• BIST 89.138
  • Altın 143,526
  • Dolar 3,5626
  • Euro 3,7711
  • Trabzon 10 °C

NE GENEL KURULDU AMA!

Nedim Mollaveisoğlu

Trabzonspor bir genel kurul yaşadı.

Entrika, yalan, kavga, iftira, nefret ve kin.

Ne ararsan vardı.

Sevgi ve hoşgörü hariç.

İHO’ yu göreve getirenlerin bir çoğu bu genel kurulda karşısında yer aldı.

Konuşmalar ve savunmalar yapıldı.

Kulübün geleceği ve bulunduğu yer konusunda bilgiler verildi.

Borcun miktarı açıklandı.

Ve sonunda mevcut yönetim ibra edildi.

Bu genel kurul öncesi her ki tarafta, yani muhalefet ve yönetim kendilerine has strateji belirlemişlerdi.

Muhalefet, yaptığı konuşmalarla içini döktü.

7. maddenin kaldırılmasını sağladı ve salonu terk etti.

Çünkü yönetimin ibra edilip edilmemesi onları ilgilendirmiyordu.

Seçimli bir genel kurul olmadığı için buna gerek görmediler. Ve bunu isteyerek yaptılar.

Sonra Trabzonspor Kulübü Başkanı Sayın İbrahim Hacıosmanoğlu kürsüye çıktı ve son konuşmasını yaptı. Hayatında kin ve nefrete yer olmadığını, kimseye düşmanlık beslemediğini ancak Faruk Özak’ın bundan sonra en azılı düşmanı olduğunu söyledi.

Neden , niçin bilemedik.

Nedeni de, niçini de olsa Trabzonspor gibi büyük bir kulübün başkanı bir genel kurulda üstelik medyanın önünde, eski  bir kulüp başkanı hakkında böyle bir açıklama yapması hoş bir hareket değildi.

Faruk Özak bu kulübün sporculuğunu, kaptanlığını ve başkanlığını yapmış bir isim. Sevilse de sevilmese de bir Partiden milletvekili seçilmiş ve Trabzonlu bir bakan olarak görev yapmış. Keşke hiç siyasete girmeseydi de binlerce seveni yanında olsaydı. Sayın Özak’ın siyasetten önceki sevenlerinin yarı yarıya indiği gerçeği ortada.

Düşman olmak  ne demek .Başkan sayın Hacıosmanoğlu insanların kafasındaki soru işaretlerinin dağılması için Özak’a düşmanlığının nedenini açıklaması gerek.

***

ÇİMENTO FABRİKASI

Çok zaman gündeme getirildi, şehrin merkezinde kaldığı için kaldırılması gerektiği savunuldu.

Doğruydu bu.

Çimanto fabrikası şu an bulunduğu yerde Trabzon için kötü bir resim oluşturuyor.

Fabrikanın sahibi Aşkale Çimento Yönetim kurulu Başkanı Lütfi Yücelik tüm bu eleştirileri olumlu karşılamış ve taşınma işine başlayacağını söylemiş. Yani başkaları gibi inat etmemiş. Kendisini kutlamak gerek.

Yer  için de Maçka vadisi uygun bulunmuş. Tam olarak neresi bilmiyorum ama Trabzon’un içme suyunu sağlayan bu vadide kurulacak her tesise karşı olduğumu söyleyebilirim. Gerçi Sayın Yücelik bir süt fabrikası kadar temiz olup çevreye zararı olmayacağını söylemiş.

Olmaz veya imkansız değil!

Trabzonspor Turku maçı için Fillandiya’nın Turku kentine gittik. Maç saatine kadar bir rehber bizi gezdiriyordu. Kalabalıktık. Trabzon’un Valisi, Belediye Başkanı, Emniyet Müdürü, İş adamları ve  basın mensupları birlikteydik. Protokol heyetimize bulunan Turku kentinin belediye başkanı şehrin önemli noktalarını bizim protokole gösteriyordu. Lalelerle çevrili çok güzel bir bahçe dizaynı yapılmış bir binaya geldik. Mimarisi de ilginç ti. Ama fabrika demek imkansızdı. Çünkü ne baca gibi bir görüntü vardı ne de duman.  Merak etti bizimkiler ve o binanın ne olduğunu sordular. Adam Çimento fabrikası deyince bizimkiler şaşkın yüz ifadesiyle birbirlerine baktılar. Bunun en canlı şahitlerinden birisi de sevgili Ahmet Suat Özyazıcı’dır.

Aşkale Çimento  Yönetim kurulu Başkanı sayın Lütfi Yücelik neden böyle bir fabrikayı Maçka Vadisi’ne kurmasın ki.

***

KALECİ ANTRENÖRLERİ VE FATİH

Trabzonspor’un her yenilgisi sonrası tartışılan ilk isim kaleci Fatih oluyor. Kalecilerin kaderi budur zaten. Kırk tane kurtarırsın ama bir tane yersin ya da bir hata yaparsın, topun ağzına konulursun.

Fatih evet hata yapıyor. Üstelik bir kaç maç üst üste yaptı. Peki bu takımın kaleci antrenörü yok mu? Hatırlatmada bulunmaz mı?

Bakınız, Trabzonspor takım savunmasından bihaber bir futbol sergiliyor. Böyle bir futbol anlayışında kalecimiz Onur’da hata yapar, gol de yiyebilir. Önemli olan Fatih gibi genç kalecileri az hata yapmaları için bilgilendirme yapmak ve moral vermektir. Fatih kaç tane bire bir pozisyon kurtardı hiç düşündünüz mü?

Fatih’e şu anlatılmalı.

1-Oyunu kale çizgisinin çok önünde izliyor.

2-Kendi son adamı, yani arkadaşı oyundan düşmeden kalesini terk ediyor. Oysa bir kaleci asla böyle bir hata yapmamalı. Çünkü kaleciliğin vaz geçilmezi budur. Ne zaman kendi arkadaşın oyundan düşer ve rakip yalnız kalırsa o zaman açı daraltmak vs için kaleni terk edebilirsin.

3-Kaleni terk ettiğinde yapman gereken tek şey topa mutlaka dokunmalısın.

Fatih’in yüksek yan toplarda Onur’dan daha iyi olduğu da unutulmamalı.

***

SEVDİĞİM SÖZLER

• İnsan için yalnız üç olay vardı: Doğmak, yaşamak ve ölmek. İnsan doğduğunun farkında değildir, ölüm korkusuyla da acı çeker ve genellikle de yaşamayı unutur. (Jean de La Bruyere)


 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • ‘Salih bey çok çalışıyor!’
  • Oltan Vakfı ve Şehir Müzesi!
  • Sinan Zengin’e Çubukçu freni!
  • Ülkücüler fire vermez!
  • 400 milyonluk hayal!
  • Hayır ve eveti neye göre vereceğiz!
  • Sağıroğlu neden cevap vermedi?
  • Yarı Maraton’u kim düzenliyor?
  • 1.5 milyon kişiye iş!
  • Tren yolu Hayal yolu!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.