• BIST 97.324
  • Altın 279,234
  • Dolar 5,8459
  • Euro 6,5153
  • Trabzon 17 °C

Bağımlılık Oyunu

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

“Ne geriye bak kızgınlıkla, ne de ileriye korkuyla, sadece etrafına bak farkındalıkla” JAMES THURBER
Bugünlerde ne çok şeyin farkına vardık.
Hafta sonu bir etkinliğimiz vardı.  İşitme engellilerle ilgili. Yağmurun sesini duymamak, müzik dinleyememek, kuş seslerinin işitmemek,,  gecenin sessizliğinin sesini bile dinleyememek ne kadar suskun ve sessiz bir durum.
Bizler kelimelerden alacaklı sağırlar olarak. Birbirimize söylememiz gereken o güzel sözleri söylemek yerine kıran döken gönül kıranlar olarak, yüreklerimizi hep kırık kalplerle dolduruyoruz.
Oysa onlar işitmiyor ama mutlular. Kötülükleri duymuyorlar.
Onlar sadece fark edilmek ve insan muamelesi görmek istiyorlar. Onlar biz duyanlar gibi yalnız değil. Birlikteler.
Ne çok olayı gözden kaçırıyoruz. Aslında görmek mi istemiyoruz ne?
Aman benim derdim bana yeter diyerek bile bile gözden mi kaçırıyoruz?
Ülkemde ne çok sorun var çözüme ulaşmayan. Ve çözüm bekleyen.
Bir gündem maddesine bağlanıp orada kalıyoruz.
Mülteciler, Engelliler, Sağlık politikaları, Hayvan hakları, Dernekler, Medya, Kadın, Çocuk, Eğitim, Madde bağımlıları, Spor ve daha nice başlık…
Hepsi çözüm bekliyor.
Artık bugünlerde başkalarının yerine de düşünür olduk.
Bir anı yaşamak için günleri harcamaktan vazgeçmeliyiz.
Çözüm sizde. Sadece karar verin ve anları yaşamak için bağımlı olmaktan ve umut etmekten vazgeçin. Çaba gösterin. Engeller önce istek sonra çaba en sonda inanmakla başarıya ulaşır.
“Ama”lar “fakat”lar bugüne kadar ne kazandırdı ki size? Hep geçmişi yargılayarak ve geçmişin intikamı ile seçimleri yaptınız. Peki bugün ne elde ettiniz?
Bugünler için sadece oyun oynuyorsunuz. Adı Polyanna’cılık olan ama aslında mutsuz olduğunuz bir oyun. Bağımlılık oyunu.
Hiçbir şeyde kendi başına karar veremez olduk. Özgür değiliz.
Sürekli zayiat veriyoruz farkında mısınız?
Dikkatler başka yöne çekiliyor. Tecavüz deniliyor, kadın deniliyor, istismar deniliyor ama aslında her şeyimiz istismar ediliyor.
Oyunu kuran kazanır ile gittiğimiz sandıklar bize hep hüsran getirdi.
Sandıklara giderken iki kural vardır. Ya kendi kaderini çizeceksin. Ya da çizilen kaderi yaşayacaksın. Bizler hep çizilen kaderi yaşayanlar olduk.
Bizler sandığa neden gideriz? Neden oy veririz?
Oy kullanmak eğer iktidarın yerinde kalması içinse İktidarın yetkilendirilmesi sandığa bağlı ise sandığa mecbur olan halk değil iktidardır unutmayın!
Biz iyilik, güzellik, refah, huzur, hukukun üstünlüğü, eşit yaşayabilme hakkı, eğitimin önündeki engellerin kaldırılması gibi başlıklar için oy veririz.
Bugünlerde siyaset tıkanmak ve tükenmek arasında kalmıştır.
Bugünlerde sandık güvenliğinden çok İktidar için sandık güvenliği arayışları ortaya çıkmıştır.
Bizler bu durumda sandığa kendi özgür irademiz ve özgür kararımızla mı gideceğiz?
Önümüzdeki seçim çok önemli farkına vararak gidip oy kullanacağımız bir seçim olsun.
 Geleceğimizi oylayacağız.
Geleceği belirsiz olan bu ülkede doğmuş, büyümüş, yaşamaya çalışan bir insan olarak güvenli ve huzurlu bir Ülke istiyorum.
Demokrasi, barış, huzur, refah hepimizin hakkı.
Uyanın!


 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.