• BIST 96.636
  • Altın 144,667
  • Dolar 3,5715
  • Euro 4,0214
  • Trabzon 15 °C

Basmahane’de bir otel odası!

Basmahane’de bir otel odası!

 

İzmir’e hayatım boyunca ya üç kez ya da beş kez gitmişim.

İlk gidişim 1970’in ortaları idi.

Trabzonspor’un peşine kalktık, Trabzon’dan önce İzmir’e sonra Çanakkale üzerinden İstanbul’a gitmiştik.

Trabzon’un o yıllardaki mahalle reisleriyle, kırık topuk ayakkabı giyenleriyle, delikanlılarıyla iki otobüsle Trabzon’dan hareket etmiştik.

Yaklaşık yüz kişi idik!

Yazar Nihat Genç’te bizimle beraberdi. Bir kitabında bu seyahati de yazmıştı.

O yüz kişi Trabzon’dan ayrıldıktan sonra Trabzon sokakları, caddeleri, kahveleri ıssız ve öksüz kalmıştı!

Birbiriyle kavgalı olan o yüz kişiyi Trabzonspor bir araya getirmişti!

İzmir’e ilk gidişim, o yıllara denk gelir.

Konak meydanındaki gösteri hala hafızamda!Trabzonspor bayraklarıyla oturup kalkıyorduk.

O gün yanılmıyorsam Göztepe ile oynamıştık.

Teyit etmek için Trabzonspor Divan Kurulu Başkanı Ali Özbak’ı aradım.

‘Göztepe ile berabere kaldık, üç gün sonra İstanbul’da Galatasaray’a kupa maçında 1-0 yenildik. İlk maçı 1- 0 kazanmıştık. Penaltılarla kaybetmiştik. Bizim Hüseyin Tok atamamıştı’

Ali Özbak, gerçekten maşallahlık!

Konak, Basmahane derken Alsancak stadına gitmiştik.

Maç sonrası da Çanakkale’den Avrupa yakasına geçtik. Sabah gün açarken Tekirdağ’da idik!

Birkaç yıl sonra tekrar İzmir’e gittiğimi hatırlıyorum.

Basmahane’de eski bir otelde kalmıştım.

Eski dediğim otel, bir dönemler İzmir’in en iyi otellerinden biri idi.

Trabzon’daki Benli Palas gibi!

Daha sonraları İzmir’e birkaç kez daha gitmiştim.

O gidişlerimde Efes’te, Balçova’da, Kuşadası’nda, Çeşme’deki yıldızlı otellerde kalmıştım.

İstanbul gazetelerinden o dönemler çalışanlar, seyahatlere gittiklerinde genelde yıldızlı otellerde kalırlardı. Otel rezervasyonları merkezden yapılırdı.

İzmir’e en son dört yıl önce gittim.

Dikili’den İzmir’e gelmiştim.

Birkaç saat kalıp, oradan Antalya’ya geçtim.

Yıllar önce uğradığım Basmahane’ye gitmeye niyetlenmiştim. Ama gidemedim.

‘Ne işin var Basmahane’de, Kordon’da iki tur atalım, Karşıyaka sahilinde bir kahve içelim’ tepkisi ile karşılaşmıştım.

İzmir’in bir dönemlerine damgasını vuran Basmahane semti son yıllarda çok farklılaşmıştı.

Bu satırları neden yazdım?

Dün, o İzmir’in kendi haline terk edilen Basmahane semtinde yarı köhne bir otelin odasında kalp krizi sonucu ölen bir arkadaşımın, dostumun cenazesi için İskenderpaşa Cami’sinin avlusunda idik.

O arkadaşımızın adı Ömer Değirmenci idi.

Ömer Değirmenci’yi, çokları öğretmen ve dershaneci olarak tanırdı.

Değirmenci, aynı zamanda bir gazeteci idi!

Rahmetli Ziyad Nemli’nin sahibi olduğu Türksesi Gazetesi’nin ikinci yazı işleri müdürü idi.

Türksesi’nin ilk müdürü bugün KTÜ’de öğretim üyesi olan Prof. Dr. Saadettin Korkmaz’dı.

Saadettin de Ömer gibi Yomralı idi!

Ömer; Türksesi Gazetesi’nde iki yılı aşkın süre yazı işleri müdürlüğü yaptıktan sonra ayrılmış, öğretmen olmuştu.

Türksesi’nin o günkü kadrosunda kimler yoktu ki!

