• BIST 82.185
  • Altın 147,989
  • Dolar 3,8274
  • Euro 4,0748
  • Trabzon 6 °C

Ayranım yok içmeye!

Ayranım yok içmeye!

Trabzonspor’u yönetenleri müsrif tüccara benzetmek doğru değil.

Yönetimdeki arkadaşların hemen hepsi işlerinde ince eleyip sık dokuyorlar. Beş kuruşun hesabını yapıyorlar.

Aynı kişiler Trabzonspor’da har vurup harman savurur mu?!

İnanılmaz harcamalar, seyahat masrafları yaparlar mı? Transfer de bol kepçe dağıtırlar mı?

Maalesef, harcıyorlar, dağıtıyorlar!

Trabzonspor’da çıta yükseltilmesine, kulüp bütçesinin ikiye üçe katlanmasına hiç kimse itiraz etmez.

Ancak, kulüpte yapılan işlerin, çıta yükseltme ile bütçeyi katlama ile uzaktan yakından ilgisi yok.

En basiti Üçüncü liglerden birkaç oyuncu transfer edildi.

Bu oyuncular hangi şartlarda alındı, bunların kulüplerine, kendilerine ne kadar ödeme yapıldı.

Çanakkale’den, Pazar’dan iki oyuncu alacaksın, trilyonlar vereceksin.

Bu oyuncuları A kadro’da değil Karadenizspor’da değerlendiremeyeceksin!

Kiralık olarak yine geldikleri kulübe gidecekler. Böyle transfer olur mu?

Bize aktarılan bilgiler bu şekilde!

Eğer, yanlış ve hatalı bilgilendirilmişsek, ilgili ve yetkililer lütfen düzeltsinler!

Diğer taraftan gözden çıkardığın oyunculara trilyonlar ödeyeceksin!Yönetim Trabzonspor’un kuruluşunun 41. yıldönümü nedeniyle görkemli bir gece düzenledi.

KTÜ Havuzbaşındaki gecede ünlü sanatçılar sahne alacak, havai fişek gösterileri vs. yapılacak, yenilecek içilecek.

Nereden bakarsanız bakın, bu gecenin maliyeti en az 500 milyar liradır.

Bu tür görkemli kuruluş etkinlikleri genelde sonu ‘0’ la biten yıllarda düzenlenir.

Geçen yıl 40. kuruluş yıldönümü kutlanmıştı.

Bir yıl sonra, bir kutlama daha.

Herhalde, ‘41 kere maşallah’ desinler diye bu etkinlik düzenleniyor.

Yoksa, başka bir anlamı ve özelliği yok!

Bir başka olay, Trabzonspor 1967’de kurulmadı.

Var olan, kökü mazide olan bir kulüp birleşmelerle yeniden faaliyete geçirildi.

Hepsi o kadar!

Kulübün kurucuları olarak isimleri geçenlerin hiçbiri, Trabzonspor’un gerçek kurucuları değildir.

Kurulu bir Trabzonspor’un İdmanocağı ile birleşmesi esnasında, o dönem iki kulüpteki yöneticiler otomatik olarak kurucu sıfatı almışlardır.

Bu insanlar Trabzonspor’u kurmak için bir araya gelmiş insanlar değillerdir.

Bizim de davetli olduğumuz 41. yıl kutlamalarının bu denli görkemli yapılmasını doğru bulmadığımızı söyleyebilirim.

Bir kulübün büyümesi, çıta yükseltmesi ‘hava’ için parayı sokağa atmakla olmaz.

Bir taraftan mendil açacaksın para toplayacaksın diğer yandan gelişigüzel harcama yapacaksın!

Trabzonspor’un borcu kimilerine göre 100 trilyona ulaşmış!

Yatırım yaparsın, borcun artar. Eyvallah itiraz yok!

Kulübün yaptığı harcamaların önemli bir bölümü yatırım değil ki!

Seçimlerde yönetim kuruluna destek verdik. Hala desteğimiz devam ediyor.

Ancak, bu demek değildir ki yanlışlar karşısında susacağız!

Konuşacağız, yazacağız, uyaracağız. Bu bizim görevimiz! Şimdilik bu kadar!

 

Haluk Ulusoy tesisleri!

Futbol Federasyonundan devir alınan Haluk Ulusoy tesislerinde 35 kişi çalışıyormuş,

Bir binada 35 kişi!

O tesislerde günde 35 kişi idman yapmıyor!

O tesislerin yıllık gideri asgari 1 trilyon liradır.

Futbol kulüpleri için tesis; bina değil sahadır, kondüsyon merkezidir, top koşturacak alandır.

