• BIST 88.258
  • Altın 145,729
  • Dolar 3,5936
  • Euro 3,8018
  • Trabzon 7 °C

ÇİLE ODASI

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Bu yıl içerisinde Trabzon’a önemli bir turizm desteğinin geleceği bilinmektedir. Bu kaynakların akılcı bir planlama ile kullanılması ve yerinde harcanması konusunda ilgili birimlerimizin ne kadar hazırlıklı olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Ancak turizmde Trabzon olarak bulunduğumuz yer ve kentin turizm yönetimi konusunda mevcut göstergelere bakıldığında, gereken yerde olmadığımız açıktır.

 

“Masal kent” olarak bilinen Trabzon’un bu sıfatı, taşıdığı tarihsel ve kültürel özelliklerinden gelmektedir. İmparatorluklara başkentlik yapmış olan bu kentin geçmişinde yer alan kültürel zenginlik günümüzde yok olma ve silinme aşamasına kadar gelmiştir. Oysaki bütün dünyada büyük ilgi çeken inanç turizminin başarılı bir pazarlama alanı olma fırsatına sahip olan bu kadim kentin, profesyonel ellerde nasıl da bir cazibe merkezi haline gelebileceğini biraz sorgulamakta yarar vardır.

 

SÜMELA

Trabzon’da turizmde marka değer olarak tanımlayabileceğimiz duruma gelmiş yerlerimiz maalesef bir elin parmakları kadardır. Bunların içerisinde ön sırada gelen Sümela Manastırı’nın turizmde pazarlanabilmesi konusunda ne kadar başarılı olduğumuzu sorgulamamız gerekmektedir. Sümela’nın yeniden (ikinci defa) restorasyonunda halkın ziyaretine açılması düşünülen “Çile Odası”nın bugüne kadar neden kapalı olduğu ya da ziyaretçilerden neden uzakta tutulduğunu tam olarak bilemiyoruz. Ancak kendi inanç dünyaları içerisinde Hıristiyanlar için bu türden mekânların son derecede heyecan verici ve ilgi çekici olduğunu iyi bilmek lazımdır.    

 

Nasıl ki bizler yabancı bir ülkede kendi tarihsel değerlerimizden izler taşıyan kültürel yapıları büyük bir ilgi ve heyecanla geziyorsak, aynı duyguları yabancıların da taşıdığını anlamamız ve buna göre davranmamız gerekir. Bu ilgi ve heyecanı fazlasıyla karşılayacak bir turizm altyapısı ve planlaması tesis etmek, yabancıları gelirken hayal ettiklerinden çok daha fazlası ile geri göndermek zorundayız.

 

İnanılmaz güzellikte bir doğa manzarasına sahip olan Sümela Manastırına günü birlik gezilere ek olarak, ziyaretçileri o bölgede 2 gün daha tutabilecek hangi yeni faaliyetleri planlamış durumdayız? Manastır’ın aktif olduğu dönemlerde rahiplerin çevre yerleşimler ile olan etkileşimlerini canlandıracak olan aktiviteler mi? Manastırın inşasında yaşanan zorlukları canlandıracak olan belgesellerin yer aldığı mini bir sinema mı? Manastırı tam karşıdan gören yamaçta doğa ile uyumlu, tek katlı, ahşap yayla evlerinde verilecek akşam yemekleri mi? Manastır civarında tarihsel yapıya uygun bir aydınlatma mı? Teleferik mi? Geçiş mi? Köprü mü?

 

Bütün bu tamamlayıcı faaliyetlerin ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi, anlam kazanması ve kabul görmesi için gerekli olan yegâne unsur; pozitif kafa yapısıdır. Bu kafa yapısında; gerici ve yobaz takıntılardan arınmış, çağdaş, modern, empati yapabilen ve en önemlisi turizmi profesyonelce yapabilen anlayış yer almalıdır.

