• BIST 101.930
  • Altın 272,584
  • Dolar 5,6655
  • Euro 6,2669
  • Trabzon 24 °C

Başkan Elazığ yolcusu

Yer KULAK

 467b330f-bb02-41cd-b55e-432046eb25be.jpg Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, bugünlerde eşi ile birlikte Elazığ’a gidecekmiş. Başkanın eşinin babası bir süre Elazığ’da ticaretle meşguldü. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın eski başkanı İdris Alan, başkan Zorluoğlu ve eşinin de yakın ahbabı. Zorluoğlu, Elazığ’a, Alan’ın oğlunun sünnet töreni için gidecekmiş. Başkan muhtemelen de Kirve olacak.
 

8 kişi 85 çuval fındık toplayabilir mi?
   Trabzon’da ve Karadeniz bölgesinde fındık bahçesi olup da, bir kişinin bir günde en fazla kaç çuval (büyük boy) fındık toplayacağını üç aşağı beş yukarı bilir.
Dün bu soruyu, birkaç ton fındığı olan gazeteci Osman Cudi Yılmaz’a sorduk.
Osman Cudi; ‘Bir kişi eğer dalda fındık varsa ve iyi toplayıcı ise en fazla 2.5- 3 sarı kolon çuval fındık toplar. Normalde bir kişinin toplayacağı fındık 2 çuvalı geçmez. Hayırdır, neden sordun’ dedi.
f30da5a1-ac12-4098-8b7b-4ead4835e340.jpgBiz de, ‘Hasan Kurt beyin kardeşi Orhan Hoca, 8 kişi bir günde 85 çuval fındık topladıklarını söyledi. İtiraz ettik. Mümkün değil, dedik. Orhan Hoca, güldü ve “Rahmetli kayınpeder, fındıklıkların altına fındık toplanmadan bir ay kadar önce temizletirdi. Herkes fındığını toplar. Kayınpeder toplatmazdı. Herkesin fındığı biter kayınpeder başlardı toplatmaya. Toplamayı da daldan değil yerden yaptırırdı. 8 gündelikçinin biri, dalları silkeler. Biri dallarda kalana göz atar. 4’ü tırmıkla yere düşen fındığı bir araya toplar. İki kişi de sepetle, çuvala doldurur. Ben de öyle yaptım ve 8 kişi günde 85 sarı kolon çuval fındık topladık” diyor diye cevap verdik.
Fındık toplama yevmiyesinin fazla olduğunu söyleyenlere, fındık bahçesinde uzun süre çile çekenlere duyurulur.
Bahçeyi, hasada başlamadan bir ay önce iyice temizleyin, temizletin. Yevmiyenin yarısını kurtarın aynı zamanda eziyet de çekmeyin ve fındığınız da randımanlı olsun.
 
Ali Savaş’ın sitemi!
   2ec05ba4-76a4-438c-9796-342a3d2897a7.jpgTrabzon medyasının en renkli ve farklı isimlerinden biri olan Ali Savaş, her ne kadar 30 yıla yakın devlette işçi kadrosunda maaş almışsa da, bu süre zarfında ve emekli olduktan sonra da aktif gazetecilik yapar bir isimdir. Ali Savaş, yandan çarklı da olsa çalıştığı gazetelerde, TV’lerde binlerce haber üretmiş yüzlerce yazı yazmıştır.
  Hakkı Emiroğlu da Ali Savaş gibi Köy Hizmetlerinde çalışıyordu. Emiroğlu’nun siyasetçiden emniyetçisine, iş adamına kadar geniş bir çevresi vardır, istihbaratı da güçlüdür. Emiroğlu, emekliliğin son dönemlerinde TV’ciliğe başladı. Yerel TV’lerde boy gösterdi. Sonra gazete diliyle de olmasa yazmaya başladı. Emiroğlu, önceki gün AKP’de politika yapanlar ve partiye yakın isimlerle ilgili bazı iddialarda bulundu. Çoğu kişinin, eşine dostuna, çocuğuna, kendisine iş bulabilmek, ihale vs. alabilmek için partiye girdiğini ileri sürdü. Örnekler de verdi. Ali Savaş için de, ‘Sülalesini işe koydu’ dedi.
  Ali Savaş aradı ve, ‘Kimi işe koydum. Benim oğlum 22 bin kişinin girdiği sınavda 120. oldu. 800 kişi işe alınacaktı. Benim oğlum da başarısından ötürü idari hakim oldu. Bu arkadaş, bana sataşacağına aynaya baksın’ dedi.
 

