• BIST 89.940
  • Altın 145,207
  • Dolar 3,6228
  • Euro 3,9026
  • Trabzon 9 °C

Başkan cevap veremez çünkü...

Başkan cevap veremez çünkü...
Röportaj: Adnan SUNGUR / Sporyorum

Sabahattin Çakıroğlu… Kamuoyu onu İbrahim Hacıosmanoğlu’nun başkan adaylığı süreci içinde tanıdı. Sonra başkan yardımcısı oldu. Ama bu görevi çok kısa sürdü. Çünkü Hacıosmanoğlu’na adeta bayrak açtı. İnanılmaz suçlamalar, çok sert açıklamalar yaptı. Özellikle Trabzonpor taraftarının çok yakından tanıdığı, sözlerini tartmaya çalıştığı isim oldu. Aslında belki de, Hacıosmanoğlu’na, ‘Kral çıplak’ diyen ilk isim olma özelliğine sahipti. Korkusuzca ve açık, net konuştu. Görevinden istifa ettikten sonra da boş durmadı. Yakın çevresiyle istişarelerde bulundu ve kamuoyu yoklamalarına başladı. Başkan adaylığı konuşulan Çakıroğlu, Trabzon’a geldi, adeta mekik diplomasisi yaptı. Ve bu arada o yoğun temponun içinde bize de zaman ayırarak önemli açıklamalarda bulundu. İşte sorular ve Sabahattin Çakıroğlu’nun söyledikleri…

 

A.SUNGUR: Sayın Çakıroğlu, yönetime girdiniz, kısa bir süre çalıştınız ve sonra başkana adeta bayrak açtınız. Görevlerinizden istifa ettiniz fakat yönetimde kaldınız. Bu süre içinde de başkana çok ağır eleştiriler yönelttiniz. Yönetimde olup da bu eleştirileri yapmanın sebepleri  nedir?

S.ÇAKIROĞLU: Onu eleştirdim çünkü daha ilk günden yanlışlar yapmaya başladı. Yönetim diye bir şeyin ortada olmadığını gördüm. Üçüncü ayın sonunda tüm görevlerimden istifa ettim. Ama yönetimde kalıp, vereceği zararları azaltma çabası gösteririm diye düşündüm. Ama engellemelerde bulunamadığım için artık onun yaptığı tüm yanlışların ortağı haline dönüşmemek için de yöneticilikten istifa ettim. Yönetici olup, kulüp başkanını, Trabzonspor’u siyasete sattığını, kulübü kötü yönettiğini, aşırı borçlandırdığını, yaptığı ve daha birçok ağır suçlamayıp görevine devam eden her halde tek kişiyim… Benim bunca ağır suçlamama rağmen onun karşı cevap verememesinin sebebini İbrahim Hacıosmanoğlu’na sormak gerekir. Bu sorunun muhatabı ben değilim.

 

A.SUNGUR: Sizden korkuyor mu, yoksa çok önemli açıkları mı var ki, bunca suçlamalara, ağır hakaretlere rağmen, İbrahim Hacıosmanoğlu gibi herkese çok sert tepkiler gösteren bir başkan pek sesini çıkarmıyor?

S.ÇAKIROĞLU: Bunu siz değerlendirin ama şunu ifade edeyim ki, benimle ilgili bir endişesinin olması için her hangi bir neden yok. Açığı olma meselesine gelince bunu çok yanlış bulurum. Yani ben onun, kulübe büyük zarar verdiğini bileceğim ve bende kalacak, açıklamayacağım. Böyle bir şey, onun kulübe verdiği zarardan çok daha kötüdür ve onun yanlışlarından çok daha büyüktür. Demek ki söylediğim her şey doğru ki, hiçbir şekilde karşılık vermiyor. Ve şunu ifade edeyim ki, ilk günden bugüne söylediğim her sözün, her kelimenin arkasındayım.

 

A.SUNGUR: Yönetime seçilmeden önce İbrahim Hacıosmanoğlu’nu hiç tanımıyormuydunuz? Neden o halde onunla birlikte yola çıktınız?

S.ÇAKIROĞLU: İnanın hiç tanımıyordum.  Bana, KASİAD başkanı, çok sevdiğim değerli insan Sait Yılmaz’ın referansıyla bana geldi. Türkiye’nin çok önemli işadamlarıyla yönetim oluşturduğunu söyledi. Projelerini, yapacaklarını anlattı. Biz de onu tanımadığımız için, referansa da güvenerek beraber olmayı kabul ettik. Ama kısa sürede yanlış yaptığımızı anladık.

 

A.SUNGUR:  Eleştirileriniz çok ağır değil mi ama?

