• BIST 102.590
  • Altın 276,163
  • Dolar 5,7165
  • Euro 6,2917
  • Trabzon 20 °C

Bal tutan parmak yalar!

Yer KULAK

   Geçmişte CHP, DP ve MHP’de politika yapan, bu partilerden olan çok sayıda ismin AKP yönetimlerinde yer almaları ve sıkı bir AKP’li olmalarının nedenini araştıran gazeteci Hakkı Emiroğlu, ‘Hepsi iş alayım, çoluğa çocuğa iş bulayım diye AKP’li oldu’ dedi. 
bal-tutan.jpg  Hakkı biraz genelleme yaptı. AKP’nin politikalarını beğenip de bu parti çatısı altında olan çok sayıda insan var. Ayrıca parti yönetimlerinde yer alanların işe eş dost yerleştirmeleri eskiden de vardı. Yani yeni bir şey değil. Son dönemlerde eskisi gibi iş sahası olmadığı için, olay mercek altına alınıyor.
Emiroğlu’na iddialarının dayanağı olsun, örnek verebilir misin dedik. Hakkı şöyle dedi; 
  ‘O kadar fazla ki hangisini söyleyeyim. Bal tutan parmak yalar derler ya bu iş de öyle bir şey. ALO’larda Belediyenin şirketlerinde Karayollarında vs. çalışan onca insan var. Mesela eski bir sendikacı. Oğlu Karayollarında, kızı SSK’da. Mesela bizim Ali Savaş. Neredeyse sülalesini işe koydu. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde onlarca demiyorum, yüzlerce kişi. ALO’larda çalışanlar. Hem de yüksek maaşla. Bir de Ortahisar Belediyesinin şirketlerinin yönetim kurullarındakiler var. Hepsi emekli ve ayrıca yönetim kurulu üyesi. Çift maaş. Diğer yandan Kentsel Dönüşümle ilgisi olmayan Ortahisar Belediyesinin kentsel dönüşüm şirketi var. O şirketin yönetiminde ilginç isimler var. Birde Karayolları emeklileri var. Çoğu 60-70 yaşında hepsi müşavir firma şirketinde çalışıyor’.

Moloz’a dört  dörtlük proje!

moloza.jpg  Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Moloz dolgu alanına dört dörtlük bir proje hazırlamak için kolları sıvadıklarını söyledi. 
  Moloz dolgu alanını, İtfaiye ile Trabzonspor Kadir Özcan Tesisleri arasında Şenol Güneş Caddesini sahile bağlayan yolun doğu tarafından, alanın batısında Belediye otobüslerinin park yeri olarak kullanılan bölgeye kadar ele alınacağını söyleyen Zorluoğlu, ‘O bölgeyi kesinlikle bir yaşam alanı haline dönüştürmek gerekiyor’ dedi.
Moloz dolgu alanı için hazırlanacak projede, eski çöplük alanı mutlaka alana dahil edilmeli. Çöplük alanı kesinlikle boşaltılmalı. O alana, ilçelere ve Ortahisar’ın köylerine (mahalleleri) yolcu taşıyan araçlar için minibüs otogarı ve park alanı yapılmalı. Oradaki otogar iki katlı bile olabilir. Geri kalan alan, park bahçe vs. şeklinde düzenlenebilir. Alanın batı bölgesindeki belediye otobüsleri, park sahası da yeniden dizayn edilmeli. Şenol Güneş Caddesini eski sahil yoluna bağlayan kavşakta yapılan köprülü yol yıkılmalı ve oraya Ayasofya’da olduğu gibi kavşak yapılmalı.
  

Uzungöl’de iki kilo et ve fiyat kontrolü!

  Olayı Trabzon Semerciler Caddesindeki esnaf Abdurrahman anlattı. İstanbul’dan yakın akraba 4 kişilik bir aile memleketlerine gelirler. Ertesi gün Uzungöl’e giderler. Gölün etrafında iki tur atarlar ve yemek yemek için bir lokantaya giderler. Bir kilo köfte bir kilo et söylerler. Et, köfte, su ve salata masaya gelir. Yemekten sonra hesap isterler. 620 lira hesap gelir. Öderler ve Trabzon’a dönerler. Olayı Semerciler caddesinde konfeksiyon dükkanı olan Abdurrahman’a anlatırlar. Abdurrahman telefonu eline alır. Çaykara’da zabıtaya oraya buraya basar telefonu, bağırır çağırır ve sonunda işletme 620 liranın 350 lirasını geri gönderir. Abdurrahman parayı alır ve misafirlerine verir. Abdurrahman Semerciler girişinde, inanmayan gider ona sorar.
***

