• BIST 97.098
  • Altın 259,487
  • Dolar 5,7070
  • Euro 6,4231
  • Trabzon 24 °C

Avrupalılar, Çamburnu orman evlerine tam not verdiler!

Yer KULAK

  avrupalilar.jpgSürmene Çamburnu’nda Tabiat Parkı içerisinde, uzun yıllar günübirlikçiler tarafından kullanılan ve yapımı sırasında çevreciler ve bazı siyasetçilerin karşı çıktığı, Hancıoğlu Çamburnu Orman evleri ve dinlenme tesisi, kısa sürede Türkiye’nin en gözde mekanlarından biri haline geldi. 
  Tabiat Parkı’nın eski Trabzon-Rize karayolunun güneyindeki yamaçlarda denizle neredeyse iç içe olan, tesislerin yapımında çürümüş ve kurumuş çam ağaçları dışında bir ağacın kesilmemesi ve ayrıca bölgeye yüzlerce yeni çam fidesi dikilmesi ve orman evlerinin ve diğer birimlerin doğa ile uyumlu ve  müşteri memnuniyetinin üst düzeyde olması Hancıoğlu Çamburnu Tesislerini gerçekten ayrıcalıklı hale getiriyor. 5 yıldızlı tatil köylerindeki tüm birimlerin yer aldığı tesislerin hizmete girmesiyle birlikte, bölgeye gezmeye gelen Avrupalı turistlerin de konakladığı ve beğendiği mekanlardan biri oldu.
avrupalilar1.jpg  Hancıoğlu Çamburnu Orman evlerinin ilk müşterileri arasında Arapların yanısıra Alman, İngiliz, İsrailli ve Ruslar ilk sırada yer alıyor. Türklerin de tercih ettiği tesislerde doluluk oranı yüzde 80’leri bulduğu öğrenildi. Önümüzdeki süreçte ise tesislerdeki doluluk oranının yüzde yüzü bulacağı kaydedildi. 
Çoklarının yapımı sırasında eleştirdiği, hatta kimilerinin ‘Ormanı yaktılar, tesis yaptılar’ diye hayali söylemlerde bulunduğu, Hancıoğlu Çamburnu Orman evleri ve tesisleri kim ne derse desin, Trabzon için bir kazançtır. Yapanları tebrik ediyoruz. 

KTÜ’de yükselmenin şartları!

 ktude-yukselme.png Türkiye’nin kuruluş itibarıyla en eski 4 üniversitesinden biri olan, bugün ise ilk 50 üniversite arasına girip giremeyeceği tartışır hale gelen KTÜ’de, akademik ve idari kadrolarda yükselebilmenin temel şartı; AKP’li, imam-hatipli veya imam evladı olmanın yanı sıra bir de Of, Hayrat, Çaykaralı olmak… KTÜ’de artık, kariyerli, bilgili, deneyimli, tecrübeli olmak hiçbir işe yaramıyor. Durum bu olunca da üniversite tel tel dökülüyor. KTÜ’de ve Tıp fakültesinde eski birkaç hoca olmasa, Türkiye’nin en eski 4. üniversitesi iyice sıradanlaşacak. 

Sosyete Ali ile HES sohbeti!

Köşemize katkı yapan yazar Metin Kondel, aradı... 
‘Abi, HES işletmesi olan bizim sosyete Ali ile Araklı’daki sel felaketini konuştuk. İki satır yazdım. Bir, bak uygun bulursan değerlendirirsin’ dedi.
Metin Kondel’in yazılarının bazılarını, yürürlükteki yazılı ve sözlü yasalar çerçevesinde, ‘pimi çekilmemiş bomba’ olarak nitelendiririm. Metin, bu yazıları Türkiye’de değil de bir batı ülkesinde yazsa ne o ne de biz hiçbir sorun yaşamayız.
Neyse, gelelim Metin’in Sosyete Ali ile yaptığı sohbet sonrası değerlendirmesine;
‘HES işletmesi olan bizim Sosyete Ali ile Araklı’daki sel felâketini konuştuk.
Bu konuda daha önce de defalarca görüşmüştük. Hatta sırf konuyu anlayabilmek için Artvin’e gitmiş ve bir HES ünitesini incelemiştik. 
HES’lerde durum kabaca şöyle; suyu dere yataklarından eski usul su değirmenleri gibi alıyorlar. 
Almanların 1930’larda ürettiği elektrik jeneratörleriyle elektriğe çeviriyorlar.
Son model cihazlarla ölçümleyip, denetleyip elektrik şebekelerine veriyorlar. 
Ve her aşaması sabırla incelendiğinde insan, ideolojik takıntılı bir deli değilse, birçok şeye ikna oluyor. 
HES’ler konusunda çevre duyarlılığının alet edildiği siyasi bir manipülasyon söz konusu. 
Ne çevreyi koruma güdüsüyle hareket edenler neyi savunduğunun farkında ne de HES’leri inşa eden şirketlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini biliyor. 
Devletin enerji yatırımı politikası altında bir çevre katliamı ve bunun ideolojik istismarı söz konusudur.
Öncelikle dün Araklı’da yağan yağmur sonrasında sosyal medyada dillendirildiği gibi HES’lerde cebri boru patlamadı.
HES barajları selle gelen kayaları ve toprağı belli bir aşamaya kadar tuttu ama miktar çok fazla olduğundan belli bir aşamadan sonra tutamadı ve bentler taştı.
Buradaki asıl sorun yağmur sularının neden olduğu selin doğal bir oluşumla oluşmamış olması. 
Yani sele neden olan toprak, kaya, çer çöp gibi şeyler HES kazılarıyla ortaya çıkan malzemelerdir. 
Söylendiği gibi HES’lerin cebri borusu ya da barajlar patlamadı, HES’ler yapılırken ortaya çıkan malzeme suyun akışını engelledi ve geciken akış büyük bir felâkete neden oldu. 
Normalde HES yapılırken kazılarda ortaya çıkan bu malzemenin kamyonlarla dere yatağından alınması ve uygun dolgu alanlarına taşınması gerekirdi.
Bu yapılmadı çünkü HES’lerin maliyetini anormal miktarda yükseltiyordu. 
Söz konusu boğazdaki evlerin, yolların ve de HES’lerden elde edilen hafriyatın derenin maksimum debisini hesap ederek istiflenmemiş olması sel felaketini takıntılı bir hale getirdi.
Türkiye’deki mühendislerin ve iş adamlarının önemli bir kesiminin, ciddi bir ahlak sorunu var, tek düşündükleri şey işletmelerin maliyetini düşürmek. 
Ama hesap edemedikleri şey; işletmenin maliyetini düşürürken Araklılılar'ın da hayatını epeyce ucuzlattıklarıydı.
Karadeniz'de HES'lerin yapıldığı vadilerdeki umumi manzara bu yöndedir.’

 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.