• BIST 88.258
  • Altın 145,729
  • Dolar 3,5936
  • Euro 3,8018
  • Trabzon 6 °C

Yeni Bin Yılda Karadeniz Havzası

Prof. Kemal Üçüncü

Kamuoyu, devlet aklı ve her kademeden yöneticiler ve kurumlar, Doğu Karadeniz bölgesinin tarihsel, kültürel ve jeopolitik merkezi olan Trabzon’un, büyük Karadeniz havzasının yeni bin yıldaki konumu, soğuk savaş sonrası ortaya çıkan denklemde üzerinde oturduğu potansiyelin “tam anlamıyla farkında” değildir. Yeni bin yılda Karadeniz havzasının stratejik önemi giderek artmaktadır. NATO-AB Batı bloğu, Dublin’den Bakü’ye kadar olan saha içerisinde bir etkinlik alanı oluşturmayı istemektedirler. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Karadeniz’i Avrasya’nın anahtarı olarak nitelemektedir. Öngörülere göre, 2025 yılında Asya ülkelerinin toplam üretimleri 500 yıl önce olduğu gibi tekrar Atlantik bloğunu geçmiş olacaktır [Bkz. EC, The World in 2025, Rising Asia and Socio-Ecological Transition, Brussels 2009]. Bu üretimin dünya pazarlarına ulaştırılmasında en avantajlı coğrafya Doğu Karadeniz bölgesidir.

            Yeni yüzyılın en önemli stratejik aksı Karadeniz –Hazar havzasının- olacağı daha şimdiden bellidir. Türkiye nüfus ve nüfuz, kültür havzası olarak bu alanın en önemli müntesibidir. Lakin bu birikimin farkında değildir. Türk akademik ve güvenlik algısında ve donanımında bu havzanın ilmi bir envanteri yoktur. Her zamanki gibi hazırlıksızdır. Bugüne kadar bu meselenin  önemini anlattığımız etkili ve yetkililer  “bir rençper gülümsemesiyle”  sanki paralel bir evrende yaşıyorlarmış izlenimi vermektedirler.

            İyi uykular! Karadeniz, iyi uykular, Trabzon ve Türkiye

            ABD Stratejik algısı Kardeniz>Kafkasya>Hazar>Orta Asya aksını bir büyük fotoğraf olarak “Wider Black Sea=Geniş Karadeniz” olarak değerlendirmektedir. Yakında bu alanda çok önemli siyasi dönüşümler yaşanmaya başlayacağı bellidir. Dünyanın gelecek elli yıllık tarihi burada şekillenecektir. Ekip bir el önde, bir el arkada dımdızlak, hazırlıksız, Ortadoğu dehlizlerinde aparıyor.

            Büyük bir stratejik planlama yapıldığı takdirde kapalı kara havzası olan Hazar ve Orta Asya, en kestirme yoldan Karadeniz limanlarına bağlanarak çok büyük bir lojistik aks kurulabilir. Büyük bir ekonomik avantaj elde edilebilir. O yüzden Karadeniz ve Türkiye’nin bütün aklı başında siyasileri, sivil toplumu, bir ve bütün olarak Türkiye–Gürcistan- Azerbaycan serbest ticaret bölgesi [tercihli ticaret veya gümrük muafiyeti bölgesi de diyebilirsiniz] kurulmasını gündeme alıp tartışmalıdır. Batum-Astana-Çin demiryolunun birinci kademesi Batum-Astana hattı, Astahan üzerinden yük taşımaya başlamıştır. Yanı başımızda Gürcistan’da, Çin büyük atılımlar planlamakta yollar yapmaktadır.

