• BIST 97.866
  • Altın 279,100
  • Dolar 5,8314
  • Euro 6,4980
  • Trabzon 20 °C

BAVUL

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

 Hepimizin içinde saklı şeyleri olan “gizli bavulları” vardır.
İçinde hüzün, pişmanlık, umut, suçluluk, sevinç, hırs, ego,  kötü insanlar, iyi insanlar ve daha nicelerini biriktirdiğimiz bavulumuz.
Hepsi aslında beynimizin arşiv bölümünde saklı olan sırlarımızdır. İçlerinden bazen saklı seçilmişleri çıkarıp bakarız şöyle bir geçmişe…
Bazen bavulumuzda geçmişin sesleri duyulur. Annemizi, babamızı, evimizin renklerini görürüz.
Annemin haydi yemek hazır sesini.
Babamın işe giderken kapıyı kapatıp gittiğini duyarım
Bugün annem genelde yatıyor. Yorgun, unutkan ve sessiz. Bazen içine girdiği tünelleri var. Kim bilir neler görüyor o tünelde bize söyleyemediği.
Babamsa evde kulakları duymadığı halde üstelik de kulaklıklarını takmadan kırmızı koltuğunda oturup haberleri izliyor. Demek ki hayata dair her şeyi ezberlemiş. Üstelik de kapının iç tarafında kalıp dışarıyla ilişkisini kesmesine rağmen.
Geçmişten bugüne gelmemizi sağlayan fenerlerimiz onlar. Yolumuzu aydınlatan, hayata bakışımızda bizlere ışık tutanlar. Belki anne, belki baba, belki öğretmen, belki de bir arkadaş.
Ama benim hayatımda onlar sadece yol gösteren oldu. Yöneten asla.
Konu nasıl geçmişten başlayıp buralara geldi inanın anlamadım ama demek ki bugün sizlere içimi dökmek istemişim.
Hiçbir şey düşünmeyeceğim artık. Ne geçmişimi. Ne geleceğimi. Ne yitirdiklerimi. Ne de kazandıklarımı. Mümkün mü?
Hayır tabii ki.
Hayat acısı ve tatlısıyla güzel(miş).
Bu yazı ağır ve zor bir yazı. 
Yaşadıkça görüyorsunuz herkesin içinde bir nedeni var.
İnsanın kendini geçmişten günümüze sorgulaması da bu nedenleri bulmak istemesinden başka nedir ki?
Geriye sardığımızı düşündüğümüz geçmişimizde tekrarlar yok. Zamanı kullanabildiğimiz kadar kullandık. Bazen iyi, bazen kötü.
Dünkü biz bugünkü bizi yarattık. O yüzden diyorum ki pişmanlıklarınız varsa bavulu açmayın. Zaman dar ve kısa. Olmak istediğinizi olun. 
Haklı değil, mutlu olun.
Pazar günü izlediğim İtirazım Var filminden bir replik “İnsan sadece suçluysa kaçarmış. Suçlandığı içinde kaçarmış. Ama bir kere kaçmaya başladıysan, bir şeyleri de muhakkak kaçırırsın elinden. Bazen gençliğini kaçırırsın elinden, bazen geleceğini, bazen de aklını. Fakat işin en güzel tarafı da bundan sonra başlar. Çünkü aklını kaybedince korkularından da kurtulursun. Bu da seni özgürleştirir. Çünkü sadece korkaklar kendi akıllarına güvenirler. Ve bütün korkaklar hakikatin esiridir. Oysa hakikat akılla ya da başka bir şeyle kavranılmaz. “
Bugün aklımızla ve hep temkinli olarak hareket etmeye çalışıyoruz. Peki ne kadar suçsuzuz?  
 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.