 

VAZELON

Maçka’yı geçtikten sonra Zigana yolundan ayrılan zor bir yol ile ulaşılan Vazelon Manastırına yıllar önce ilk defa gittiğimde hayretler içerisinde kalmıştım. Etrafını otların sardığı, içerisine girilemeyen ancak buram buram tarih kokan taş bir yapı… Sümela kadar etkileyici olmasa da üzerinde durulması ve yeniden can verilmesi gereken çok önemli bir kültür mirası olarak halen daha orada tek başına durmaya devam ediyor.

 

Vazelon; aslına uygun bir restorasyon için beklemeye devam ediyor. Bu ülkede abuk sabuk yerlere harcanan paraların çok çok daha azı ile hayat bulabilecek olan bu tarihi yapının ne kadar daha o halde bekleyeceğini kimse bilmiyor. Oysaki uluslar arası desteklerden de yararlanılarak, sadece ziyaret amaçlı değil, faaliyette olduğu dönemlerdeki doğal durumuna kavuşturulacak olan Vazelon’un ilgi çekmemesi için herhangi bir neden yoktur. Sümela için olan turizm zenginleştirme senaryoları önerilerimizin Vazelon için de geçerli olduğunu söylemeliyiz.

 

Özellikle kış aylarında oralarda geçen doğal yaşama çekilebilecek yabancı turist sayısı az değildir. Yeter ki hedefi iyi koyalım, projelerimizi detaylı ve gerçekçi olarak hazırlayalım. Bu konularda yapılacak çok iş var... Sakın ola ki liseden hocam Turizm İl Müdürümüz Sayın İsmail Kansız alınmasın. Kendisini çok başarılı bulduğumu ve işini layıkıyla yaptığını söylemeliyim. Ancak esas sorun işin temelinde ve ülkenin “turizm politikasızlığında” yatıyor.   

 

  1. SIRA SAVAŞLARI…      

Yaklaşan Genel Seçimler nedeniyle ülke siyasetinin de hafiften ısınmakta olduğunu görmekteyiz. Milletvekilliği adaylıkları ve sıralama konularında üretilen senaryolar doğrusu büyük bir ilgiyle izlenmekte… Ben de bazılarını tebessümle karşıladığım bu senaryoların arka planında yatan gerçekleri çok iyi bildiğimi ve toplumun bilgilendirilmesi adına zaman zaman bunları bu satırlarda paylaşacağımı ifade etmeliyim.

 

CHP’nin halen içerisinde bulunduğu duruma ilişkin görüşlerimi ve mevcut genel başkanı ile ilgili düşüncelerimi bu satırlarda çeşitli gerekçelerle dile getirmiştim. Geçen zaman içerisinde bu görüşlerimin daha da geçerli hale geldiğini ve CHP’nin maalesef halen yaşamakta olduğu travmanın Haziran 2015 seçimlerine kadar devam edeceğini görmekten, açıkçası büyük bir kesim gibi ben de üzüntü duymaya devam ediyorum.  

 

Ön seçim hayali ile yaşayan sayın teşkilat, taban ve adaylar… Çok iyi biliniz ki böyle bir şeyin olması olasılığı sıfıra yakın olup, halen CHP’nin taşımakta olduğu misyona da aykırıdır. Bu konuda genel merkez açıkça “tüzük gereği kontenjan hakkımı kullanacağım” diyor! Hal böyle iken boşuna ön seçim beklentisi içerisine girmeden, kendinizi size dayatılan “…” için çalışmaya şimdiden hazırlayın. Halen il başkalığına asaleten bir atama yapılmamış olmasının anlamı çok açıktır. Allah bizleri halkı “gadaşım” muhabbeti ile aldatanlardan korusun. Anlayana…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Trabzon’da ‘hayır’ mı, ‘evet’ mi önde?
  • Bakan Soylu’nun kahvaltısı!
  • Fabrikaya yol sürgünü mü?
  • ‘Salih bey çok çalışıyor!’
  • Oltan Vakfı ve Şehir Müzesi!
  • Sinan Zengin’e Çubukçu freni!
  • Ülkücüler fire vermez!
  • 400 milyonluk hayal!
  • Hayır ve eveti neye göre vereceğiz!
  • Sağıroğlu neden cevap vermedi?
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.