• BIST 106.949
  • Altın 269,367
  • Dolar 5,6914
  • Euro 6,2912
  • Trabzon 15 °C

Bayram değil seyran değil!

Yer KULAK

  Dün yerel bir gazetede İYİ Partili Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın tam sayfa röportajı vardı. Mustafa Bıyık, seçim öncesi ve sonrası yıldızı parlayan bir belediye başkanı. Yomra gibi AKP’nin kalesi sayılan bir ilçede belediye başkanlığını kazanmak öyle kolay değil. İşte Bıyık, Yomra’da kolay olmayan bu işi başardı.
Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ın, Avrasya Üniversitesi ile sıkıntısı var. Üniversite, belediyenin 20 dönümden fazla bir mülkünü bahçe olarak kullanıyor. Bıyık, bahçeyi geri almak ve halka açmak için gayret ediyor. Avrasya Üniversitesi de bahçeyi vermemek için direniyor.
vvvvvvvvvvv.jpg  Şimdi diyeceksiniz ki, gazetenin Mustafa Bıyık ile tam sayfa röportaj yapmasının bu bahçe ile veya üniversitenin Yomra ilçesinde belediyeyle olan diğer sorunları ile ne ilgisi var. Bize göre de yok. Gazetenin bir ilçe belediye başkanı ile röportaj yapması tamamen bir habercilik. Mustafa Bıyık, geçenlerde İstanbul’da idi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Büyükşehir’in İYİ Partili şirket genel müdürleri ile görüştü. Bıyık’ın reytingi yüksek. Gerçi, röportajda Bıyık’ın İstanbul izlenimleri ve görüşmelerine pek değinilmemiş.
Dün Yomra’dan çoklarının tanıdığı bir isim aradı ve “Bayram değil seyran değil. Bu arkadaş, Mustafa Beyle neden röportaj yaptı? Yoksa belediye ile Avrasya Üniversitesi arasında arabuluculuğa mı soyundu?” diye sordu.
Biz de dilimizin döndüğünce, “Mustafa Beyle biz de röportaj yapıyoruz. Bu işin altında farklı nedenler arama, Yomra’da arabuluculuk gerektirecek bir olay olduğunu da sanmıyoruz” dedik.
Arayan isim, “İyi de bu gazetenin sahibi ve başyazarı, İYİ Parti’ye, Ekrem İmamoğlu’na veryansın ediyor. Diğer yandan İYİ Partili bir belediye başkanını methediyor” dedi.
Biz de, “O iş başka, bu iş başka. Gazete habercilik yaptı. Bizim bu yapılan işi eleştirmemiz doğru olmaz ve etik de değil” diye karşılık verdik.
Son söz olarak; ‘Haber ve röportajların arka planında farklı işler aramanın anlamı yok’ diyerek olaya nokta koyalım!
 
                                           *********************
  
AKP teşkilatı yenilenecek!
1bbef946-d0ad-4f59-92f2-747146305efb-001.jpgAKP Trabzon İl Başkanı Haydar Revi, önceki gün düzenlediği basın toplantısında kongre sürecinin 7 Ekim tarihi itibarıyla başladığını belirterek, “30 Kasım’da belde ve ilçe delege seçimleri tamamlanacak. 26 Nisan’a kadar da ilçe kongreleri bitecek. İl kongreleri de 1 Haziran ile Eylül ayının 27’sine kadar sürecek” dedi.
AKP’de, mevcut ilçe ve il başkanlarının hemen hepsinin yeni dönemde aday olmayı düşündükleri söyleniyor. AKP Genel Merkezine yakın eski bir il yöneticisi, Trabzon’da bir iki ilçe dışında tüm ilçe ve il başkanlarının yeniden aday yapılmayacağını öne sürdü. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın, bir süre önce teşkilatların yenileneceği mesajını verdiğini belirten isim, “Bu aşamada tahmin yapmak çok zor. Ancak şunu net olarak söyleyeyim ki, Trabzon’da sürpriz bir isim il başkanlığına gelebilir”
dedi.
 
