• BIST 103.929
  • Altın 148,575
  • Dolar 3,5497
  • Euro 4,1792
  • Trabzon 24 °C

ARTİSTLİK YAPMA!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Şu sıralar bir televizyon kanalında program yapıp konuğundan çok kendisi konuşan, haddini bilmeyen, genelde insanların özel yaşantısını merak eden ve kendisinin de özel yaşantısını millettin gözüne sokan bugünlerde de Kürt olduğunu anlayan ünlümüz kimdir?

Çalışma enerjisi ile dolu ama sanat uğruna Türk dünyasına ne kattın sorusuna “hiç” cevabı verilecek ünlümüz kimdir?

İlk defa bir güzellik yarışmasında birinciliği açıklandığında bağırıp çığlıklar atan ünlümüz kimdir?

Kendisini çok zeki ilan eden ve IQ’sunu bilmediğimiz kendi yazıp, kendi çizen ünlümüz kimdir?

Yaratıcılığı ve yeteneği konusunda insanların yorum yapamayacağı; Ateşi söndürmek için mücadele etmeyen aksine ateşi körüklemekle görevli ünlümüz kim?

Kader insanları ya hakkını arayan ya fettan ya da hanımefendi yapar. Haydi! Suçu kadere atalım; Ama hiçbir kadın güçlü doğmaz ki yaşanılanlar insanı güçlü, hırslı ya da şımarık yapar.

Yaşanmamış mutluluklar ya da ayrılıklar insanı hırslı yapar, güçlü yapmaz.

Bazı kadınlar güçlüdür, savaşçıdır, asildir. Evet! Ama bu gücü kendi dile getiren değildir. İnsanların onayı ile güçlü olanlardır. Yaptıkları ile güçlü olandır. Para güç değildir. İçinde yaşadığımız sistemde öyle gibi gözükse de güç enerjidir, zorlukların üstesinden gelebilmektir. Her şeyi para ile satın alanlar maalesef kendilerini bu sistemde güçlü ilan ediyorlar…

Kadın olan, ana olan, acısını, gözyaşını her şeyini içinde yaşayandır. Kameralar karşısında yaşayan değil…

Başka sanatçıları çirkin diyerek ya da aşağılayarak sanatçı olunmaz. Sanatçı güzel bakabilen ve görebilendir. Şımarıklık yapan değil.

Toplumun ahlaki değerlerine ne kattın?

Dünya ansiklopedileri bizlerden Türk diye bahsediyor. Biz Türk’üz. Sen istediğin kadar Kürdüm de; Ama kökenin Türk. Neyi ispatlamaya ya da ateşlemeye çalışıyorsun. Anlamadık gitti.

Senin ileri geri sözlerin tarihi değiştirmiyor. As olan tarihtir. Şimdi mi özgürsün. Şimdi mi güçlü oldun?

Bir Laz’ın Lazlığı; Ya da Fransız’ın Fransızlığı hatta Kürdün Kürtlüğü tarihin toplumlara verdiği niteliklerdir. Bunlar kişiye özel değildir… Yani sen özel olma çabası içerisindesin ama özel değilsin.

Türklerin hatırı sayılır tarihi yadsınamaz. Bunu 50’li yaşları geride bırakmaya hazırlanan ve de ideolojik açıklamalar yapan bir şahıs yorumlayamaz.

Senin bugün kimlerden olduğunu söylemen inan hiç önemli değil.

Senin sözde milliyetçi ideolojik söylemlerin inan ki bizi güldürüyor.

Neden mi seninle ilgili yazı yazıyorum. Çünkü seni baş tacı yapanlara bir şeyleri hatırlatmak bizlerin görevi…

Çözüm süreci konusunda hiçbir etkisi olmayan etkisiz elemanlar sussun. Ortalığı germeyin.

Bizlerin yani Türklerin ortak bir vatanı ve ortak bir dili var. Bizi biz yapan ana başlık da Türk olmamızdır.

Bizi bölmeye çalışan bu tarz şahsiyetlere derim ki o zaman siz sanat yapmayın. Sanatçı da olmayın. Hani sanat evrenseldi. Çok mu acı çektin. Çok mu mücadele ettin. Şimdi mi farkına vardın her şeyin…

Olgunlaşmak uzlaşmaktır, şımarmamaktır, pişmektir, hoşgörüdür. Ama nedense bizde olgunlaşmak çok konuşmak ve boş konuşmakmış. Artık genç değilsin. Uzlaşmacı ve olgun olmalısın. Ama sanırım beklentilerimiz nafile… Meğerse yıllardır aktif çalışıyorum diyen bu şahsiyet yıllardır artistlik yapıyormuş.

Bu güne kadar sana yapılan eleştirilerin hangisini kişiliğine ve ruhuna alıp işledin…

Birilerinin çıkıp ben şuyum ben buyum demesi hatta aşiretim demesi bence sadakatsizliktir.

Senin görevin ortak değerlerimizi korumak, savunmak ve geliştirmektir. Tabi eğer biliyorsan…

Barış ilkesini eğer bilseydin bu tarz açıklamalardan uzak dururdun.

Onurlu yaşamak insanların etnik kökenine de saygı duymayı gerektirir, demokratikleşme yolunda zenginleşmenin yolu çalışmak ve onurlu bir yaşam sürmekten geçer… İnsanların kafasını karıştırmak, yanlış bilgi vermek, kamplara ayırmak saygısızlıktır.

Bu ülkeyi seven insan, ülkesine sahip çıkmayı da bilmelidir. Hele de ona sanatçı denmiş ise, o zaman ölçüsünü de bilmelidir. Sanatçı etnik kökenle uğraşmaz.

Aklıma bir kadın modeli daha geldi. Mesleğinde fark yaratan ve 2012 yılında yılın öğretmeni seçilen gencecik pırıl pırıl, idealist ve güçlü bir kadın Dilek Liveneli geldi. Kendisi bir öğretmen; Bu öğretmen neler yapmadı ki. Okula Atatürk büstü kazandırdı. Öğrencilerini tiyatro, opera, tarihi mekânlar ve müzelerle tanıştırdı. Bir köyde öğretmen olan bu güzide Cumhuriyet kadını öğrencilerini bilgi yarışmalarıyla tanıştırdı; Birincilik ve ikincilik kazandılar. Çocukların ve ailelerinin sportif faaliyetlere katılımını sağladı. Okulunun hizmetlisi olmamasına rağmen “Beyaz Bayrak” ödülünü almaya hak kazandı. Ana kız okuldayız, kadına ekmek, 7’den 77’ye Türk bayrağı yapıyoruz, öğretmenimin öğretmeni projeleri ile bir mihenk olduğunu gösteren, ama ismi maalesef duyulmayan bir kadın hem de ayakları üstünde duran ve ülkesi için çalışan bir Cumhuriyet kadını. İkisi arasındaki farklar o kadar çok ki. Bir tanesi çocuklar, yaşlılar, kadınlar, ülkesi için çalışıyor. Diğeri ise kendisi için… Kıyaslama için hocamdan özür dilerim ama altın olanla olmayanı artık ayırmamız gerekiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.