Akademik, bilimsel ve toplumsal önderlik

            Trabzon ve bölgemiz tarihinin kültürel anlamda ve siyasal temsil anlamında en zorlu günlerini yaşıyor. Bütün siyasal kurumlar buna dahil. Proje yok, ufuk yok, çözüm yok. Şakalaşma, tokalaşma, gülümseme, özçekim, “vesileler” kelimesinin mutlaka sıkıştırıldığı  kalıp temenniler, siyasal gündemin ana mihverini teşkil ediyor. Parti kongrelerinde tek bir yerel ve bölgesel proje ve çözüm konuşulmuyor. Balıkçı esnafıyla kuymak yeniyor. Kedi kaçtı, köpek kovaladı ile gündem kapanıyor. Ya da çapını ve boyunu, donanımını aşan cihanın en önemli ve sofistike meselelerine az önce çay ocağında veya büroda okuduğu köşe yazısından kalan bilgiyle cevap yetiştirmeler.

            Keza akademik yol göstericilik ve önderlik çok uzun yıllardır bölgemizde mevcut değildir. Kurumsal anlamda bir planlama kaygısı yok. 1950’li yıllardan sonra yaşanan iç göç neticesinde bölgemiz ve Trabzon kültürel geleneğini, kültür sermayesini taşıyan kadrolarını kaybetti. Gerisi budur. Bu kısır döngüden sıyrılmak lazım. Bölge ve kent, birikimine, kültürel ve tarihsel müktesebatına sahip çıkmalıdır. Bu özgüvenle geleceği inşa etmelidir. Amatör heveslerle olmaz bu işler. Ihlamur içerken yarenlik ederken hiç olmaz. İhtisasa saygı göstermeyen toplumlar çağla kucaklaşamazlar. Bölgemiz sivil toplumu kurumları, kamu yöneticileri, yerel idareciler, bilgiden âdeta kaçmaktadırlar. Söyleyince köylü kurnazlığı ile oh ne âlâ, ne güzel demeyi de ihmal etmiyorlar. En iddialı olunan kültür turizmi, eko turizminde dünya standartlarına uygun kaç tesis var? Veya bunun ne olduğunu bilen var mı? Kültür ekonomisi master planı veya kent veya bölge “kültür envanteri” yapıldı mı? Yapıldıysa saklanmasın! Biz de istifade edelim. Futbolda olduğu gibi, hepimiz her şeyi biliyoruz, Meksika Körfezinden, Pakistan’a kadar bütün desiselerin farkındayız, tek bahtsızlığımız icranın başında olmayışımızdır.

            Dünün küçük şehirleri kültürel olarak büyük atılımlar yaparak birer marka olma hedefine doğru ilerlemektedirler. Bilgi, bilim, kültür ve sanata sırt dönerek bir kalkınma perspektifi kuramazsınız.

 

            ***

            Kıymetli hemşehrilerim;

            Hasan Kurt Bey’in Ekspres gazetesinde yazınız çağrısını “çok yoğun olmama rağmen”  bu topraklarda yetişmiş bir hemşehriniz olarak, vicdanî sorumluluğum gereği kıramazdım. Fırsat buldukça, bilimin, kültürün, sanatın yol göstericiliğinde gördüklerimizi, anladıklarımızı sizinle paylaşacağız.

            Kuruluş aşamasında olan Kültür Bilimleri Akademi’miz ile bu sorunlara ortak akıl ve işbirliği penceresinden ülkemiz ve dünya birikimini seferber ederek çözümler bulmaya, aramaya devam çalışacağız.

            Uluslararası Karadeniz Havzası Halk Bilimi Araştırmaları Dergisi, Düş ve Düşünce Dergisi, Türk Dünyası Kültür Araştırmaları dergilerimiz Mart ayında ilk sayıları ile çıkıyorlar.

Bâkî selam ve hürmetlerimle.

 

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    YERİN KULAĞI
    • Trabzon’da ‘hayır’ mı, ‘evet’ mi önde?
    • Bakan Soylu’nun kahvaltısı!
    • Fabrikaya yol sürgünü mü?
    • ‘Salih bey çok çalışıyor!’
    • Oltan Vakfı ve Şehir Müzesi!
    • Sinan Zengin’e Çubukçu freni!
    • Ülkücüler fire vermez!
    • 400 milyonluk hayal!
    • Hayır ve eveti neye göre vereceğiz!
    • Sağıroğlu neden cevap vermedi?
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.