• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 16 °C

KÜLSÜZ HAYAT

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Herkesin hayatında bir komşu hikâyesi vardır.

Kaybettiğimiz iyilikleri dost, sevgi, insanlık üzerine yazılan senaryolarda ya da kitaplarda arıyoruz.

Komşularımızdan samimiyet ve iyi niyet isteriz. Komşuluk eskiden tuzsuz kaldığımızda tuz, şekersiz kaldığımızda şeker isteyebilecek yüzü bulduğumuz kapıydı.

Sabah pijamalarımızla kapısını çalıp kahvesini içtiğimizdi komşu.

Gecenin bir vakti yaşadığımız bir sıkıntıda kapısını çaldığımızdı.

Bugün için komşu komşunun külüne muhtaç olmayandır. Komşuluk yok olan soba külüyle beraber son bulmuştur.

Bugün tıpkı doğal gaz gibi uçup giden ve anında tutuşan bir komşuluk anlayışımız var.

Anlayışsız ve ben ne istersem yaparım havasında saygıdan uzak bir düşüncenin esir aldığı insanlar artık komşularımız.

Çoğu her istediğini yapma şansına sahip olduğunu düşünen, bu nezaket düşmanı varlıklar insanı çileden çıkarandır.

Sen iyi olduğun sürece iyi olan birçoğu kültür düşmanı komşularımız ne çok değil mi?

Evet onlar aramızda ve birçoğumuzun yan, üst ve de alt komşusu.

Oysa bizim çocukluğumuzda, mahallenin ve apartmanımızın insanları komşularımız; İnsan sevgisinin en önemli göstergesiydi.

Dostluk, kardeşlik ve dayanışmayla, içimizi ısıtan komşularımız nerede?

Bizler komşuluk havasında yaşarken ne oldu komşularımıza? Nereye gittiler?

Türk kültürünün en önemli varlığı komşuluk artık bitti. Eskiden mahallenin kasabı, bakkalı, manavı herkes komşuydu. Bugün üst komşumuzu hatta yan komşumuzu dahi görmeye tahammül edemez olduk.

Hükümetin bile komşunu fişle, ihbar et dediği bir samimiyetsizlikten geçiyoruz.

Kişisel gelişim ya da farkındalık ile ilgili kitaplarda ve söyleşilerde en çok kullanılan “sen değiş, etrafında değişsin”in günahıdır bu değişim.

Sen değişte ki anlam bencilliktir.

Sadece kendini düşün. Başkalarının sıkıntıları, mutsuzlukları seni ilgilendirmez. Hatta ailen bile.

Nietzsche, “Her zaman istediğinizi yapın, ama önce isteyebilen birileri olun! Her zaman, komşunuzu da kendiniz gibi sevin. Ama önce kendilerini seven birileri olun” der.

Nietzsche’nin kendinizi sevin demesindeki anlam tabii ki bencil olun değil. Kendinizi tanıyın. Kendinize zaman ayırın. Hatta sevdiğinizi kendinize hissettirin.

Her yoga dersinden sonra bedenimize teşekkür ederiz. Neden? Çünkü bizi taşıyor, bize sağlıkla hizmet ettiği için bizlerde bedenimize teşekkür ediyoruz. Bedenimizin sırlarını öğreniyoruz ve kendimizi tanıyoruz.

Kendini tanımak kendinde olanları bilmek ve bunları doğru değerlendirebilmektir.

Bazen komşularımızın tepemizde çıkardıkları ses ve de sanki tavan üstümüze yıkılacak gibi yaşadıkları hayatlarında delirecek gibi oluyoruz. İşte o zaman kendimizi tanıyamıyoruz. Komşu olabilmek bir saygıdır. Ve de bir kültürdür.

Gecenin bir vakti top oynayan bir çocuğun ailesine söylenebilecek kelimeler anlamsız oluyor. Kifayetsiz komşulara ne diyebilirsin ki…

Bazen rica minnet kapısını çaldığımız komşularımız sanki bizlerden bir saat erken yaşıyor ve dediklerimizi anlamaz bir biçimde yüzümüze bakıyorlar ya inanın o zaman acaba der oluyor insan. Yanlış mı duydum? Ben mi abartıyorum diye…

Tıpkı Türkiye’nin komşularla sıfır sorun yaklaşımında yarattığı kaos gibi, yakın çevremizdeki ülkelerin komşuluk ilişkilerinin, sayısının giderek azalması misali bizlerde büyüklerimiz ne yaparsa doğrudur diyerek bunu ilişkilerimize yansıtıyoruz ve apartman komşularımızla ciddi tıkanıklıklar yaşıyoruz.

Bu günlerde ev alma komşu al kadar kıymetli değil komşularımız. Hatta aldığımız evi nasıl elden çıkartabiliriz diye insanı çıldırtandır komşu.

Bugün üstümüzde bangır bangır dilediği gibi yaşayan komşularımıza yazıyorum bunları…

Yaptığın hatayı o kadar iyi biliyorsun ki asansörde karşılaştığımızda o küçücük kabinde yok olmayı diliyorsun.

Yaptığını o kadar iyi biliyorsun ki arabalarımızı park ederken otoparkta göz göze gelmemeye çalışıyorsun.

Ya çocukların bir öcü görmüş gibi parkta, bahçede kaçıyor olması.

Bunlar senin suçluluk duyguların ve göstergen.

O zaman neden hala bu gürültü.

O zaman neden bu kültürü öğrenmiyorsun.

Nerede senin anlayışın, nerede senin sevgin; Evet önce kendini sev ve tanı. Eminim sonrasında komşu olmayı da başaracaksın.

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.