• BIST 107.303
  • Altın 152,986
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Trabzon 17 °C

Aynı hamam aynı tas

Eray Altındaş

Yerel seçimlerin üzerinden bir haftadan fazla süre geçti ama hala tartışmaları bitmedi…

Bu seçimlerde kim kaybetti kim kazandı sorusuna net cevap verilemiyor…

İktidar muhalefet ayrı telden…

Bir oyun sahibi olarak konuşmaya ve bir şeyler yazmaya hakkım olduğunu düşünüyorum.

Bana da çokça sorulan soruların başında seçimlerin galibinin kim olduğu…

Aslına bakarsanız ortada ne mağlup ne de galip var…

Yani sizin anlayacağınız sahillerden denize dökülen olmadığı gibi, Rumeli’den de kimse yerinden oynamadı…

Bu seçimlerde gördük ki vatandaş tüm olan bitenin farkında…

Rüşvet ve Yolsuzluk” yapılmışsa yapanın yanına kar kalmasını istemediği yolundaki iradesini net bir şekilde ortaya koydu…

Mesela…

Mersin, koluna 700 bin liralık saat takan ve özel uçakla ailece umreye uçan bakana,  “bu değirmenin suyunu nereden buldun,  faturasını göster..!”  dedi…

Sandıkta aklamadı!

Bakanlara, bürokratlara para dağıtan, takip edildiğini anlayıp yardım isteyen İranlı Sarraf’a,  “Korkma seni almaya geldiklerinde önüne yatarım..!” diyen İçişleri eski bakanına memleketi Mardin’de vatandaş sandıktan bir mesaj verdi; “Yatacaksan milletin önüne yat!” 

76 milyon insanın manevi değerlerini alay konusu yapan Avrupa’daki genişlememizden  sorumlu Devlet Bakanı, “Sabah kalkınca, tivit atıyorum… Bir ayet sallıyorum… Bakara, ne makara…” deyip gülünce,  Kadıköy’deki seçmeler de “Bağış”lamadı ve hüsrana uğrattı.

***

Üç aşağı beş yukarı bir önceki seçimin kopyası ile karşı karşıyayız. Bu seçimlerde sadece partiler karşılıklı olarak bir kaç mevzi kaybetti.

Yalnız bir noktanın altını çizmek gerekir…

İktidar partisini evlerde yüzde ellilik bir kitle beklemiyormuş. Üstelik AKP’nin karşısında 31 Mart’tan itibaren kemikleşmiş yüzde elli beşlik bir kitle oluştu!

Kısacası bu seçimlerde hem iktidara hem de muhalefete sandıktan “UYARI” çıktı. 

Vatandaş “aynı tas aynı hamama” devam dedi…

 

Cemaat balonu

Yerel seçimlerin öncesinde oy kullanan ve kullanmayan 76 milyon insan Türkiye’de bir çok şehrin yerini ve ismini bilmezken, ABD’deki Pelsinvanya’nın adını dilerine “sakız” etmişti. Yapılan beddua seansları ve karşılıklı atışmalarla kimin haklı kimin haksız olduğuna bir karar vermek için seçmen çok büyük medcezirler yaşadı…

Her seçim gibi bu seçimin de bir kaybedeni oldu. O da hiç kuşku yok ki yıllardır bizlerin kafalarına sokulmaya çalışılan Cemaat olgusu. Bu olgunun bir şehir efsanesinden ibaret olduğu anlaşıldı! 

Seçimlerde  “fos” olduğu gerçeği su yüzüne çıktı!

Söylenenlerin aksine “özgül ağırlığı” fazla olmayan şişirilmiş “Cemaatin” yanında bir gerçek daha ortaya kondu. Cemaatsol gösterip sağ vurdu. Yapının  içindeki ağabeyler ve ablalar, kendi şakirtlerine CHP’yi işaret edip, büyük ihtimalle mührü MHP’ye vurdular.

Bunun göstergesi Fetullah Gülen’in köyündeki sandıktan çıkan MHP oyları…

Belki de ağabeyler, ablalar Pensilvanya’yı dinlemeyerek bildiklerini okudular. 

Ama görünen o ki, sol gösterip sağ vurma işinde de tam başarı sağlayamadılar.

Nereden çıktı?

Çıktığı yer apaçık ortada, Erzurum’daki sandıkların hali her şeyi çok net anlatmaya yetiyor.

Netice-i kelam geride kalan seçimde vatandaş sandıkta gönül verdiği partisine demir attı…

Cemaatin ise balonu patladı!

 

Akıllardan çıkmayacak

Geride kalan seçimlerde gördük ki, Türkiye’de kutuplaşma hat sayfaya ulaşmış!

Hoşgörü ve ahlaktan eser kalmamış!

Meydanlarda parti liderlerinin söyledikleri aklıma gelince, iktidar uğruna insanların nasıl

acımasızca “gaddarlaştığı”  zilleri çalıyor…

Tabi ki bu yerel seçim sadece meydanlarda liderlerin birbirlerine söyledikleri ile akıllarda kalmayacak…

Oyları geçen Pazar günü sandıklara attık, bir hafta geçti ama hala sayma işlerini bir türlü bitiremedik…

Açılan sandıklarda sayım sonrası yapılan itirazlar, A partisine çıkan oyların C partisine, C partisine ait olan oyların M partisine yazılması kafaları uzun bir müddet daha menevişlendirecek…

Her işimizde olduğu gibi sayımlarda da elimize yüzümüze bulaştırdık…

Rezil olduk!

 

Sonunda geldi…

İlkokul yıllarında öğretilmeye başlatılan Türkiye’nin en büyük düşmanı olarak gösterilen komünizm sonunda geldi!

Şimdilik bir ilçede…

Tunceli Ovacık’ta

Bu kadar karmaşık bir ortamda ilk duyduğumda partinin adı kesin yanlış telaffuz edilmiştir diye düşünmüştüm. Sonra gazetelerde de okuyunca “ Korktuğumuz başımıza geldi..!” demekten kendimi alıkoyamadım.

Birkaç gündür görsel ve yazılı basını daha da dikkatli takip ediyorum…

Kimdir bu TKP’li?

Yazılıp çizilenlerden ve gösterilenlerden duyduğum kadarıyla 44 yaşındaki Mehmet Fatih Maçoğlu

Antikomünistin korkulu rüyası olan Maçoğlu’nun bundan sonra neler yapacağını çok merak ediyorum. İlk fırsatta Tunceli Ovacık’a gideceğim. Komünizmi dünya gözü ile görmek istiyorum…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.