• BIST 97.760
  • Altın 144,314
  • Dolar 3,5657
  • Euro 3,9985
  • Trabzon 17 °C

İÇ GÜVENLİK YA DA GÜVEN YIKIMI

Ö. Faruk Altuntaş

            İç Güvenlik Paketi olarak nitelendirilen, Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu (PVSK), Jandarma Teşkilat Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Meclis İçişleri Komisyonunda görüşülmeye başlanıyor.

            Hatalar silsilesi, İç Güvenlik Paketinin “torba yasa” denilen ilkesizlikler manzumesi biçiminde hazırlanmasıyla başlıyor. Çok sayıda yasadaki değişiklik, karmaşık halde ve bir arada, önceden kamuoyunun bilgisi, katılımı ve denetimine açık bir çalışma yapılmadan, Meclis’te “son dakika golü” biçiminde ve genellikle geç saatlerde gündeme getirilen önergelerle gerçekleştiriliyor. 

İlgili olabilecek resmi ve sivil kurumlarda tartışılmıyor, örneğin ne baroların, ne de üniversitelerin ve bilim insanlarının görüşü alınmıyor, düşünce oluşturulmuyor. Atama vekillere verilen talimatlarla parmak kaldır – indir hesabı yeterli görülüyor.

            Pakette dikkati çeken ikinci husus, yakın zamana kadar “uyum yasaları” adı altında demokrasinin standartlarını sözde de olsa yükseltmeyi ve uluslararası sözleşmeleri dikkate alan yönelimin tersine bir yönelim içine girilmesidir.

            Kısaca ifade etmek gerekirse; hak ve özgürlüklerin kullanımı kolaylaştırılmıyor, zorlaştırılıyor. Toplumsal muhalefetin sesinin kısılması amaçlanıyor. Savcılara ve yargıçlara ait yetkilerin bir kısmı valilere veriliyor. Toplantı ve gösteri hakkı kapsamındaki barışçıl ve demokratik etkinlikler ağır suç sayılarak, ağır cezalar öngörülüyor. Suçla ilgili olmayacak biçimde mal varlığına el koyma yasallaşıyor vb.

                                                               ***

            Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun (PVSK) 4/A maddesinde yapılan değişiklikle, mülki amirler tarafından görevlendirilen kolluk amirinin yazılı ve acele hallerde sözlü emri ile kişilerin üstünün ve aracının aranmasında polisin  yetkisi arttırılıyor. Suç şüphesi, suçüstü durumu ve gecikmesinde sakınca olma hali olmadan, kişilerin durdurulup aranması kolaylaştırılıyor.

Yine PVSK 15 inci maddesine eklenen bir fıkra ile polise; savcının veya mahkemelerin yetkisini kullanacak şekilde müşteki, mağdur veya tanık ifadelerini kişilerin ikamet ettiği yerde alma yetkisi verilmektedir. Kolluğun görevi “tehlikeyi önlemektir”. Suç sonrası “adli görevler” savcı ve yargıçlara aittir. Bu düzenleme ile savcıların ve mahkemelerin yetkilerinin bir kısmı polise tanınarak, polis devletine yaklaşılıyor.

PVSK Ek 7. maddede yapılan değişiklikle polis ve jandarmayı kapsayacak şekilde, 24 saat olan gözaltı süresi 48 saate çıkarılıyor. 16. Maddede yapılan değişiklikle polisin silah kullanma yetkisi arttırılıyor. Bu madde zaten 2007 yılında değiştirilerek, kolluğun silah kullanması kolaylaştırılmış ve bu değişiklik çokça eleştiri almıştı. O tarihten beri yedi yıl içinde 178 kişi polis kurşunu ile öldürüldü.

                                                   ***

Tasarının 3. Maddesi ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasında değişiklik yapılarak, “sapan” ateşli silahlar kapsamına sokuluyor; 33. Maddede yapılan değişiklikle, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde afiş, pankart vb. kullanılması halinde verilecek cezalar ziyadesiyle ağırlaştırılıyor.

Tasarının 4. maddesi ile getirilen değişiklikle, TMK’un 7. maddesi değiştiriliyor; toplantı ve yürüyüşlerde yüzün tamamen ya da kısmen kapalı olmasının cezası terör suçu olarak arttırılıyor ve cezanın alt sınırı bir yıldan üç yıla çıkartılıyor. Bu durumda örneğin, sıkılan gazdan ya da boyalı sudan korunmak için takılacak örtüler için verilecek cezalar 3 yıldan başlayacak.

Tasarının 6. maddesi ile gözaltı uygulamasının düzenlendiği CMK’un 91 maddesinde değişiklik yapılıyor ve mülkü amirin belirlediği kolluk amirine 24 saate kadar, toplu olaylarda 48 saate kadar gözaltına alma yetkisi veriliyor. Bir diğer talihsiz düzenleme gösteri ve propaganda eylemlerinin katalog suçlar kapsamına alınmasıdır. Tasarı yasalaşırsa artık düşünceyi ifade eylemleri otomatik tutuklama nedeni haline geliyor.

Tasarının 7.maddesi ile İl İdaresi Kanunun 11.maddesinde değişiklik yapılarak, “Vali, lüzumu halinde kolluk amir ve memurlarına suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması için gereken acele tedbirlerin alınması hususunda doğrudan emirler verebilir” hükmü getiriliyor.             Değişiklik ile bir hukuk devletinde savcılık makamına ait olması gereken yetki valiye veriliyor.  Oysa vali, yargı makamı değildir ve bu biçimde suçların soruşturulup soruşturulmayacağına karar verme yetkisi hukuken yoktur.

Bu türden bir düzenlemeler hiçbir demokratik devlette olmayıp, “Polis devletine” doğru gözü kara yüründüğü anlaşılıyor. Olağanüstü hal, olağan hale geliyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.