Sümela Manastırı’nın Hazinesi!
   Kültür ve Turizm bakanlığı, Sümela Manastırı’na ait 100 e yakın paha biçilmez eserin izini sürüyormuş.
  İzi sürülen eserler arasında, Trabzon İmparatoru III. Aleksios’un 1364’te tahta çıkan oğlu III. Manuel Komnenos’a hediye ettiği paha biçilemeyen Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği bir haç ile ABD askerlerinin 1950’lerdeki NATO görevi sırasında yurt dışına çıkardıkları öne sürülen, “üzüm asma figürlerinin bulunduğu kapı” gibi eserler varmış.
  a979f846-5fa5-4d57-8201-c96906a519a6.jpgCHP Trabzon milletvekili Ahmet Kaya, bir süre önce Manastır’daki kayıp hazine için Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy’a cevaplandırması isteğiyle soru önergesi vermişti.
  Bakan Ersoy,  TBMM’ye gönderdiği yazıda, “Sümela Manastırı’na ait 77 adet eser, bakanlığımıza bağlı Ayasofya Müzesi Müdürlüğü ikona ve kilise eşyaları envanter defterine kayıtlı olup halen Ayasofya Müzesi Müdürlüğü’nde muhafaza edilmektedir” dedi.
  Gazeteci Cevdet Alap, Sümela’da 1924 yılında devlet kontrolünde alınan eserlerin bir bölümünün Ankara’ya gönderildiğini, birkaç parçanın Yunanistan’a gitmiş olabileceğini ve çok az bir kısmının o dönem Trabzon Öğretmen Okulu kütüphanesinde olduğunu yazmıştı.
Bakan Ersoy; 1 Mart 1925’te dönemin Milli Eğitim Bakanı Şükrü Saraçoğlu Başbakanlık’a resmi bir yazı ile Sümela Manastırı’nda bulunan ve kayıt altına alınan eserlerin listesini gönderdiğini söyledi.
Kayıt altına alınan eserler şunlar;
Bir adet altın yaldızlı hızmayla kaplanmış bir taç.
Bir sandık içinde gümüşle altın yaldızlı, üzerinde Rusça yazılı mine ve taşlarla süslenmiş tabak takımı.
125 g. ağırlığında etrafı yeşil taşlarla süslü, etrafı işlemeli haç ve ayağı.
350 g. ağırlığında altın yaldızlı gümüş ayaklı kupa.
Sekiz adet üçer kilo ağırlığında yedi parça kupayla birlikte kaşık takımı.
İki adet 250 kg. ağırlığında kilise şeklinde kahve şeker kutuları.
Bir kilo 600 g. ağırlığında gümüş sini.
Bir kg. ağırlığında yedi parça gümüş tepsi, çok sayıda el yazması kitap.
Bakanlık envanterindeki bu eserler, şu anda Ankara’da bir müzede mi, yoksa depoda mı bilinmiyor. Çünkü bu konuda net bir açıklama yok. Eğer Ankara’da ise Trabzon’a gönderilmeli ve Sümela Manastırı’nda muhafaza altına alınmalı ve sergilenmelidir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı bir yandan Sümela’dan alınan veya çalınan hazinenin peşine düştü, diğer yandan da bir başka bakanlık 1200’lü yılların ortalarında yaptırılan Sümela kadar önemli olan bir başka tarihi yapıyı, Ayasofya Müzesinin yarısını cami yaptırdı.
 ***** 

Karamollaoğlu’nu dinlerken!
  Saadet Partisi genel başkanı Temel Karamollaoğlu Bey'in dün gece genel merkezde Akit TV ile yaptığı programla ilgili ciddi kuşkularım vardı. Ama Temel Bey'in programdaki Türkiye'nin ciddi meselelerinden kaynaklanan dominant tavrıyla o kuşkular buhar oldu, şükür. Yeni genel merkezde diğer ulusal televizyonlarla Türkiye'nin gündemiyle ilgili bu türden doyurucu programlar yapabilir Temel Bey. AKP iktidarının baskısıyla ülkenin gerçekleri ana akım medyadan o kadar kaçırılmış ki insan Temel Beyi dinlemeye doyamıyor.
Ne diyor Temel Bey;
İstanbul Sözleşmesi AKP iktidarındaki birilerinin ustalık eseridir.
Çamlıca Camii ve sosyal dokudan izole camiiler gösteriş ve israftır.
Tarihte ilk kez bir ülke gereksiz imar ile çökertildiğine şahit olmaktayız.
Eğitimde şıkı şıkı baba dönemini yaşıyoruz.
Adalet sarayları var ama adalet yok!
Bir Fetö var bir Fetö de AKP'den içerü!
Valiler AKP'nin  militanları gibi davranıyorlar.
Kısacası; Temel Bey kendi evinde ve seyircisi önündeki programda ilk kez meramını vurgulu bir şekilde ifade etme şansını yakaladı. Aynı şeyi diğer ulusal kanallar üzerinden daha incelikli şeylerle daha rafine bir üslupla denemelidir. (Metin Kondel)

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.