Dizgide; Cino Muammer, Ali Kara. Yazar kadrosunda Prof. Dr. Erdoğan Özbenli, Doç. Dr. Türkay Tüdeş ve diğerleri…

Ömer’in cami avlusundaki naşının önünde, sakallı, uzun saçlı ve gözlüklü bir genç duruyordu.

Halil Değirmenci’ye, ‘Bu delikanlı kimdir?’ dedim.

‘Ömer’in oğlu. Hanımı ve kızı da burada’ dedi.

Ömer, Yomra’da çalışırken resim öğretmeni olan Neslihan ile evlenmişti.

Yıllar sonra ayrıldılar.

Neslihan, İzmir’e baba ocağına dönmüştü. Çocuklarını da yanına almıştı.

Ömer, Trabzon’da bir dershanede idi.

Bir yıl önce, çocuklarının hasretine dayanamadı ve İzmir’e gitti.

Orada bir dershanede çalışmaya başladı.

Çocuklarıyla görüşüyordu ancak eşinden ayrı yaşıyordu.

Basmahane’de bir otele yerleşmiş. Otel’de kaldığını kimseye de söylememişti.

Çokları, onun evde kaldığı biliyordu.

Basmahane’deki o otel odasında ölü bulunmasaydı, belki de hala öyle bilecektik.

Cami avlusunda, Neslihan hoca hanımı gördüm.

Bana sarıldı ve ‘ben ne yapabilirdim’ dedi.

Teselli ettik.

Az da yaşasak çok ta yaşasak bir gün ölümü tadacağız!

Bu dünyada kaçışı olmayan tek gerçek var. O da ölüm.

Ruhu şad olsun.

 

Başkan Şener

Nereye koşuyor?

 

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener de asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu gibi eleştiriye pek tahammül edemiyor.

Lig biteli neredeyse bir ay oldu!

Lig bitmeden iki ay öncede mevcut hocaya yol vermişsin, göndermişsin.

Yani, kulüp üç aydır hocasız.

Türkiye’nin dört büyük kulübünden biri olan Trabzonspor nasıl olur da üç aydır hoca bulamaz?

Yerli yabancı bir hoca ile anlaşamaz!

Olacak iş değil!

Başkan Sadri Şener olarak, hocana yol veriyorsan en kısa süre içersinde yerine birini getireceksin.

‘Falancı ile görüştük, cevabını bekliyoruz. Filancı ile anlaştık, son anda vazgeçti. Kimseye de hoca beğendiremiyoruz’ gibi sözler boş sözlerdir.

‘En kötü karar, kararsızlıktan iyidir’ denir.

Aday adaylarını belirlersin. En fazla 10 veya 15 günde biri ile anlaşırsın.

İnternet sitelerinin birinde dün ilginç bir haber vardı.

Trabzonspor, Haliloviç ile 1 milyon Euro’ya anlaşmamış, 3 milyon Euro isteyen Eriksson’un peşinde imiş.

3 milyon Euro’nun bir de Menajerlik ücreti var.

Haliloviç, Atay Aktuğ döneminde Trabzonspor’un hocası idi.

Trabzon’u, Trabzonspor’u tanıyor.

İstediği rakam, daha da aşağıya çekilebilir.

Neredeyse sıradan yerli hocalardan daha az maliyetli.

Haliloviç, üstelik şu anda bir ülkenin milli takım hocası!

Geçenlerde, Trabzonspor’un gündeminde olan İtalyan hoca ile ilgili iki satır yazmıştım.

Sponsor olarak Ferrore firmasını adres göstermiştim.

Hiç kimse oralı olmadı!

Neden olsun ki?

Zahmetli işe kim soyunur?

Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, olağanüstü kongre kararı almakla bir taşla üç hatta dört kuş vurmuştur!

Önce bakan Faruk Özak’a mesaj gönderdi.

Mesajın birincisi ve en önemlisi ‘Kasa tam takır, gidişat iyi değil. Ayrılırsam fatura sana kesilir’.

İkincisi; yönetimi yenileme düşüncesi.

Üçüncüsü; ipleri iyice ele almak.

Sadri Başkan, şu an itibarıyla dışardan gördüğümüz kadarıyla hedefine ulaşmış gibi.

Ancak yine de ya kendinden emin değil ya da kendisine destek verecek olanlardan!

O nedenle bir türlü karar veremiyor!

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.