• BIST 97.514
  • Altın 145,247
  • Dolar 3,5681
  • Euro 3,9900
  • Trabzon 16 °C

Başbakan değil Türkiye ve dünya değişiyor!

Başbakan değil Türkiye ve dünya değişiyor!
Oltaya Vuranlar...

AKP’nin sadık milli görüşçü yazarları bugünlerde Gülen medyasının köşe yazarlarına veryansın ediyorlar.
Hizmet medyasının yazarları, milli görüşçüler kadar keskin değil. Ancak onlar da Başbakanın dünden bugüne cemaate söylediklerini, methiyelerini yazıp çiziyorlar. TV’lerde bu işi görüntülü yapıyorlar.

AKP’ye düne kadar tam destek veren liboşlar ise tam kıvırmaya başladılar. Biri, ‘tek adam olursan ekonomiyi çökertirsin’ diyor bir başkası, işlerin bu denli çıkmaza gireceği belli idi vs. diyor. Baskı altında veya ortada görünen medyanın yazarları ise, bugüne kadar yazamadıklarını şimdi yazmaya başladı.

Medyada AKP ve Tayyip Erdoğan’a karşı başlatılan yaylım ateşi, kimileri ‘Tayyip Erdoğan değişti, Tayyip Erdoğan tek adam oldu vs. onun için bayrak açtık’ diyebilir.

Kimileri de yıllar sonra uyanmış ve AKP’nin iktidara gelmesini ve icraatını darbe olarak nitelendirmeye başlamış!

Bir de Gülen cemaatine karşı Tayyip Erdoğan’ı savunanların söylemleri var ki! Mesela Star yazarı Ahmet Taşgetiren!

Taşgetiren şöyle diyor;

‘Ama şu ana kadar görünen siyasi akışa baktığımda benim gözlemim, Tayyip Erdoğan’a halkın sahip çıkacağıdır. Bu, insanımızın büyük çoğunluğunun 1950’den beri sergilediği siyasi basiretinin yansıması olacaktır.

Bana göre Erdoğan’a karşı dindar bir camiaya yüklenen savaş misyonu, bizatihi, kendi kendine karşı verilen savaş misyonudur. Camia Tayyip Erdoğan’a vurdukça, kendi bünyesine vurmuş olacaktır. Ne kadar garip bir misyondur bu’

Xxx

Türkiye Cumhuriyeti Devletini, 1946’da temeli atılan 1950’de iktidara gelen Cami eksenli minare sembollü, ABD’nin uzaktan kumanda ettiği iktidarlar yönetiyor. İktidarda AP, ANAP, AKP değil de CHP hatta MHP olsaydı aslında değişen hiçbir şey olmayacaktı. Özellikle iki parti CHP ve MHP kısa aralıklarla koalisyon hükümetlerinde yer aldı, Türkiye’nin ABD’ye karşı duruşu veya cami eksenli, minare sembollü yönetim anlayışı değişti mi? Değişmedi! Türkiye’de her ne kadar cami eksenli siyasete karşı Anıtkabir karşı cepheye konsa da, işin içine ‘din’ girdiği için karşı cephe daha baştan kaybediyor.

Türkiye’de liboşundan, sosyal demokratına kadar çoğu yazar-çizer bana göre olup biteni görmüyor veya görmek istemiyor.

AKP; iktidara geldiğinde ideolojini sindire sindire uygulamaya koydu. Seçimler yaklaştığında liberal, solcu, paylaşımcı oldu. Seçimler bittikten sonra ideolojisini devam ettirdi. AKP’nin dünden bugüne yaptığı budur. O nedenle, tek adam veya Erdoğan’ın değiştiği söylemi doğru bir tespit değildir.

AKP koalisyonu içinde yer alan Gülen cemaati ile partinin nüvesini oluşturan milli görüşçüler arasındaki kavga partiyi zayıflatacaktır. Bu kavga paylaşımdan mı çıktı yoksa ideolojik mi bilemiyorum. Tahminim odur ki, Gülen cemaatinin dünyanın dört bir yanındaki okullarına Türk okulları adı verilmiş. Başbakanlığı süresince nadiren Türk adını kullanan Başbakan, Gülen cemaatine karşı oluşunun bir nedeni bu okulların adının Türk okulları olması mıdır? Yoksa, imam hatip-cemaat çekişmesi mi, veya milli görüş-cemaat kavgası mı? Bu kavgaya göstermelik ve tek yanlı kavga olarak da bakanlar var.

Hükümetin, ekonomik olarak duvara tosladığını, yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ayyuka çıktığını söyleyen bu kesim, Başbakan’ın bu görüntüyü ortadan kaldırmak için hamle yaptığı, binlerce bürokratı görevden aldığını söylüyor.

Xxx

Olayı kim nasıl yorumlarsa yorumlasın. AKP’nin oy kaybı ve iktidarının yıkılması ekonomi ile orantılıdır. Çünkü toplumun en az yüzde 35-40’ı her şartta Başbakan’a ve AKP’ye biat eder durumdadır. İnsanların kimi din ile kimi kumanya ile kimi sosyal yardımla kimi başka nedenlerle iktidara bağlı. Bu tablo ancak ekonominin S.0.S vermesiyle sallanır.

Başbakan’ın TÜSİAD Başkanının bu şartlarda yabancılar bu ülkede yatırım yapmaz sözünün ardından başbakanın TÜSİA başkanına bindirmesi ve geçenlerde 5 büyük sivil toplum örgütünün ortak açıklamasını TOBB’nun değil de TESK’in başkanının yapması ekonomideki flu görüntüyü ortaya koyuyor. Aslında doların TL karşısında bir ayda yüzde 30 civarında değer kazanması her şeyi ortaya koymaktadır.

Son söz olarak; AKP ve Başbakan dünden bugüne değişmedi. Değişen AKP ve Başbakan’a destek veren gruplar ve ülkenin ekonomik olarak S.O.S vermesi, dış ve iç politikadaki yanlışlar ve tutarsızlıklardır.

AKP’nin oy kaybı iktidarın sendelemesi, cemaatin koalisyondan ayrılması veya başbakanın tek adamlığı, değişmesi falan değildir. Olayı bu şekilde yorumlayanlar gerçeklerin üzerine örtmeye çalışıyor!

Bütün bu olumsuzluklara rağmen AKP’nin oy kaybetmesi ancak ekonominin kötüye gidişi ile olur. Bugün AKP’nin parti olarak huzursuz olması Başbakan ve hükümetin her gün değişik manevralara girişmesi bu kötü gidişi durdurmak içindir. Bu manevralar bana göre nafiledir. Çünkü Türkiye de değişiyor, Dünya da değişiyor. Önemli olan bu değişime ayak uydurmaktır.

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.