• BIST 90.009
  • Altın 145,788
  • Dolar 3,6175
  • Euro 3,9278
  • Trabzon 10 °C

BALKABAĞI PEKMEZİ

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Araf Suresi der ki, “Ey insanoğulları, her mescide girişinizde güzel elbiseler giyiniz. Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”

Tıpkı köşkte limon ve elma kabuklarını biriktirip sirke yaptıran Köşkün Hanımı gibi.

Güzel giyinmek “benim var senin yok” kibri değil, karşındakine duyduğun saygıdır. Güzelin karşılığı ise bu “ayet” temiz olmayı ifade eder.

Sarayda yaşayan ve mütevazı yaşadığını iddia edenler, halkın parasıyla saadet ve saltanatını yakalamaya çalışanlar, bu durumda gereksiz para harcamış olmuyor mu?

İçi seni, dışı beni yakan saray savurganlıktan uzak bir vacip midir?

Bu konu yaptığım bir araştırma sonucu bir haber sitesinde okuduklarımdan sonra ortaya çıktı. Orada Cumhurbaşkanlığı sarayının oldukça mütevazı olduğundan söz ediliyordu. Sarayın Anadolu’nun geleneksel mutfağından hiçbir farkı yokmuş. Doğru olabilir.

Fakat Anadolu’da bin TL’lik bardakta su içen hiç kimse yoktur. Mütevazı olmak eğer gösterişten uzak ve alçakgönüllü olmayı işaret ediyorsa, başta şaşaalı sarayımız ve ardından marka kıyafetler, artı değeri bin TL ve üzeri olan kristal bardaklar, neyin işaretidir diye sormak isterim. Bunları yapan insanın mütevazı Anadolu mutfağından söz etmesi sanırım dalga geçmekle eş değerdir. Bizler sizlerin statüsünü biliyoruz. Tabii ki ucuz bardakta su içmek sizlere yakışmaz ama, değeri asgari ücretin üzerinde olan bir bardaktan su içmekte sanırım hiç yakışık almaz. İnsanlar o bir bardak fiyatı için sabah sekiz, akşam en az altı 26 gün çalışıyor.

Topraktan çıkan her şeyin doğduğu gibi öldüğüne inanırım. Eğer toprağı verimsiz hale getirirsek, ekmesek, biçmesek, yabancı katkı maddeleri karıştırırsak toprak bize küser. Ve verimini düşürür.

Çiftçinin elinden tarlasını, tohumunu alıp sonrada organik yaşam demek sanırım çok adil olmasa gerek.

Ailemizden öğrendiklerimiz, gördüklerimiz bizim geleneklerimizi yaşatmamızı sağlar.

Hatırlıyorum annem Fransız marka başörtüsü ile balkabağından pekmez yapardı. Şehirdeki yaşantısı onun her ne kadar geleneksel hayatını sekteye uğratsa da o hep Fransız marka çantası ile pazardan alışveriş yapar geleneklerini yaşatırdı. Sirke yapar, yoğurt yapar, lahana yemeği ve mıhlama yapardı. Sade yaşantılarında “lüks” annelerimizin hep olmazsa olmazı olmuştur.

Ne mi saçmalıyorum, bir Anadolu kadının profili bu şekilde mi olurmuş diyorsunuz duyuyor gibiyim. Bu sadece lüks içinde yaşayıp israftan kaçındığını söyleyenlere bir atıftır.

Benim annemin hiç Fransız marka kıyafeti olmadı. Ama hep asil oldu ve asil yaşadı; Kimseye muhtaç olmadan. Allah bize de böyle bir yaşam nasip eder inşallah…

Zeytin ve hurma çekirdeklerinden sos yapacak kadar da hiç mütevazı olmadı ailelerimiz.

Dünyanın birçok yerinde alternatif tıp moda; Bizde de başkan eşinin katkılarıyla modern tıp ile eski tıp hizmet konusunda çalışmalar vermeye başladı. Hatta filizlerini vermeye de başlamış. Yurt içi ve yurt dışından gelen birçok projeyi inceleyen First Lady bu konuda da uzman olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Ben o sitenin yalancısıyım. Ne diyorsa onu yazdım.

Sanırım İnsan First Lady olunca birden her konuda donanmış olan oluyor.

Acaba diyorum Ak Saray insanların kendilerini geliştirdikleri bir okul mudur?

Ben bizi temsil eden bir First Lady’nin tabii ki çok şık, bilgi dağarcığı yüksek bir hanımefendi olmasını isterim. Çünkü temsil çoğunluğun simgesi ve sembolüdür. Hal böyle olunca da oyunu yöntemine ve usulüne göre oynamak gerekir. Yani her şeye karışmamak, ahkam kesmemek, nerde ne konuşulacağını bilmek ve halkı yargılamamak lazım. Bu işin raconu da olgun, tecrübe sahibi, tarafsız ve en önemlisi mütevazı olmaktan geçer.

Mütevazı olmak Somalili ve aç bir çocuğun başını okşadıktan sonra, elini temizlemeye çalışmak demek değildir.

Mütevazı olmak tepeden bakmak demek değildir.

Sirke yapmak, doğal beslenmek, lahana yemeği yemek de mütevazı olmayı işaret etmez. Hatta israftan kaçınmayı hiç göstermez.

El, yüz hareketleri ve konuşma şekli bir insanın ne olduğunun üç aşağı beş yukarı göstergesidir.

Evet katılıyorum ülkemizin israf yapma lüksü yoktur.

Ekonomik göstergelerin nabzı sağlıklı atmıyor. Ama bu bizim suçumuz değil. Annelerimiz mutfak masraflarından artırıp lüks marka bir şey almazdı ama evine en iyi eşyaları almaya çalışırdı. Bugün annelerimiz ya da bizler mutfak bütçesinden artırmak bir kenara yiyeceklerimizden kısar olduk.

Acaba zor günlere doğru yelken mi açıyoruz? Baksanıza koskoca saray bile elma, limon kabuklarını atmayıp değerlendiriyor.

Evet son olarak nasıl olacaksa yenmeli, içmeli ama israf yapmamalı. Çünkü günah.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
  • Trabzon futbolu bitmiş!
  • Koray Aydın’ın ekibi!
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.