• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 7 °C

BAKARIZ!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Orta sınıf ne demektir? Orta sınıf toplumun gelir düzeyini ve gelir dağılımını gösteren bir işarettir. Orta sınıf sosyolojik bir yaradır. Orta sınıf kabulleniştir. Orta sınıf sınırlı olandır. Orta sınıf insanı ise;  ülkeyi idare edenlerin “polis nasıl dayanıyor” sözüne karşı terbiyesinden susandır. Orta sınıf depreme hazırlıksız olandır. Orta sınıf 1 milyonun üzerindeki Türkiye’ye sığınan Suriyeliye el uzatandır.

Gelir düzeyi ortalama ve ortalamanın altında olmaktır. Orta sınıf, zar zor sınıfı geçebilendir.

Bir de orta direk vardı. Hatırladınız mı? Hani kendi hamuruyla yoğrulan, kenarda üç-beş kuruşu olan, ayağını yorganına göre uzatan. Kimseye muhtaç olmayan toplumun gelir düzeyi düşük ama şükreden kesimi orta direk. Bu ifade Özal’la beraber yok olmuştur. Özal sınıf ayrımcılığının önünü açan olmuştur. Fakiri daha fakir, zengini ise daha zengin yapmıştır. Yani zengin güçlü olan, kibirli olan olmuştur. Güç artık zenginin olmuştur.

Bir B planı olmayan Türkiye plansızlığın acısını hep çok acı faturalarla ödemiştir. Plansız ve programsız Türkiye, hep imkânın nasıl yaratılacağını düşünmüştür. Oysaki plan; ihtiyacın çok, imkânın az olmasını öngörür. Plan tesadüfle işbirliği olandır. Plan düzendir. Maalesef bu durumda da bizde olmayandır.

Orta sınıf ülkelerde karşılaşılan bir başka sorun ise, herhangi bir problemle karşılaşınca, problemin ne olduğunu kestirememek ve problemin halledilmesi için öncelik sırasının ne olduğunu bilmemektir. Plansız ve problemli bir ülkede göçük altında kalanlar, madencinin hayati tedbiri “kaçış odası” zorunluluğunu getirmeyenler ve yaşam odası zorunluluğu yoktur diyen birilerinin olması ve yaşanılanların da bir trajedi olarak algılanmasının açıklaması da dram olarak ifade edilebilir. Ne ektin de ne bekliyorsun. Hem insan hayatını ucuza sayan, hem de üç çocuk yapın diyen bir zihniyet var. Çünkü ülkede neler olabileceğini, yarının hangi tuzakları hazırlandığını bilemeyen ve bunun kararsızlığını yaşayan idarecilerin olduğu bir sistemin neresine tutacaksınız da elinize yapışmayacak…

***

Kurumsal olmak ne demektir. İş gücünün, iş imkânının ve alacağın paranın fazla olması mıdır? Bu kurumsal olmanın görünen yüzünün açıklamasıdır. Ben size esas kurumsallığın ne olduğunu kısaca yazayım. Kurumsallık can koruma sistemidir. Türkiye’de kaç tane gönlünüzün evet diyeceği “garanti” belgeli şirket sayabilirsiniz? Oysaki kapitalist batı can güvenliğini öncelik sayan sistemi yıllardır uyguluyor. Paradan önce can…

Türkiye neden sürekli acılarla kavruluyor? Türkiye neden hep dumanla dolu?

Türkiye iş güvenliği ve iş sağlığı konularında neden hep sınıfta kalıyor? Türkiye’de yasa ve yönetmelikler neden hep tozlu raflarda kalıyor? Türkiye iş kazalarında neden Avrupa’nın birincisi? Tüm bu soruların tek cevabı var. Kurumsal olmamak. Can koruma sisteminin Türkiye’de idareciler tarafından önemli sayılmamasıdır sebep. Türkiye’de canın ucuz olmasıdır. İnsan hayatının itibar görmemesidir. Bu olaylar itaat etmenin getirdiği acı sondur…

Düşüneceksin, sonra niyet edeceksin ve en sonunda eğer uygunsa planını hayata geçireceksin. Oysa bizde istedim ve yaptım mantığı var. Çünkü denetleyen yok. İtaat kültürünün en önemli başlığı sorgulanmamaktır. Birileri çıkıyor hesap soruyor ama kimsenin gıkı çıkmıyor. Birileri çıkıyor tokat atıyor kimse neden yaptın; Buna hakkın yoktu diyemiyor. İtaat köleliği doğurur. İtaat eden sistemde liyakat yoktur. Hak ediş, layık olmak gibi sıfatlar itaat eden sistemde hak getire…

Soma’da yüzlerce insan neden öldü? İhmalden mi? Nedir ihmal? Gereken ilgiyi göstermemektir. Yani bugünü düşünmek ve yarını saymamaktır. O insanların günahı neydi? Bugünü kurtarmak isteyen idarecileri neden onlara iş güvenliğini sağlamadı? Çok soru var. Ama cevaplayabilecek insan sayısı çok az…

Artık cambazlar kulübü ve seyredenler kulübü olarak ikiye ayrılmış bir sistemden kurtulup. Hakikatin ilim olduğu gerçeğini bilip, görüp uygulamalıyız. Kalkınmanın ana felsefesi budur; Yani ilimdir. İlim anahtardır. İlim var olmaktır. İlim muhtaç olmamaktır.

Bir de orta sınıf ülkelerde “bakarız” diye bir geçiştirme sözü vardır. Bu da bir işten kurtulabilmenin en kısa ve en öz halidir. Soma’da yaşanılan bu olayı bakıp araştırıp hatta hesap soracaklara ne kadar inanırsınız bilmem ama benim güvenim yok. Çünkü kim bakarız demiş ise mutlaka olmazı işaret etmiştir. Biz kesin sonuç istiyoruz. “Mış”lar, “ız”larla bu işler sonuca ulaşmaz.

“Yüz karası değil, kömür karası. Böyle kazanılır ekmek parası” demiş Orhan Veli. Kurumsallık ve liyakat olmadığı sürece itaat ve ihmal devam ettiği sürece daha çok iş kazalarıyla karşılaşılır bu ülke…

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.