• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Trabzon 16 °C

Başbakan’ın İstiklal ve İstikbal mücadelesi!

Hasan Kurt

Başbakan Erdoğan, hemen her mitingde söylediklerini Trabzon’da tekrarladı. Hedefte yine Fethullah Gülen, MHP ve CHP vardı. En iyi propagandanın aynı sözleri tekrarlamak olduğu söylenir… Ki, doğrudur! Başbakan da doğru olanı yapıyor!

Başbakan’ın mitinglerde her tür imkanı kullanarak büyük kalabalıklar toplaması, toplatmasının ana nedeni, kendisine ve hükümet üyelerine yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddialarını kamufle etme girişimi olarak değerlendiriliyor. Başbakan, bu işi de gerçekten büyük bir ustalıkla icra ediyor.

Başbakan konuşmasında, ‘Pensilvanya, CHP bir kısım medyayı kiraladı.. Başbakanı dinleyemezsin, cumhurbaşkanını, bakanları dinleyemezsin. Hiçbir hakim bununla ilgili bir karar veremez. Adeta ülkeyi yönetenlerin haremine giriyorlar. Bunu tehdit unsuru olarak kullanıyorlar. Ne yaparsanız yapın ininize gireceğiz ininize. Er veya geç, bunun şakası yok. Bu ülkeyi biz sokakta bulmadık. Gereği neyse onun hesabını soracağız.’ diyor.

Ardından Kılıçdaroğlu’na bindiriyor, ‘Kılıçdaroğlu senin SSK’da hırsızlığını biliyor bu millet. Yahu CHP Anayasa Mahkemesince bile bu milletin hazinesini dolandırdıkları için trilyonlarca lira ödemeye mahkum edildi ya. CHP bu. Üsküdar’a müftü yakışır demiş. Dini siyasete bu kadar alet etmek olur mu ya? Oraya müftü demekle sen neyi anlatacağını zannediyorsun ya? Senin müftünün de ne olduğunu, senin de ne olduğunu millet biliyor ya.Şimdi bir şey daha duydum. Türkçe olimpiyatlarına katılacakmış. Katılsın, yanına Tunceli vekillerini alsın öyle gitsin, yanına ikna odalarının mucidi olan benim başörtülü bacılarıma zulmeden vekilini alsın öyle gitsin. Silivri’den çıkan vekillerini de alsın. Hep birlikte Türkçe olimpiyatlarına gitsinler.
Pensilvanya’nın askerleriyiz, Hocam izindeyiz diye tezahürat yapsınlar. Yakışır’ diyor. MHP de Başbakan’ın eleştirilerinden nasibini alıyor.

Başbakan istiklal ve istikbal mücadelesi yaptıklarını söylüyor.

Türkiye’de bugün bir istiklal mücadelesi gerçekten yapılıyorsa, bu mücadele kime karşı yapılıyor. Başbakan bunu net olarak söylemiyor. PKK’ya karşı mı, yoksa oturmuş düzene, sisteme karşı mı veya dış güçlere karşı mı?

İstikbal mücadelesi de farklı anlamlar taşıyor.

Seçim meydanlarında hemen her lider söylenecek değil de söylenmeyecek sözleri sarf ediyorlar. Belden yukarı da atıyorlar aşağı da!

***

Başbakan, muhalefetin eleştirilerine cevap vermektense karşı atağa geçiyor. 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda olan bitenin düzmece ve yalan olduğunu öylesine söylüyor. Asıl söylediği, ‘dinliyorlar, mahremiyete giriyorlar, montaj yapıyorlar vs’… Başbakan bir de ‘bütün bu iddialar gerçek dışıdır, yalandır, düzmecedir. Bunları yargıya vereceğim. Vs.’ dese ve bunda ısrar etse, süper bir iş yapmış olacak ama bunu yapmıyor, yapamıyor.

ABD’de yıllar önce bir vatergate skandalı yaşanmıştı. Muhalefet partisinin bürosuna dinleme cihazı yerleştirme olayı. ABD Başkanı Nixon, olayın aydınlatılması için Adalet bakanına talimat veriyor. Adalet Bakanı bir savcı görevlendiriyor. CIA, Başkan ile ilişkili bazı kişilerin olayla ilgileri olabileceğini ve işin ucunun Beyaz Saray’a dayanacağını rapor ediyor. Savcı, Beyaz Saray’dan başkanın konuşmalarının kaydını istiyor. Başkan Nixon bu duruma sinirleniyor, talebi ret ediyor. Adalet Bakanını görevden almak istiyor. Muhalefet partisinin desteği ile olay büyüyor. Mahkeme Nixon’un kayıtları teslim etmesine karar veriyor. Nixon kayıtları veriyor ve ardından kamuoyunun da baskısıyla istifa ediyor. Sonra yargılama süreci başlıyor.

Türkiye’de de Başbakan ‘dinleyemezsiniz, hiçbir hakim bununla ilgili karar veremez’ mealinden sözler söylüyor..Hani Türkiye’de de ABD’de 40 yıl önce yaşanan olaydaki süreç yaşansa! İşte Türkiye o zaman gerçek anlamda hukuk devleti olur.

***

Türkiye’de yıllardır benzer olaylar yaşanıyor. Mesela en son 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ve ardından onlarca gizli konuşmanın deşifre edilmesi.

Mahkeme kararı olmadan yapılan dinlemeleri onaylamak mümkün değil. Ama maalesef yalnız Türkiye’de değil hemen her ülkede bu olay yapılıyor.
Kimi ülkelerde güvenlik, kimi ülkelerde rüşvet ve yolsuzluğu önleme vs. adı altında yapılan bu dinlemeler, izinsiz de olsa sonunda soruşturuluyor, yargıya intikal ediyor.

Türkiye’de ise kimileri dinlemelerle, sahte belgelerle cezaevinde yatıyor, kimileri de elini kolunu sallayarak geziyor. Gücü elinde bulunduranlar ve işbirlikçiler adeta dokunulmaz oluyor. Bu da toplumda büyük infiale neden oluyor.

Türkiye’nin gerçekten istiklal ve istikbal mücadelesine ihtiyacı var. Ama bu mücadele, başbakanın icrası ve söylemleriyle hiç ama hiç örtüşmüyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.