Orası kamp tesisi olarak kullanılacakmış.

Gecenin geç saatinde itfaiye, ambülans sirenleri. Sahil yolundan geçen ağır tonajlı vasıtaların gürültüsü, kirliliği ve kamp tesisi!

Trabzonspor yönetimine o tesisler için bir iki öneri getirmiştik.

Dinleyen olmadı. Biz görüşlerimizi açıklayalım, onlar dinlemesin.

Bir ara mutlaka dinleyen çıkar.

Yönetime yeni bir öneri getiriyorum.

O tesisleri basketbol şubesine devredin.

Orada 3- 5 bin kapasiteli çok güzel bir basketbol sahası olur.

Beton kullanılmadan çelik, demir, profil, aliminyumdan, üzeri camlı orada güzel bir salon olur.

Alpella’yı mı yaptırırsın, Ülker’e mi, Türk Telekom’a mı?, başka bir firmaya mı bilemiyorum.

Tesise; yaptıran firmanın adını verirsin, Trabzon ve Trabzonspor dört dörtlük bir salon kazanır. Hem de kısa zamanda! Yatırım da böyle olur!

 

Ahmet Saral’ın açıklaması

 

CHP Of İlçe Başkanı Ahmet Saral, akrabası Of belediye başkanı Oktay Saral’ı eleştiren bir açıklama gönderdi.

Ahmat Saral’ın açıklaması şöyle;

’15. 08. 2008 tarihinde Trabzon’un göbeğinde Zorlu Grand Otel’in salonun yaşanan hazin bir durum, sayın belediye başkanımızın gaflarından biri.

Yaşamamayı ve görüpte duymamayı, düşünemeyeceğim olayı ilk defa akrabamın kızının o güzel mutlu gününde nikah ve düğün töreninde yaşadım. Şahsen üzüntülerimi belirtirken, olaya sebebiyet veren Of Belediye Başkanımızı hareketinden dolayı kınıyor, hatasının telafisini kendinden talep ediyorum. Olayın vuku bulduğu mekan iki gencin hayatını birleştireceği ilk adımın atıldığı yerdir. Burada siyaset yapmak, hiçbir siyasetçinin haddine değildir. Görevli olduğun makamda yasa tanımadan hareket edersen, uyarı alır, ancak bunun telafisi düğün salonunda olmaz. Hatanı ört bas etmek için de halkın değerlendirip vermiş olduğu ödülü de kendi insiyatifiniz gibi düğün salonunda söylemeyi hatayı hatayla düzeltmek olur. Of Gazeteciler Derneğinin yapmış olduğu anket neticesinde sayın Trabzon Belediye Başkanımızın hak ettiği ödülü sanki kendisi vermiş gibi söyleyerek toplumu aldatmak ikinci büyük hatası olmuştur. Sayın başkanımızdan ricam yasalara bağlı kalmasını bir başkasını yermek için düğün salonları gibi yerlerde, gençlerimizin o mutlu gününde böyle hatalara düşmemesidir’

Of CHP İlçe Başkanı Ahmat Saral’ın, Of Belediye Başkanı Oktay Saral’a yönelik açıklamasını köşemize aldık, yayınladık.

Of Belediye Başkanı Oktay Saral’ın, bu açıklamaya cevabı olursa, o cevabı da aynen yayınlayacağımızı belirtiriz.

 

Şehitlerin ve Atatürk’ün

Kemikleri sızlıyor mu?

 

Yenicağ Gazetesi, Şinasi Haznedar’ın Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürlüğüne atanmasını eleştirdi, geçmişten bugüne yazdıklarını, görüşlerini, düşüncelerini sayfalarına taşıdı. Yeniçağ, Şinasi ile ilgili yazdığımız bir yazıdan da alıntı yaptı. Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne vekaleten atanan Şinasi Haznedar, gerçekten iyi reklam yaptı.

Şinasi artık tanınan biri oldu. Mahkeme’deki ihale dosyaları da güme gitti!

Şinasi’nin Çanakkale’ye atandığını ilk kez Kuzey Ekspres gündeme getirmişti.

İlk yazımızda Şinasi’nin İzmir’e atandığını yazmış sonra düzeltme yapmış ve Haznedar’ın vekaleten Çanakkale Kültür ve Turizm Müdürlüğüne getirildiğini belirtmiştik. Aslında, Şinasi İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğüne mühendis olarak atanmıştı. Çanakkale’ye oradan gitti.

Bakanlık direkt atama yapmamış. Önce İzmir’e oradan Çanakkale’ye vermiş. Gerçi Şinasi’nin kararnamesini, mahkemelik dosyalar nedeniyle Cumhurbaşkanı imzalamamış. Vekalaten atamada bu nedenle yapılmıştır.

