• BIST 116.535
  • Altın 162,411
  • Dolar 3,7791
  • Euro 4,6395
  • Trabzon 8 °C

“Başörtülü Bacılar” Üzerinden Çelişki Yakalamak

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Bu ülkede onlarca yıldır yaşanmış olan başörtüsü sorunundan neler çektik… Rejim gitti-geldi. Yer yerinden oynadı. Laik devlet düzeni üzerinden yürütülen tartışmaların temelinde yatan esas unsurun “oy devşirme” çabası olduğunu herkes anlayınca ortalık sakinleşti. Anormal düzeye ulaşan saflaşma, yerini karşılıklı anlayış ve hoşgörü ortamına bıraktı. İyi de oldu.

Üniversitede yapmakta olduğum görevim nedeniyle, bu konuda birebir deneyimler yaşamış ve işin esas boyutunu yerinde gözlemiş bir akademisyen olarak kendimi hep rahat hissetmişimdir. Bunu en iyi öğrencilerim bilir. Üniversiteye bilim, teknik, meslek edinme ve yaşamına güvence katabilme adına gelen çocuklarımızın hangi koşullar altında yaşam sürdürdüklerini çok iyi bilirim. Elimden geldiğince dünya görüşlerine, sosyal statülerine, giyim kuşamlarına hiç bakmadan yardımcı olur, söylemesi ayıp ama gerektiğinde öğrenim harçlarını bile kendi cebimden yatırırım.

Bu ülkenin yaşamakta olduğu sosyal ve siyasal değişimin sancılı faturasını hep birbirimize kesmek gibi bir alışkanlığımız da gelişti. Hoşumuza gitmeyen siyasi görüşün güç kazanmasını hazmetmekte zorlanıp, işin kolaycılığına kaçarak “koyun”, “bidon kafa”, “göbek kaşıyan” “başörtülü bacılar”, gibi motifler üretir olduk. Bu ülkeyi ayakta tutan engin hoşgörü ve sevgi gibi değerleri bir kenara bırakıp; tam da dünya emperyal sisteminin arzulamakta olduğu ayrışmaya kolayca alet olur hale geldik.

Birkaç gün önce Zaman Gazetesi’ne kayyum atanmasını protesto amaçlı olarak Gazete önünde toplanan göstericilere uygulanan şiddeti üzüntüyle izledik. Güvenlik güçlerinin sert müdahalesi ile karşılaşan ve tamamı başörtülü kadınlardan oluşan protestocular zarar gördü ve başlarından yaralanan, yerlerde sürüklenen kadınları ibretle izledik. Bu sahne karşısında doğal olan; empati yapmak ve kendimizi onların yerine koyarak, yaşamakta oldukları şiddete karşı durmak iken, geçmişten kalan zihinsel kodlarımız devreye girerek bizleri yine şaşırttı.   

İşin arka planında yatan unsurlar üzerinde konuşmak ya da hükümet-cemaat kavgasında taraf tutmak gibi bir niyetimiz yoktur. Ayrıca bu ülkede siyasetin bulunduğu sahte zeminleri çok iyi bilen bir kişi olarak, güvenilir muhalif bir siyasi duruşun kalmadığını da açıkça ifade etmeliyiz. O halde yapılması gereken şey; zulme, haksızlığa ve adaletsizliğe uğrayan her bir bireyin yanında olmak ve elden geldiğince insanımıza bu temelde sahip çıkmaktır. 

Bu ülkenin bugün içerisinde bulunduğu kaotik durumun sorumlusu “başörtülü bacılarımız” değil; onları, kurmuş oldukları başarılı tuzaklar ile avlayanlardır. "Başörtülü bacılar" üzerinden çelişki yakalamaya çalışmak; bunu geçmişle bir hesaplaşma aracı olarak kullanmak hiçbir devrimci, demokrat, ilerici ve aydına yakışmaz. Resmin tamamına bakmak çok daha kolay ve akıllıca olandır.

Bu vesile ile bütün kadınlarımızın ve özellikle “Başörtülü bacılarımızın”, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Kendilerine geçmiş olsun dileklerimle.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.