• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 17 °C

AR DAMARI ÇATLADI

Ö. Faruk Altuntaş

         Ar damarı çatladı, frenler boşaldı. AKP hükümeti kontrolsüz biçimde ve hızla uçuruma doğru gidiyor. Dur bilmiyor, durak bilmiyor.

            En kötüsü, dışarıdan yapılan eleştirilere herkesin kulaklarını kapatması; yaşanan olumsuzlukların, iç ve dış mihrakların oyunu olarak, çoğu kez de oyunun ötesinde “darbe girişimi” olarak algılanması; yapılanların bu oyunun bozulması için gereklilik olarak düşünülmesi. Algı bu şekilde oluşunca, söylenen her söz, suya yazılmış yazı gibi etkisizleşiyor, anlamını kaybediyor.

            Sonuçta yaşananlar herkese dudak uçuklatıyor.                                                                            

                                                             ***

            Önce, sorun yok gözüken Parti içinden başlayalım.

            İlçe kongrelerinde gördük ki, yönetimlerin belirlenmesi, seçimle değil atamayla gerçekleşiyor. Tek liste adı altında, farklı tercihlere olanak tanınmayarak, yönetimler yukarıdan belirleniyor ve kontrol sağlanmış oluyor.

            İl yönetimlerinin belirlenmesi tümüyle trajikomik vakıa. Ve tehlikeli.

            İl başkan adayları, memuriyete giriş gibi mülakata alınıyor, sınavdan geçiriliyor. Uygun bulunanlar, merkezin adayı olarak, listesini hazırlıyor; rakipsiz biçimde tek listeyle seçime giriliyor!

            Her şey yukarıdan belirleniyor, bütün gelişmeler kontrol ediliyor. Parti üyelerine sadece figüranlık yaparak, yukarıdan yapılan atamayı onamak kalıyor.

            Ya, atılacak sloganların dahi direktifle belirlenmesine ne demeli?

            Demokratik seçim olarak bunları hazmedebilenlerin, hazmedemeyecekleri bir şey var mı acaba?

                                                              ***

            Gına getirdiği için yolsuzluklara değinmeyeceğim. Artık yolsuzluklar yol oldu. 14 Aralık soruşturmasına da girmeyeceğim.

            Ama bir şeye değinmeden geçemiyorum. (Kendi icraatı nedeniyle Başbakan mı desem, Cumhurbaşkanı mı desem bilemediğim) Tayyip Erdoğan’ın zaman zaman fetvasını aldığını bildiğimiz, ilahiyatçı Hayrettin Karaman, duyduğu derin lüzum üzerine, “Yolsuzluğun” ayıp ve günah olmakla birlikte, “Hırsızlık” olmadığını buyuruverdi.

            Gerçekten bu ayrımlar çok önemli! Bu ayrımların ayrımına varmayanlar, zamanın dışında kalanlardır; zamanın ruhunu anlamayanlardır.

            Hiç, müteahhitten rüşvet alanlarla, demir çimento çalanlar bir olur mu? Hele hele, rüşvetin de rüşvet olmaktan çıkıp “bağış” olduğu koşullarda, “yolsuzluk”, “hırsızlık”la aynı kefeye konulabilir mi?

                                                          ***

            Yolsuzlukların yol haline gelmesi, beraberinde toplumun zapt-u rapt altına alınmasını getiriyor.

            Yargının zaten sorunlu olan bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin son kalıntıların da temizlenerek, yargının tamamen Hükümetin kontrolü altına alınması çalışmaları devam ederken, mühendislik odalarına el atıldı.

            Seçimle belirlenen mühendislik odalarının yönetimleri ele geçirilemeyince, bu kez, mühendislik odalarının yetkileri kırpılmaya başlandı. Mesleki standartların korunabilmesi için zorunlu olan, oda yönetimlerinin üyeleri nezdinde yaptığı mesleki denetimlerin engellenmesi yoluna gidiliyor. Bu yolla, içeriden kontrol altına alınamayan mühendislik odaları işlevsizleştirilmek isteniyor.

                                                           ***

            Çok düşündürücü, bir o kadar da tehlikeli bir gelişme, yaklaşık bir hafta önce, eski AKP milletvekili Feyzi İşbaşaran’ın polis tarafından kaldığı otelden alınıp ifadeye götürülmesi sırasında yaşandı, yaşatıldı.

            Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği için başlatılan soruşturma kapsamında, İşbaşaran Beyoğlu Polis Merkezinde gözaltına alındı. Adliyeye götürülürken, AKP milletvekili Metin Külünk’ün içinde bulunduğu bir grup tarafından protesto edildi ve adliye girişinde her iki yandan polislerin kolunda götürülürken birkaç kişinin yumruklu saldırısına uğradı. Eski milletvekili İşbaşaran sorgusunun ardından tutuklandı.

            Erdoğan’a hakaret ettiği için eski bir AKP milletvekilinin yargılanmasının tutuklu olarak yapılmasının düşündürücü olması bir yana, polis koruması altında adliye götürülür ve çıkartılırken danışıklı saldırıya uğraması ve dövdürülmesi tam bir kepazelik.

            İnsan ne diyeceğini bilemiyor. Cumhurbaşkanlığı sarayının mahkemenin yıkım kararına rağmen kaçak yapıldığı, gerçek maliyetin ne olduğunun Meclis soruşturması ile dahi öğrenilemediği bir ülkede ne denilebilir ki?

            Ar damarları çatladı, frenler patladı. Bir kör gidişidir gidiyor. Ne kadar erken durur ve dönersek o kadar kârlıyız. Ve bu konuda en büyük görev AKP’ye oy verenlere düşüyor. 

                                                                                            

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.