Yeniçağ’ın eleştirilerine karşı yerel Günebakış Gazetesi önceki gün Şinasi’ye destek verdi ve ‘Arkasındayız’ başlığını kullandı.

Günebakış ve Ali Öztürk, Şinasi’nin fikir ve düşüncelerinden dolayı ‘arkasındayız’ başlığını kullandığını sanmıyorum. Şinasi, Günebakış’ta yazdığı için gazetede bu açıdan destek vermiştir. Gazete açısından da doğru yaptığı söylenebilir.

Yakından tanıdığım Şinasi’nin din ile iman ile uzaktan yakından ilgisi yoktu!

Şinasi, bildiğim kadarıyla eskiden dini bir yerde ‘afyon’ ve ‘geri kalmışlığın nedeni’ olarak görüyordu. Sonradan değişmiş olabilir!

Şinasi’nin, demokratlığı yine bildiğim kadarıyla ‘böl- parçala- yönet’ demokratlığı idi.

Stalin’in manifestosu gibi bir şey!

Şinasi, Cumhuriyet ile de kavgalı idi!

Şinasi, Türklüğe de karşı idi!

Onun için önemli olan, ‘halklar’ dı!

Çanakkale’de şehit edilmiş binler, onun için çok fazla bir şey ifade etmezdi.

Devlete karşı bir duruş sergilerdi!

Şinasi son dönemlerde daha da farklılaştı.

AB, ABD hayranı oldu!

Ermeni, Rum, İngiliz, Amerikalı; Müslüman Türk’ten daha öncelikli ve vazgeçilmezdi.

Sohbetlerinde ve yazılarında; Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet’in yerine Vahdettinlerin uzantılarıyla, İngilizlerle, ABD’liler, Ermenilerle, Rumlarla yeni bir Cumhuriyet kurma hayalinde olduğunu sanıyor veya öyle bir izlenim edinmiştim.

Benim tanıdığım Şinasi’nin siyasi kimliği, dünya görüşü bu şekilde idi.

Tekrar ediyorum, Şinasi ‘Ben bu görüşleri savunmadım. Bu görüşler için mücadele etmedim, yazmadım, çizmedim’ diyorsa, biz de yazdıklarımızı geri alıyoruz.

Burada şunu de belirteyim;

Şinasi’ye çokları gibi biz de düşünceleri nedeniyle pek dikkate almadık, hala daha almıyoruz.

Zaten bana yönelik yazdığı yazıların büyük bölümüne de bu nedenle cevap vermemiştim.

Bir not daha düşeyim; Şinasi bugünkü manevralarını daha farklı bir şekilde Anavatan Partisi iktidarı döneminde yapmıştı. Kimden, kimlerden destek istediğini bizzat bana söylemişti.

Son söz olarak; Şinasi’nin Çanakkale gibi şehit kanıyla yıkanmış bir yöreye atanmasını doğru bulmuyorum.

Bu atama, o topraklarda yatan binlerce şehidin ve Ulu önder Atatürk’ün kemiklerini sızlatmıştır.

Şinasi; Bodrum’a, Kuşadasın’a atansaydı daha isabetli bir iş yapılmış olurdu!

 

Hasan Ali Çanakçı

 

Mersin Belediye Başkanı Hasan Ali’nin soyadını her seferinde ‘Genç’ olarak yazıyorum.

Cumartesi günkü yazımızda da Hasan Ali’nin soyadını sehven ‘Genç’ olarak yazdık.

Ülfet Kırcı, Hasan Ali Çanakçı’nın kendisine ‘Hasan abi benim soyadımı bilmiyor mu? Yoksa kasten mi ‘Genç’ yazıyor’ dediğini aktardı.

Yazılarımın çoğunu, yazdıktan sonra okumam.

Yazıişleri Müdürümüz Abdullah Şanlı’ya veya Fatma Yavuz’a, ‘olta’yı attım. Sivri bir şey varsa, beni uyarın’ derim.

Onlarda, genelde, yazım hatalarına göz atarlar, arası da  ‘şu yazı biraz ağır oldu’ diye uyarırlar ve yazıları sayfaya koyarlar.

Mersin Belediye Başkanı Hasan Ali’nin, soyadının Çanakçı olduğunu bilmesine biliyorum da, yazarken neden ‘Genç’ olarak yazdığımı bilmiyorum!

Genç’lerle daha fazla takıldığımızdan olsa gerek!

Mersin Belediye Başkanı Hasan Ali Çanakçı’dan, soyadı hatası nedeniyle özür diliyoruz.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.