  Dün akşam saatlerinde İkram Sofrası patronu Mustafa Çolak, gazeteye uğrar. ‘Cezası bir şey değil öderiz ama soyuluyoruz. Kimin eli kimin cebinde belli değil’ der.
Trabzon Büyükşehir veya Ortahisar Zabıta ekipleri, lokantalarda fiyat listesi denetimi yapıyorlarmış. İkram Sofrasına gelmişler. Tarife sormuşlar. Çolak’ın çalışanları duvara asılı menü listesindeki tarifeyi gösterirler. Herhalde her masada fiyat tarifesi yok, diye 300 küsur lira ceza keserler. Ceza da kabahatler kanununa göre kesilmiş! Gerçi, Çolak her masada tarife olduğunu söylüyor.
 uzunglde-(1).jpg Çolak’a bir de uyarıda bulunurlar, Ticaret Müdürlüğüne ve Ticaret ve Sanayi Odasına uğra, tarife al, derler. Mustafa Çolak, önce Ticaret Müdürlüğüne ardından Ticaret Odasına uğrar. Odaya bir evrak için 390 lira ödeme yapar. Herhalde bir de tarife onaylatır.
Mustafa Hocanın isyanı, Ticaret ve Sanayi Odasının aldığı paraya… Hoca, ‘Bir kağıt mühürleme ve imzalama 390 lira olur mu?’ diye tepki gösterir.
***

  Yıllar önce idi… Kavaklık restoranın haydi haydi zamanları. Ankara’da ikisi büyükelçi biri cumhurbaşkanlığı protokol müdürü üç asker arkadaşımız gelmişti. Onları, o akşam Kavaklık restorana getirdim. Yedik içtik. Ertesi gün gelen fatura, Uzungöl’de bir kilo et ve köfteyi 620 liraya yiyen vatandaşların faturasından iki üç katı kadardı…
Bizde oturduk, bir yazı döşendik. Bir süre sonra işletme bizi mahkemeye verdi. Ticari itibarı zedeleme vs. gerekçesiyle. İşletme ilk bakışta haklı idi. Çünkü istediği fiyatı koymakta serbest olduğu düşündüm. O esnada aklıma, ‘Bu işletme Esnaf Odasına mı kayıtlı yoksa Ticaret ve Sanayi Odasına mı?’ geldi. Şimdi diyeceksiniz ki, esnaf odasına veya ticaret odasına kayıtlı olsa ne olur?
İşte işin püf noktası da burası…
Restoran esnaf odasına kayıtlı ise, Esnaf Odasının belirlediği tarifeye uymak zorunda. Esnaf Odası’nda da 1,2,3 diye sınıf var… Her sınıf lokantanın bir tarifesi var. Belirlenen tarifede su faraza bir lira, çorba 3 lira, yemek 5 lira ise lokanta bundan fazla ücret talep edemez.
Mahkemeye itirazımızı yaptık, işletmenin esnaf ve sanatkarlar odasına kayıtlı olduğunu, belirlenen tarife dışında ücret alamayacağını belgeleriyle ortaya koyduk. Tazminattan kurtulduk.
***

Eğer bir restoran Ticaret Odasına kayıtlı ise; işletme Ticaret Odasına müşteriye sunacağı ürünlerin tavan fiyatını ve bir de mevsimlik ürün diye iki fiyat verir. (Hatta mevsimlik ürün fiyatını boşta bırakabilir. Mesela balık fiyatları!).  İmzalatır, mühürletir, alır gider. 
İşletme, örneğin bir çorbaya 30 lira fiyat koyabilir. Ancak çorbayı 10 liraya satabilir. Suya 5 lira fiyat alır 3 liraya satar. İşletmeler genelde ortalama fiyat sunarlar.
Bu durumda işletme hangi odaya kayıtlı olursa olsun, müşteriye fiyat tarifesini sunmak zorundadır. Özellikle de Ticaret ve Sanayi Odalarına kayıtlı restoranlarda, işletme Odadan fiyat tarifesi almışsa zabıta veya bir başka kurum şu ürünü neden şu fiyata bu fiyata sattın, diyemez. 
***

  Bu satırları neden yazdım? Uzungöl’den hatta Trabzon Ortahisar kent merkezindeki bir çok restorandan bir dizi şikayet geliyor. Özellikle de Uzungöl’den. Çaykara Belediyesi, bize öyle geliyor ki Uzungöl’de gereği gibi denetim yapmıyor. Yapsa bu şikayetler gelmez. Çaykara Belediyesi denetim yapmadığı için Uzungöl’ün adı, ‘Uzun vurgun’ olarak literatüre girdi. 
  Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı olduktan sonra ürününü kaça satarsan sat; ama müşteriye fiyat tarifesi sun. Müşteri de, işine gelirse yer gelmezse yemez. Veya hangi işletme ucuz satıyorsa oradan yer veya alışveriş yapar. 
O nedenle Büyükşehir ve Ortahisar Belediyesi’nin restoranlardaki fiyat tarifesi kontrollerini desteklediğimizi belirtiyoruz. 

 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.