• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Trabzon 11 °C

BARIŞ YILI OLSUN

Ö. Faruk Altuntaş

            Barış süreci, yanlışlarıyla birlikte ağır aksak da olsa ilerliyor.

            Sürecin yanlışlardan arındırılması, kesintilerin önlenerek devam etmesi için, demokrasi güçlerinin sürekli güncellenen destekleri gerekli. Aksi halde, gerek tarafların hatalı tutum ve değerlendirmeleri, gerekse son derece farklı kaynakları olabilecek iç ve dış güçlerin yaratacakları provokasyonlar ile sürecin kesintiye uğraması mümkün.

            Sürecin hızlandırılmaya, taraflar arasındaki güvensizliğin giderilmesine de ihtiyaç var. Birbirini tekrarlayan ve somut çıktıları olmayan görüşmeler, haklı olarak oyalama algısına yol açıyor. Yaklaşan seçimler nedeniyle, oyalama / aldatma yapıldığına ilişkin kuşkular giderek daha fazla dillendiriliyor.

            Bugünlerde Cizre’de yaşananlar türünden derin provokasyonların, her an farklı yerlerde, farklı biçimlerde yaşanabileceği gerçeği de işin çabası.

                                                                    ***

            Barışa Söz Ver kampanyası, bu türden bir ihtiyacın gereği olarak gündeme geldi.

            Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK) ve Mazlum – Der, barışı dert edinen sivil toplum kuruluşlarından başlıcaları. BAK ve Mazlum-Der’in düzenlediği, 49 aydının imzasıyla destek verdiği “Barışa Söz Ver” açıklaması ile istemler ve kaygılar dile getirildi. Önümüzdeki günlerde ve aylarda düzenleneceğini açıkladıkları “Barış Yürüyüşleri” ve “Barış Panayırları” ile sürece katkılarını ortaya koyacaklar.

Özetlediğimiz basın açıklamasında bizim de katıldığımız şu görüşlere yer verildi:

 “Çözüm sürecinin hızla barış sürecine evrilmesine ihtiyacımız var. Cumhuriyetin kuruluş tarihi kadar köklü bir sorun olan Kürt sorununun bir çırpıda çözümlenemeyeceğini biliyoruz. Bu yüzden çözüm sürecini önemsiyor, ve sonuna kadar destekliyoruz.

Çözüm süreci ilan edildiğinde, “çözüme evet, barışa evet” diyerek destekledik, akan kanın durmasının çok önemli olduğunu savunduk, sokaklara çıktık, basın toplantıları yaptık.

Ama artık sürecin ilk günlerinde değiliz. Artık somut adımlara ihtiyacımız var. Ekim ayında yaşanan şiddet patlaması, ne kadar hızla hareket etmek zorunda olduğumuzu gösteriyor.

Artık acil olarak, Kürtlerin haklarının tanınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasına, pratik adımların atılmasına ihtiyacımız var.

Kardeşliğe ihtiyacımız var. Kibirden arınmış, demokrasiye sahip çıkan bir dile, bu dilin sözcülüğünü yaptığı eşit koşullarda bir kardeşliğe ihtiyacımız var.

“Savaşın kazananı olmaz” diyenlerin yan yana gelmesine, birbirine dokunmasına, her türlü ayrımcılığı reddeden toplumsal sıcaklığa, hakkının yendiğini düşünen tüm seslerin, grupların haklarını garanti altına alacak demokratik bir barış köprüsüne ihtiyacımız var.

Artık milliyetçilik değil kardeşlik, kibir değil eşitlik, çatışma değil diyalog, savaş değil barış istiyoruz.

Pazarlık değil hakların iadesi diyenler olarak, çözüm sürecini desteklemek, Kürt halkının haklarının tanınması, kalıcı barış, adalet ve eşitlik için, “Artık barış zamanı!” diyoruz.”

                                                      ***

Barış için daha fazla çabaya, barışın toplumsallaştırılmasına ihtiyaç var. AKP Hükümetinin sürdürdüğü barış görüşmeleri, HDP’nin yaptığı aracılık ve katkı kuşkusuz çok önemli ve zorunlu. Ancak yeterli değil. Tarafların yanlışından, alışkanlıklarından, kaprislerinden ya da olabilecek provokasyonlardan kaynaklanabilecek kesintiler her zaman gerçekleşebilir.

Barış sürecinin sivil ayağının oluşması, sivil toplumun sürece katılması ve barış mücadelesinin toplumsallaşmasına gerek var. Sürecin üçüncü bir ayağının, sivil bir gözünün olması gerekiyor.

Artık Kürt sorunu, sadece bir Kürt sorunu, Kürtlerin sorunu değildir. Aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşmesi sorunudur, farklı halkların birlikte yaşaması sorunudur, kadim bölge halklarının birbirine omuz vermesi sorunudur, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Ortadoğu bölgesinde barışın tesisi sorunudur.

Barışa söz verelim ve dileyelim ki yeni yıl barış yılı olsun. Hepinizin yeni yılını kutlarım. 

 

               

             

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.