• BIST 98.028
  • Altın 258,019
  • Dolar 5,7049
  • Euro 6,3986
  • Trabzon 20 °C

B.B Otobüsünde ÇARESİZLİK

Eray Altındaş

Biliyorum ülkenin gündemi çok yoğun!..  İçeride İstanbul seçimine odaklanılmış… Bir yanda Dolar ve Avro’nun durdurulamayan yükselişi… Öte yandan dışarıda ABD ile S 400 gerginliği neticesinde “sıcak” geçiyor.

Başlıkta ne anlatmak istediğimi az çok tahmin etmişsinizdir. Genelden değil de yerelden bahsedeceğim. Çok zamandır yapmadığım Trabzon özeline ineceğim. Büyükşehir Belediye otobüsüne binmek zorunda kalan insanların çaresizliğini anlatacağım.

Ama isterseniz önce bir tespitte bulunayım. Hani bundan tam 9 yıl önce Trabzon, son model kaliteli toplu ulaşım araçlarına kavuşuyor müjdesiyle günlerce reklamı yapılan otobüslerin bazıları, hurdaya ayrılanları bile aratıyor. Bu sıcak günlerde insanı Büyükşehir Belediyesi’nin otobüsüne bindiğine bineceğine pişman ediyor.

Şimdi size hiç abartmadan “hamamı” aratmayan böyle bir otobüste sırılsıklam ter içinde kalan vatandaşla şoför arasında geçen hararetli tartışmayı nakledeceğim. Şayet derç  edeceklerimi merak edecek olan Büyükşehir Belediyesi’nin yetkililerine tavsiyem benden önce otobüsün kamerasına bakmaları.

***

Olay geçen pazartesi günü Tıp’tan kalkıp Beşirli’ye giden Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne ait otobüste yaşandı. Hava sıcak mı sıcak… Belli ki, otobüs zamanını doldurmak için, Tıp’ın üst tarafında parkta güneşin altında beklemiş…

Saati gelince de ilk duraktaki yolcularını almak için kontağını çevirip yola çıkmış. Hastane olduğu için diğer hatlara oranla Tıp Fakültesi’nin yolcu yoğunluğu  diğer semtlere göre daha çok.

Öyle anlar oluyor ki, İstanbul’dan ekranlara yansıyan o olmuşuz görüntülerin aynısı Beşirli- Tıp hattında da yaşanıyor. Hele ziyaret saatlerinde bırakın oturmayı insanlar bazen ayakta duracak yer bulmakta zorlanıyorlar, tabiri caizse balık istifi gibi yolculuk yapıyorlar.

Neyse asıl anlatmak istediğim döneyim…

Yine böyle bir yoğunluğun yaşandığı haftanın ilk gününde duraklardan yolcularının alıp  Beşirli’ye doğru yola çıkan B. Belediyesi’nin otobüsüne binenler kartını okuttuktan sonra söyledikleri ilk söz “Bu ne sıcak hamam gibi”

Otobüs yoluna devam edip diğer duraklarda bekleyenleri almaya devam ederken… Bu arada sıcaktan bunalan çaresiz yolcuların bir kısmı otobüsün  camlarını açmak için büyük uğraşlar vermeye başladı… Kim başarılı oldu kimisi de tüm zorlamalardan sonra vazgeçti.

***

İşte bu esnada daha fazla dayanamayan bir bayan yolcu…

- Şoför bey klimayı açar mısın? Çok sıcak…

Otobüsün sürücüsü

-Arabanın kliması çalışmıyor…  

Yolcu

-Kardeşim o zaman niye bakımını yaptırmıyorsunuz?.. Bu sıcakta klimasız arabayla sefere çıkıyorsunuz… Bu kadar insanı ter içinde taşıyorsunuz… “

Otobüsün sürücüsü

-Arızayı ilettik… Biz sadece aracı sürmekle mükellefiz… Belki sizler bu şikayetinizi bildirirseniz yapılır…

*** 

Anlaşılan o ki seçip başa getirdiklerimiz oturdukları makamlarının konfor ve itibarlar derdinde olacak ki, vatandaşın otobüsün içinde sıcak eşliğinde yollarda neler çektiğinden haberleri yok… Kim bilir bu yazıdan sonra bütün enerjilerini İstanbul seçimine harcayanlar, kendilerine  yüzde 64 oy veren Trabzonluları hatırlar… Fakir fukaranın binmek zorunda kaldığı o klimasız otobüslerin bakımın yaptırırlar…  Yolcularda bu sıcaklarda “hamama girmezler”… Biz elçilik görevimizi yaptık…

 

Akçaabat’tan sonra Vakfıkebir

Geçen hafta içinde yerel gazetelerin birinde “Denizden uzaklaşıyoruz” başlıklı haber dikkatimi çekti. Merak edip okuyunca yine denizi doldurmak için birilerinin harekete geçtiklerini yazıyor. Anlaşılan, Akçaabat’tan sonra, bu kez de denizden biraz daha uzaklaşacak olan ilçe Vakfıkebir…

Şimdi çıkıp diyecekler ki, “efendim denizden kazanılacak 512 bin 453 metre kara parçasına işyerleri, sosyal tesisler ve spor alanları yapılacak”… İyi de be kardeşim denizden başak temel atacak yer mi yok? Trabzonlu denize girmesinde, sadece uzaktan mı seyretsin… Yarın çocuklarınızın denize girebilecek bir sahili olmayacak…Haberiniz olsun…

 

Kepler atıldı,  dertler başladı…

Kalkınma Mahallesi geride kalan hafta cıvıl cıvıldı… Nedeni KTÜ’de her sene olduğu üzere mezuniyet töreni vardı… Anne ve babalar da çocuklarının bu mutlu günlerinde yalnız bırakmadılar.

Fakat, Kep atma sevinci gençlerde ve ebeveynlerde kısa sürmüş görünüyor. Daha diplomalar  alınmadan Türkiye’nin bir gerçeği olan iş sorunu nedeniyle kara kara şimdiden düşünmeye başladılar. Allah yar ve yardımcıları olsun.

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.