• BIST 90.186
  • Altın 235,031
  • Dolar 6,1028
  • Euro 6,9689
  • Trabzon 27 °C

BABA, KIZIN MI OLSUN İSTERDİN?

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Kahvaltı masasında oğlumuz babasına:
“Baba belki de benim yerime bir kızın olsun isterdin” dedi.
Kim bilir! Belki kendince bir nabız yoklamasıydı; Yani niyeti anlamaktı sözleri…
Peki! Neden bana değil de babasına sordu bu soruyu?
Çünkü babamız genelde, “Keşke bizim iki çocuğumuz olsaydı, bir de kızımız olsaydı ne güzel olurdu değil mi Havva” dediği için.
Oysa bana göre insanın mutlaka bir oğlu olmalı?
Babalar yani oğlu olanlar belki bir de kızı olsun ister. Ama benim iki çocuğum olsaydı ikisini de erkek isterdim…
Zamanında astrolog arkadaşım dünyaya gelecek iki evladımdan bahsetmişti. Biri kız biri erkek…
Evlat ayırımı yapılması kesinlikle doğru değil, belki Karadeniz kadını olduğum içindir bilinmez ama ben erkek evlat severim.
Biz evladımızı ileride bize baksın diye dünyaya getirmedik. Rabbim izin verdi ve biz de istedik şükürler olsun ki evladımız oldu. Onu hayırlı bir evlat olsun çabasıyla yetiştirdik. Yetiştiriyoruz;  Maddi ve manevi her türlü desteği sağlayarak. İleride yaşlandığımızda bizi baksın, bize hizmet etsin diye yatırım yapmıyoruz. O görev bizim zorunluluğumuz. Ama bize bakması zorunluluk değil, olsa olsa vicdani bir istek olabilir. Kendisi isterse bakar.
Allah’tan eğer ömrümüz varsa onu da sağlıkla geçirmeyi dileriz en başta da akıl sağlığı ile… Sanırım kız anne babalarının çoğunun sevdası ileriye yönelik bir yatırım olsa gerek. Hani dışarıdan gelecek elkızı diye bakılan evlatlarımızın eşleri ya bizi istemese diye düşünüldüğü içindir tüm bu endişeler. Kız evlat istese de istemese de bakar ya…
Biz kendi ruhundan nefes üfleyen Rabbin kullarıyız. Bu nefesle varız. Erkek ya da kız bizlerin nefesleridir. Onlar dünyanın zehirlerinden arındığımız şekerlerimizdir.
Onlar iyi ki var dediğimiz canımızdır.
Kalbimizdir. Göz aydınımızdı. Tutunduklarımızdır. Ömrümüzün var olanları.  Gözümüzün nuru. Işığımız çocuklarımız.
Doyasıya kucakladığımız. Gurur duyduğumuz. Üzüntülerini paylaştığımız. Vaktimizi sorunsuz paylaştığımız evlatlarımız. Koşulsuz sevdiğimiz tek varlıklarımızdır.
Evet!  Cibran’ın dediği gibi “Onlar kendi yolunu izleyen hayatın erkek ve kız çocuklarıdır. Onlara sevginizi verebilirsiniz. Ama düşüncenizi değil. Çünkü onların da düşünceleri var. Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları kendiniz gibi yapmayın.”
İşte esas mesele de bu. Evlatlarımız biz değiliz. Onları biz gibi yapmaya çalışmayalım.
Ben bir erkek evlat annesiyim ama oğluma hep centilmen olmayı ve kadınlara karşı da kibar olmaları gerektiğini söylüyorum.
Ya siz kız anneleri kızınıza her erkeğin kaba olmadığını söylüyor musunuz? Sevilmeyi bilen her çocuk sevmeyi bilir. İster erkek, ister kız olsun.
Bugün sosyal medyada ya da kadın köşe yazarlarının bazıların insanın bir kızı olmalı başlıklı yazıları bence erkek egemen bir toplumdan geliyor olmamızdandır. Çünkü erkek çocuk hep yüceltilen, ailenin göz bebeği, neslin devamı olarak görüldüğü için özgür ve bağımsız duygularla yetiştirilmiştir. Kız çocuk anneleri de kızlarına bugün bile bizlerin (erkek annelerinin) hala çocuklarımızı siz erkeksiniz sever de döversiziniz mantığı ile yetiştirdiğimiz korkusuyla ve mahremiyeti ile büyüttüğümüzü söylüyorlar.
Yok mudur böyle anneler?  Elbet vardır. Ama ben bugünün anne ve babalarının çok daha bilinçli ve özgür olduklarını düşünüyorum. Kalıplarla çocuk yetiştirmediklerini görüyorum. En azından benim etrafım böyle.
Erkek çocuk yetiştirmenin zor tarafı sadece eksik yetiştirmek olabilir. Yani aşırı şımarık ve sen erkeksin duygusu ile yetiştirilen erkek çocuklar merhamet, mesuliyet, memnuniyet ve en önemlisi sorumsuz olarak yetişir.
Erkek evlatlarımıza kadına saygı, sorumluluk sahibi olmayı, paylaşımcı olmayı öğretmeliyiz.
Kadının erkeğe muhtaç olduğu hissi anne ve babaların yetiştirmesindendir. Bu erkek içinde çok büyük bir vebaldir zaten.
Ben mutsuz ana ve babalara kızgınım. Çünkü onlar sevgisiz evlerde mutsuz kız ve erkek çocuklar yetiştiriyorlar.
Daha doğacak çok çocuk var. Günah çocukların değil ki; Onlara şekil veren anne ve babaların.
Kız çocuklarına da öğretilecek çok şey vardır mutlaka ama ben bir erkek evladı sahibiyim. Ben kendi deneyimlerimi paylaşmakla mesulüm. Elimizden geldiğince kendi doğruları ile özüne has ve bağımsız, meşguliyetlerine saygı duyarak ve onu sevdiğimizi hissettirerek yetiştirdik oğlumuzu. Belki hatalarımız olmuştur ki mutlaka vardır. Aklıma gelen bir tanesi tamir işinden anlamadığım için ona tamir işlerini öğretemedim. Mutfak işlerini ben bile sevmediğim için ona öğretmedim. Zaten bugünlerde kız çocukları bile birçok şeyi öğrenmiyor ki. Onların yani erkek ya da kız olsun ruhları bambaşka… Ve iyi ki erkek evladım var. Şükürler olsun. İkinci bir çocuğum olsaydı oda herhalde Tuna’nın yanına Meriç olurdu. Sağlık, huzur, mutluluk hep çocuklarımızın yanı başında olsun inşallah.


 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.