S.ÇAKIROĞLU: Niçin ağır olsun ki! Namusum dediği kupayı alma konusunda Trabzonspor’un elini kolunu nasıl bağladığını gördük. Artık kıpırdama bile kıpırdayamıyoruz. Tüm transferleri kapalı kapılar ardında yapıyor. Kırka yakın oyuncu alındı, 100 milyon Euro’ya yakın para harcandı, 2 isim dışında hepsinin sıradan olduğu ortada… Bu transferleri, sabıkalı, menajerlik belgesi devlet tarafından iptal edilmiş kişilerle yürütüyor. Kulübü borçlandırması, bu kadar büyük kredi almaları, mahkemelere, üyelerin imzasına rağmen koltukta oturma sevdaları bile benim yaptığım eleştirilerin az olduğunu gösterir. Mali kongrede yapılanlar ortada… Ama kamuoyunun ve benim algım, bunların sevdasının koltuk olduğu şeklindedir.

 

A.SUNGUR: Peki başkanın bu şekilde tavır takınması, görev süresini uzatmaya çalışmasının arkasında ne olabilir?

S.ÇAKIROĞLU: Yani inanın, ben de tam olarak bilmiyorum. Elimde belge olsa konuşacağım. Ama kulübe gerçekten çok büyük kötülükler yapıyorlar. Adeta Trabzonspor’dan ve Trabzon halkından intikam alırcasına zarar veriyor. İnsan için başarısızlık da bir sonuçtur. Başaramayınca yarı yoldan dönmek de erdemdir. Bu kulübe gerçekten büyük zarar veriyor. Ama zarar verdiğini görmüyorsa da tıbbı tedaviye ihtiyacı var demektir. Sıkıntı yaşadığını gördüğünde, Trabzonspor’un önünü açmak, her Trabzonsporlunun görevi ve sorumluluğudur. Hizmet ettiğini sanmasın, yaptıklarının sonucu bir hezimettir.

A.SUNGUR: Siz görevdeyken alınan hiçbir karardan haberiniz olmadı mı, Sayın Hacıosmanoğlu’nun yanlış yönetim anlayışında olduğuna ne zaman karar verdiniz?

S.ÇAKIROĞLU:  Göreve yeni gelmişiz. Televizyon izliyoruz. O sırada başkan çıkıyor ve konuşuyor. ‘Teknik direktörlük görevine Mustafa Akçay’ı getirdik’ diyor. O anda şoktayız. İlk kez orada bunu öğreniyoruz. Yani daha önce hiçbir şekilde konuşulmuş bir konu değil. Ben bir yandan da, ‘Tolunay Kafkas istifa mı etti, ne zaman etti de haberimiz olmadı?’ diye de kendi kendime soruyorum. O anda, bu başkanın, yönetimini hiçe sayarak çalışma şekline sahip olduğunu anladım.

 

A.SUNGUR: Tolunay Kafkas’ın gönderilme biçimi ve sonraki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

S.ÇAKIROĞLU: Bakın, Tolunay Kafkas ile yolları ayırmak isteyebilirsiniz. Kendisine, “Hocam, seni çok seviyoruz. Trabzonspor’un önemli bir halkasısınız. Ama biz yeni seçildik. Farklı bir plan ve projelerimiz var. Eğer sen de uygun görürsen, yolları ayırmak istiyoruz’ dersiniz. O da bunu makul karşılar, ya da tavır alır. Siz de ona göre kararınızı uygularsınız. Bir insanı bu kadar aşağılayarak göndermenin mantığı var mı, insana yakışır mı? Peki ne oldu? Şimdi adamla mahkemeliksizin. Onca tazminat ödeyeceksiniz. Mustafa Akçay’ı gereksiz yere harcıyorsunuz. Hami Mandıralı’yı harcıyorsunuz. Halilhodzic’i getirip, gönderiyorsunuz. Ersun Yanal’ı takımın başına koyuyorsunuz. Ünal Karaman’ı, Fatih Tekke’yi yok etmeye çalışıyorsunuz. Bunca parayı kim veriyor. Kendi cebinizden mi karşılayacaksınız? Peki Trabzonspor’un paralarına yazık değil mi? Buna kimsenin hakkı var mı? Kaldı ki Tolunay da, Hami de, Ünal da, Fatih de, Mustafa Akçay da bu kulübün değerleri ve onları bir kalemde silmek hiçbir yönetime yakışmaz…

 

A.SUNGUR:  Yapılan transferlerin yanlışlığından ve pahalı olmasından, bunlar nedeniyle kulübün ekonomik olarak büyük sorunlar yaşadığından söz ettiniz.