                                                *******************

 At eti, eşek eti!
 Tarım ve Orman Bakanlığı ülke genelinde yaptığı denetimler ve tahlillerde, 618 firmanın 1211 farklı ürününde taklit ya da tağşiş yapıldığı tespit edildi. Trabzon'da ise 1 üründe probleme rastlandı. Buna göre Trabzon'da bir restoranda "dana eti" olarak satılan hamburger köftesinde at ve eşek eti olarak bilinen "tek tırnaklı hayvan eti" olduğu belirlendi.
  d2e32408-82b0-47c9-bee8-2bd3b4e1608c-001.jpg Bu haber dün internet sitelerinde yer aldı. At-eşek eti kullandığı belirlenen işletmenin İskenderpaşa Mahallesi Tuzluçeşme Sokak’taki bir apartmanın 3. katında olduğu ifade edildi. Belirtilen adres, sahilde Ganita’ya yakın deniz manzaralı bir konut. Dün harıl harıl belirtilen adresteki işletmeyi aradık, bulamadık. Çünkü üç yıl önce Kalkınma Mahallesi’nde yeme içme üzerine işletme açan vatandaş adres olarak da evini göstermiş. Sonra işletmeyi devretmiş. İşletmeyi alan ise adresi değiştirmemiş. Tarım ve Orman Bakanlığı da, işyerinin faaliyette olduğu adresi değil belediyeye, vergi dairesine vs. kayıtlı adresi açıklamış. Bu tür kontrollerde işyerlerinin açık isimleri ve faaliyette bulundukları yerin adresi belirtilmeli.
                                           *******************
    Yıl 1991. Milliyetçi-muhafazakâr Turgut Özal cumhurbaşkanı. Ülke olarak baba Bush’la birlikte ‘bir koyup, üç alma’ sevdasına düştük. Üçü ABD aldı, bize biri bile bırakmadı. 1999 ile 2003 arası ikinci Irak savaşına haklı gerekçe kazandırmaya çalışan oğul Bush’un Türkiye’yi yanına alma çabaları ile doludur. Ama iktidarda milliyetçi-muhafazakâr olmayan Ecevit vardır. Solcular paraya değil insana önem vermek gibi bir aptallığa (!) sahiptirler. Ecevit ikna edilemedi. Üstelik Saddam Hüseyin’i ikaz etmeye çalışınca “Bunadığı, hasta olduğu, altına pislediği” gibi haberler çıkarıldı. Ardından ekonomik kriz, ardından ulu devlet büyüğü Bahçeli’nin meydan okuması ile Ecevit gitti. Yerine muhafazakar-demokratlar geldi. Parlamenter sistem sayesinde ve dinsiz, PKK’lı CHP (!) yüzünden Irak’ta üç koyup sıfır alma savaşına Meclis’te hayır dedik. ABD bunu cezasız bırakamazdı. Muavenet zırhlısına füze yedik. Askerimizin başına çuval, Balyoz, Ergenekon, Ay Işığı gibi düzmece olaylarda dini cemaati kullanarak TSK’yı itibarsızlaştırma bu intikamın adımlarıdır. Sonra akıl hocalarımız ‘ulus devlet ve parlamenter demokrasi bizi geri bırakıyor’ yaygaralarına başladı.
20 Mart 2003’te naklen yayınla Irak’a aç kurt sürülerini saldılar. Muhafazakâr-demokratikleriniz ABD askerlerinin başarısı için dua etti. Saddam’ın askerleri şeyhlerinin ‘savaşmayın’ emriyle Bağdat’ı teslim etti.
Biz de boş durmadık. Generallerimizi barsak muhtevası ilan ettik. ‘Türkiye bağırsaklarını temizliyor’ dedik. Anayasayı değiştirdik. PKK bayrağını taşımayı suç olmaktan çıkardık. Yetmedi, Cumhurbaşkanımızı “Başkan” yapmak gerekiyordu. Hazırlıklara başladık.
  Sonra Suriye sınırlarını kaldırdık, birlikte bakanlar kurulu topladık. Ne oluyoruz demeden 2011’de kardeş Esad birdenbire katil Esed oldu. İŞİD’ci caniler Türkiye üzerinden Suriye’ye salındılar. Muhafazakâr-demokratiklerimiz şimdi de mezhep taassubuyla Şam Emevi camisinde namaz kılmak sevdasına düşmüştüler. Katil Esed dişli çıktı. ‘Sen böyle yaparsan al sana PKK devleti’ dedi. 1 milyon Kürt’ün yaşadığı Suriye’de, 3,5 milyon Türkmen il bile kuramadı. Muhafazakâr-demokratlarımız sayesinde PKK devleti kuruldu. Artık parlamenter demokrasiden Türk tipi başkanlığa geçmiştik. Meclis sadece maaş alma, gönderilen emirleri onaylama makamı olmuştu. Yaşasın Başkan. İtiraz makamı kalmamıştı.
Ve yıl 2019… Askerimiz ABD ve Rusya’nın izin verdiği bölgeye girdi. Allah tek Mehmetçiğin burnunu kanatmasın. Ama bu bataklığa dalmaya ne gerek vardı? Hani istişare, hani Meclis tartışmaları, hani açık ve gizli Meclis toplantıları, hani devlet?
İktidar olmakla devlet düşüncesi kavranamaz. Devleti ile kavgalı ideoloji ile devlet yönetilemez.
Bunu öğrenmek hepimize çok pahalıya mal olacak. Yaşayanlar görecektir. (Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.