektiğini, çok zor şartlarda edilen cumhuriyetin ilanını 91 yıl öncesine giderek yaşamaya çalışalım mı? Muharebe meydanlarından yoksunluklar içinde üstün öngörü sayesinde zaferle çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşları için sonrası daha zor geçecekti. Mustafa Kemal’e göre saltanat çağdaş dünya ile varlığını sürdüremezdi. Ancak kurtuluş savaşının öncülerinden Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy ve Refet Bele padişahlık ve halifeliğin yerini başka bir yönetimin dolduramayacağı görüşündeydiler. Saltanat kurumunun kalkmasına biraz razı olanlar halifeliğin kalkması konusu gündeme geldiğinde çok sert tutum takınıyorlardı. Bu zor koşullar ve önyargılar içerisinde; bilim ve teknolojiyi benimsemeyen, aydınlanma döneminin değerlerine ayak uyduramayan, çağın gelişmelerinin gerisinde kalan Osmanlı hanedanı; Dr.Rıza Nur’un önergesi ile 1 Kasım 1922’de Meclisin oyuna sunulmuş ve131 kabul,2 ret,3 çekimser oyla Saltanatın önce Halifelikten ayrılması ve sonra da kaldırılması ile tarihin tozlu sayfaları arasında yerini almış oldu. Bazılarının kahramanı Mehmet Vahdettin ise gizlice İngilizlerin ‘’Malaya Zırhlısına’’ binerek 17 Kasım 1922 günü saraydan kaçmıştır. 29 Ekim 1923 Pazartesi günü TBMM’de kabul edilen tasarıya göre halen yürürlükte olan 1921 Anayasasının birinci maddesinin sonuna ‘’Türkiye Devletinin hükümet şekli cumhuriyettir’ ’eklemesi yapıldı. Saat 20.30’da ilan edilen cumhuriyetin ardından yapılan seçimle Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Seçimden sonra milletvekilleri alkış tufanları arasında ‘’Yaşasın Cumhuriyet’ ’diye bağırıyorlardı. M.Kemal seçildikten sonra ‘’Tanrının yardımıyla bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğimi umut ediyorum. Daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır. ’’Bu konuşma aslında Atatürk ile ilgili iki asılsız iddiaya en büyük kanıttır.’’ Tanrının yardımıyla’’ sözü Atatürk’e dinsiz diyenlere vurulan bir şamardır. Bir diğer tez ise diktatör olduğu ile ilgilidir ki buna cevap ta arkadaşlarına ithaf en yaptığı bölümdür ki örgütlenmeye verdiği değeri göstermesi açısından da ayrıca önemsenmelidir.

Atatürkçülüğün öngördüğü cumhuriyet şekli demokratik niteliğe haizdir ve halka dayanır. Seçme ve seçilme hakkı özgürce kullanılır ve zorlamaya, baskıya maruz kalınmadan gerçekleştirilir. Atatürk cumhuriyetin kanla, irfanla kurulduğunu ifade etmiş ve Türk gençliğine emanet etmiştir. Cumhuriyet bireye özgürlüğünü, ulusa da egemenliğini sağlayan tek yönetim şeklidir. Komşu ülkelere ve ülkemize komşu ülkelerden gelenlere baktığımızda bile cumhuriyetin erdemini anlamamak olası değildir. Değerini bilmeli ve korumalıyız.

1982 Anayasasının en önemli maddelerini hatırlatmak istiyorum;

I. Devletin şekli: Madde 1 – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

II. Cumhuriyetin nitelikleri: Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti: Madde 3 – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı "İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara'dır.

IV. Değiştirilemeyecek hükümler: Madde 4 – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Yargıyı da siyasallaştıran ve HSYK seçimlerini kazanan zihniyetin 2015 genel seçimlerinden sonraki hedefi bu maddelerdir, asla unutulmamalıdır. Ancak toplum sanki uyuşturulmuş gibi tepkisiz ve ilgisiz ve her şeyden bihaber gibi görünüyor. Hırsızlar aklanıyor, yargı siyasallaşıyor, bayrak yakılıyor, Atatürk büstleri parçalanıyor, polis devleti oluşuyor; çıt yok. İktidara oy verenler ‘’biz nasılsa aynı taraftayız, bize dokunmazlar ‘’ diye mi düşünüyor acaba? Peki, bütün bu yapılanları vicdanınız kabul ediyor mu? Ayrıca kanka iken nasıl en azılı birinci düşman olarak ‘’paralelcileri’’ hedef aldıkları da unutulmamalıdır.

Cumhuriyet idaresinde benliğimize sahip, onurlu, faziletli, nitelikli insanlar yetiştiren ve insanca yaşam ortamı sağlayan, gönlümüzce, varlığımızla bağlanarak ve bir bütün halinde bulunarak, sonsuza kadar yaşatma uğraşlarımız en büyük dileğimiz ve kararlılığımız olmalıdır. Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

 

 

 

    

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.