S.ÇAKIROĞLU: Bakın 2 yıl içinde 40’a yakın oyuncu transfer etmişsiniz.Yani 3 tane sol bek almışsınız, 10 milyonlarca lira para ödemişsiniz. Ama sol bekte ya Mustafa Akbaş, ya Yusuf Erdoğan oynuyor. Madem burada oynayacaktı, niçin böylesine büyük paraları harcadınız. Aynı şekilde 4 tane stoper, 3 tane sol kanat, 3 tane sağ kanat, 3 tana forvet, sayısız orta saha veya sağbek alıyorsunuz. Bunların kaç tanesini kullanacaksınız ki? Yapılan tüm bu işler gerçekten kulübe ihanetle eşdeğerdir bana göre…

 

A.SUNGUR. Gelelim size, başkan adayı gibi insanlarla görüşüyor, çalışmalar yapıyorsunuz. Çalışmalarınız ne aşamada?

S.ÇAKIROĞLU: Yeniden kurulacak Trazonspor’un geleceğine katkım olacağını düşünen dostlarım, benim böyle bir görevi yapabileceğimi söylediler. Birçok yerden baskı geldi. Fakat şu anda başkan adayı falan değilim. Zaten bir kongre süreci de başlamamış. Şu anda sadece istişare ediyorum.  Kulübün önde gelen, akil insanlarıyla bir araya geliyorum. Mesela Celil Hekimoğlu ile de görüştük, bir araya geldik. Derdimiz, sevdamız aynı, Trabzonspor.

 

A.SUNGUR: Peki yaptığınız istişarelerde vardığınız sonuç nedir?

S.ÇAKIROĞLU: Bakın başkanlık yarışında benim adımın olması önemli değil. Önemli olan kulübün tüm unsurlarıyla birlik ve bütünlük içinde hareket edebileceği, herkesi toparlayabileceği bir yapının ortaya çıkmasıdır. Benim istişarelerden edindiğim izlenim, şartlar ne olursa olsun parçalanmış yapının ortadan kalkmasını istiyor insanlar. Celil Hekimoğlu da aynı düşüncede…  Ben de böyle inanıyorum ve bu nerenle de bugüne kadar kimseyle başkan adaylığımı konuşmadım. Kimseye, ‘Adayım ve bana oy vermenizi bekliyorum’ demedim. İnsanların tümü akliselimin kazanmasını istiyor. Kaliteli bir yönetimin kulübün başına geçmesini talep ediyorlar.

 

A.SUNGUR:  Kulübün eski isimleriyle bir araya gelmen yadırganmıyor mu? Çünkü onlara daha çok, ‘Derin Trabzonspor’ yakıştırması yapılıyor…

S.ÇAKIROĞLU:  Bakın, ben bu kulübün belki de kuruluşundan beri içinde olan, ya da uzun süredir Trabzonspor’la bağları bulunan insanlarla bir araya geliyorum. Onları akil insanlar olarak kabul ediyorum. Onca yaşanmışlıkları, tecrübeleri var. Kendilerinden, bu kulüp neyi doğru yaptı da Türkiye’yi ayağa kaldırdı, büyük başarılara imza attı, ya da neler yanlış gitti de, büyük hezimetler, başarısızlıklar yaşadı, bunları öğrenmek istiyorum. Bunları onlardan daha iyi kimler bilebilir ki! Onlar da tarihte yaşanan olayları, hataları, doğruları ortaya koymaya, benimle paylaşmaya çalışıyorlar. Eğer bir gün bu kulübü yönetirsek, kesinlikle tarihi sürçte yapılan yanlış ve doğrulardan da ders çıkarak geleceği kurmaya, inşa etmeye çaba göstereceğiz.

 

A.SUNGUR: Peki, Trabzon’da bu görüştüğünüz insanlar, ya da farklı kesimlerden, başka bir proje karşınıza gelirse tavrınız ne olur?

S.ÇAKIROĞLU: Bakın, biz Trabzonspor’a hizmet etmek istiyoruz.  İçinde veya dışında hiç fark etmez… Hayatım boyunca tek adamlığa karşı çıktım. Beni ikna eden herkese açık destek veririm. ‘Benim dediğim olacak’ mantığıyla bir kulübe, hele canınız gibi sevdiğiniz bir kulübe hizmet edemezsiniz.  Çoğulcu, akılcı, siyasetten, kavgadan, birilerini ötekileştirmekten uzak duracak, akli selim bir oluşumun yapı taşlarını oluşturmaya çalışıyoruz. Yaptığım oluşumdan, ekipten daha iyi hizmet verebilecek bir anlayış çıkarsa, kimsenin şüphesi olmasın ki kesinlikle destek veririm.

 

A.SUNGUR: Teşekkür ediyorum

S.ÇAKIROĞLU: Son mesajım, bu kulübün ancak bütün bireylerinin, kentinin, ülke ve dünyadaki sevenlerinin desteğiyle ayağa kalkacağının bilinmesi gerektiğidir. Ben size teşekkür ediyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
YERİN KULAĞI
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
  • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.