• BIST 95.490
  • Altın 276,805
  • Dolar 5,7228
  • Euro 6,3519
  • Trabzon 25 °C

Başdenetçi Malkoç Moskova’da!

Başdenetçi Malkoç Moskova’da!
Refah Partisi eski milletvekili, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kamu başdenetçisi Şeref Malkoç, hafta içerisinde iki günlüğüne Rusya’ya gitmişti.

Malkoç, Moskova’da Rus yetkililerle görüştü. Hafta içerisinde bu köşede Malkoç ile birlikte Rusya’ya Trabzonlu bir gazetecinin gittiğini yazmıştık. Gazeteci Ali Öztürk, Malkoç ile birlikte Rusya’ya kendisinin gittiğini ve masraflarını da kendi cebinden karşıladığını söyledi. Ali Öztürk’e açıklamasından ötürü teşekkür ediyoruz.

 

Canalioğlu yürüdü mü?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a başlattığı ‘Adalet’ yürüyüşüne, CHP’lilerin dışında farklı partilerden binlerce kişi katıldı. Yürüyüş bugün İstanbul Maltepe’de düzenlenecek görkemli mitingle sona erecek. Hakkı Emiroğlu, CHP Trabzon eski belediye başkanı ve milletvekili Volkan Canalioğlu’nun ‘Adalet’ yürüyüşüne katılıp katılmadığını sordu. Volkan bey, tahminimiz o ki, yürümüştür.

 

Hormonsuz Türk aydını!

Ergenekon ve Balyoz kumpası mağdurlarından Trabzonlu emekli kurmay Albay Mustafa Önsel, Trabzonlu yazar Nihat Genç için, ‘Adam gibi bir adam. Rüzgara göre salınımda bulunmayan, hormonsuz bir Türk aydını’ ifadesini kullandı.

Önsel, Nihat Genç’in son yazısında emniyet müdürü Mehmet Fatih Eryılmaz’ın yaşadıklarını yazdığını belirterek, ‘Bu yazıyı mutlaka okuyan’ dedi.

(Not: Genç’in Oda TV’deki yazısının başlığı; Bu büyük halkın evladı olmaktan gurur duyuyoruz.)

 

Üç aydır bitmeyen onarım!

Gazeteci Turgay Beşyıldız, Trabzon Meydan parkının güneyinde onarımı devam eden umumi tuvaletin bir türlü tamamlanmamasına tepki gösterdi ve ‘Sanki Sümela Manastırının onarımı! 15 günde bitmesi gereken bir tuvalet onarım işi üç aydır bitmez mi? Bu ne biçim iştir?’ dedi. 

Turizm mevsiminde kent merkezinde üstelik bir parkta bulunan tuvaletin kapalı olması gerçekten ilginç! Trabzon’un bir numaralı sosyal medya gazetecisi, emekli yüksek makine mühendisi Teoman Yılmaz da, sayfasında Meydan parkındaki kapalı tuvaleti gündeme getirdi ve ‘İnsanlar sıkışınca ne yapacak?’ diye sordu. 

Sorunun cevabını herhalde Büyükşehir Belediyesinde bu işle ilgilenen amirler verecek!

***

Ben; Gezi ruhunun, Adalet yürüyüşü ikliminin, 15 Temmuz direnişinin ve  Yenikapı birlikteliğinin yanındayım...

Kısacası eylemleri yapanların, orada bulunanların değil haklı davaların yanındayım...

Gezi ruhu; İmar yolsuzluklarına karşı çıkmaktır.

Adalet yürüyüşü; Hukuksuzluklara karşı duruş, mazlumların, hakkın ve haklının yanında yer almaktır.

15 Temmuz; Darbelere karşı çıkmak ve demokrasinin yanında yer almaktır.

Yenikapı; Bütün renklerin, her fikrin ortak sevdalarda buluşmasıdır...

Arkadaşlar; Bu ülke hepimizin... Farklılıklar zenginliğimizdir yeter ki saygılı ve hoşgörülü olalım.

Not; "Ülkemizde vatan hainliği ince bir çizgidir. Her farklı fikri olana söylenmez." (Şükrü Kuleyin)

***

Şu an kendimi o kadar huzurlu hissediyorum ki !!!.

Teferruatlara girmeyeceğim lakin şu kadarını anlatayım…

Az evvel elinde falanca cemaat adına bağış makbuzuyla ofise gelen genç bir kardeşimize biraz nasihat ettim..

Gözlerindeki ona yanlış anlatılan Türklük ve Atatürk nefretini birazcık da olsa yok ettim.

Çünkü; Onun "Elmalılı Hamdi Yazır"ı dahi bu millete ulu önder Atatürk'ün hediye ettiğini öğrettim.

Türkçe ezanı Atatürk'ün değil, başkalarının okuttuğunu öğrettim.

Latin alfabeye geçmemizin İslam düşmanlığı için olmadığını öğrettim.

Arapça'nın ve Arapların dinin sahibi değil aksine düşmanı olduğunu örneklerle anlattım.

Mekke'de; müselman diye bildiği bazılarının üstelik de kadın yokken yüksek dozda viyagradan öldüğünü öğrettim.

Bazı cemaat kurumlarında erkek çocuklara tecavüz edildiğini öğrettim (bunu bilmediğine dair yemin etti).

Kur'an kurslarında kız çocuklarının diri diri yandığını, üzerinin örtbas edildiğini öğrettim.

Ve bu genç (tahminen 19/20 yaşlarında) bana şunu söyledi giderken..:

"Amca, bize tv, internet, gazete vs okumak yasak ki!.. Ben Allah yolunda Kur'an eğitimi alıyorum"!!!.....

Başka bir şey anlatmama gerek yok sanırım değerli arkadaşlar!!. (Aydın Aydın)


***

İstiklal gazisi başöğretmen Kurtuluş bayramında kürsüde konuşuyor;

-Biz bu ülkeyi kanımızla kurtardık. Gazi Mustafa Kemal Paşa kurulan devleti gençliğe emanet etti. Bu gençlik asildir, bu gençlik çalışkandır, bu gençlik... diyerek gençleri övüyor. Halk arasında başöğretmenin lakabı yaşlı çoban köpeklerinden esinle "zağar"dır. Bu lakabı kendi de bilmektedir ve çok sinirlenmektedir bu duruma. Hitabetin en civcivli yerinde kalabalığın arasından bir ses,

-Zağar diye bağırır. Başöğretmen kürsüde, elinde mikrofon öylece kala kalır. Gençlere doğru bakar, bakar, bakar ve

-Bok yesin bu gençlik diyerek mikrofonu bırakır, kürsüden iner.

Yaşanmış bir hadisedir. Şimdi aklıma geldi ve anekdot unutulmasın istedim. (M.Haydar Ustaoğlu)

***

Rizebahçespor kulübü başkanı Trabzonspor'u UEFA'ya şikayet etmiş ve demiş ki: "Falan filan İnter Milan, bir Feneri sevdim gerisi yalan." (Harun Çelik)

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.