• BIST 102.270
  • Altın 149,533
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • Trabzon 21 °C

Je ne suis pas Charlie

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Sanki biz insanların ikinci bir dünyaya ihtiyacı var.

İkinci dünyada savaşlar, katliamlar, hırsızlıklar, hakaret, teröristler, sömürgeciler olmayacak sadece insan olmayı başarabilenler orada yaşayacak dense ne yaparsınız?

Oysa çok da zor değil insan olmak. Sadece iradene hâkim olacaksın ve hak yemeyeceksin hepsi bu…

Hayatta bizler için en önemli şey, nefes alıp, nefes verebilmektir.

Dünyada ki en tehlikeli şey ise, insanın kendisini olduğundan daha fazla görmesidir. Sadece ben demesidir. Bizim bu koca dünyaya sığmama sebebimizin ana kaynağı da ben duygusudur.

Bu durumda insanlık sizce neden deforme oldu? İnsanlıktan umut neden kesildi?

Çünkü insanlığın yaşamında hep işbirlikçilik diye bir kelime var olmuştur. Bu kelime çıkar, menfaat ve ortaklık gözetir. Bu da insanı çoğunlukla doğru olan yoldan alı koyar.

Geçen hafta Fransa’da ki olayla sarsıldık. Yine Müslümanların fişlendiği bir operasyon izledik. Evet izledik çünkü senaryoyu dünya televizyonları hem oynadı, hem de izletti.

Dünya bir katliamı izledi, Üstelik adres yine İslam. İslam’ın ana felsefesini buradan tekrar tekrar yazmaya gerek yok. Çünkü ben yazmaktan bıktım ama İslam’ı yaşamayı tercih edenler, ana felsefeyi uygulamaktan bir haber maalesef… Sadece kadınla sınırlı ve kadını bir araç gibi gören bir mantık İslam’ın felsefesini anlayamaz… Oysa İslam ahlaktır. İslam bilimdir.

Charlie Hebdo karikatür çizen, mizah dergisi sahibi bir adam.

Din karşıtı olan, Katolik Hıristiyanlık, İslam, Musevilik, politika ilgili yazıları ve karikatürleri var.

2011 yılında Hz Muhammed’e hakaret içeren bir karikatür yayınlamıştır. Tüm dünya Müslümanlarının da tepkisini almıştır.

 Dünyada kendilerine Müslüman denen 1,5 milyar insan var.

Hıristiyan nüfus ise 2 milyar.

Bu zıt kutuplar birbirlerine hep düşman oldular.

Bir buçuk milyon insanın ortak değerine saldırmak kötüdür ama bu hakareti yapan insanların makamlarını basıp kurşuna dizmek çok daha kötüdür. Bunun adı vahşettir.

İnsanların kutsalına saldırmak ve buna mizah demek sanırım çok hoş olmasa gerek. H.z Muhammed gülünecek bir kişilik değildir. Espri yapılacak ya da karikatürü çizilecek bir kişilik ise hiç değildir. Bu meseleler ciddi meselelerdir. Din, siyaset, futbol insanların hazım noktasında hazmedemedikleri üç olgudur.

İnsanların sevdiği ve de mukaddes saydığı bir noktada yazıp, çizmek bence saygısızlıktır. Çünkü kutsal Allah’a adanmış ya da Allah’ın özel saydığı bir şeydir.

Madonna Like A prayer klibinde H.z İsa’yı zenci gösterdiği için Hıristiyan dünyasının tepkisini almıştı. Yine aynı Madonna kendine ait çıkardığı parfümünün şişesini kiliselerde satılan kutsal su şişelerine benzettiği için Hıristiyan dünyası tarafından protesto edildi. Demek ki Hıristiyan ya da Müslüman hatta Musevi de olsa hiç kimse kimsenin kutsalına dokunamaz.

Sanat ustalık gerektirir. Bu durumda sanatçı da kendine düşman bellemekle ve de dikkat çekmekle sanat yapamaz. O zaman yaptığı işin adı başka bir şey olur…

İnsanların kutsallarına saygı duymak lazım; Düşmanlık yapmanın, hakaret etmenin ya da alay etmenin sonu kötü sonuçlanabilir.

Hep geriye bakarak birbirimizi tanımlıyoruz, hep geçmişin izlerini yaşıyoruz. Düşmanlıklarımız, dostluklarımız hep geçmişten. Oysa aradan yüzyıllar geçti, bugünler başka günler…

Kültürün en büyük zaferi duygudur. Nedir duygu? Bireylerin iç dünyasına kazınmış önsezinin bir kuşaktan başka kuşağa geçmesidir. Bunun da en önemli örneği Hıristiyan ve Müslüman, batı ve doğu kültürünün yaşanmışlıklarıdır; Savaşlardır.  Bunlar kuşaktan kuşağa geçer…

 Kutsal kabul edilen inanç ve değerlerin hepsiyle alay eden dergi geçen hafta korkunç bir katliamla karşı karşıya geldi. 12 kişi hayatını kaybetti.

Neredeyse tüm Müslümanları bir kimlik sorunuyla karşı karşıyaymış gibi işaretleyen batı bu olayla da yine esti, gürledi.

 Hrant Dink öldü; Hepimiz Hrant olduk. Bugün de Charlie olduk.  Neden hiçbir zaman Hepimiz Türk’üz, ya da ben Türk’üm demedik, diyemedik.

Müslüman olmakla Türk olmayı hep ayrı kulvarda yaşadık da ondan. Sanki bir Müslüman, Türk olamazmış gibi…

Karşı görüşü savunmayabilirsin ama karşı olmak, hakaret etmek ya da daha da acı olan ölümle sonuçlandırmak insanlık dışı bir harekettir...

Liberal, komünist, sosyalist, şeriatçı, ateist, Kemalist, Hıristiyan, Yahudi olmayabilirsin ama düşman da olman gerekmez.

Dünyada sürekli terörist örgütler kuruluyor. Sebebi ise bu görüşlerdir... Ortadoğu'yu bu insanlar sonlandırıyor. Tüm kaynaklar sömürülüyor, halk fakirleştiriliyor, korkunç katliamlar yapılıyor. Dünyanın her yerinde yapılan bu terörist faaliyetlerden nasiplenenler ise hep aynı isimler... Yakın tarihin en büyük tezgahı 11 Eylül saldırıları ise bu olayların en önemli örneğidir.

Normal olmak her türlü hırstan arınmak anlamına gelebilir mi? Kurallara uymak da, normal bir insanın ilkesidir. Normal farklı olmaya çalışmamaktır, yani aykırı olmayandır normal insan.

Son yüzyıl anormallikler yüzyılı. Her türlü bela, dert, kaygı, tasa ve de problemin var olduğu yüzyıl…

Sonuç olarak ben Charlie değilim. Yani Fransızca Je ne suis pas Charlie…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.