• BIST 97.988
  • Altın 241,948
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Trabzon 23 °C

BAYRAMLARIMIZ GİTTİ RAMAZAN’IMIZ DA GİDİYOR

Rasim EFENDİOĞLU

BAYRAMLARIMIZIN DURUMUNU ANLATMIŞTIK

Gerek dinsel ve gerek ulusal ya da geleneksel bayramlarımızın son durumu üzerine görüşlerimi paylaşmıştım. Bayramlar tanımına uygun artık kutlanmıyor. Birer tatil durumuna geldiler. Toplumsal bir varlık olan insanın sevincini de acısını da paylaşması gerekir. Ancak böyle olmuyor. Ulusal bayramlar siyasal gözlüklerle değer yitirdi, anlam kaybetti ve salt takvimlerde kaldı ve bir teneke çelenkle anıtın önünde üç beş kişi… Dinsel bayramlarımız da anlamını yitirdi. Zaten şeker bayramı deniyordu ya o da yeterdi, tatil bayramı oldu. Kurban bayramı et bayramı olmuştu o da olmuyor artık. O kuruma bu kuruma bağış yap ve sen de tatile çık yeter. Ne büyük ziyareti, ne köy mezarlık bunlar da bitti. Mezarlığa kiralık bir okuyucu bul o okusun, versin sen gez. İşte bayram.

 Bayramlar birlikte mutlu olduğumuz, aynı sevinci paylaştığımız günlerdir. Ancak bu durumda artık bayram yok. Takvimde yazmasına bakma. Çocuklar okulda bir kaç şiir okur, şiire benzemez yasak savmak için o kadar. Her yazımda söylüyorum yazıyorum. Değerlerimizle ayaktayız. Pazar yerindeki bir kalabalıktan ibaret değildir millet. Millet, ulus belirli değerlerle birbirine bağlı olan insan topluluğudur.

RAMAZAN’IMIZ DA GİDİYOR HABERİNİZ OLSUN

Ramazan bitiyor bayram geliyor. Ramazanla ilgili çok vaazlar, konuşmalar duydunuz eh artık anladık Ramazan’ın anlamını da bu bir ayda yaşadığımız RAMAZAN mı? Eski Ramazanları yazmıştım. Yemeğimiz daha azdı. Öyle sosyete yemekleri lokantalarda görülürdü. Köyde boru öter, ezan çağırır yüksek bir yerden, minare de yoktu. Kaşık salınırdı arpa ya da mısır çorbasına. Kavrulmuş turşu da yanında. Ayran yanında, yoğurttan yağ çıkacak öyle yoğurt yiyen çok değildi. Kesme makarna da ayda yılda bir kez olursa eski peynir ya da şekerle ooooh sorma.

Şimdiki Ramazanlar böyle mi... Önce duyurulmasından başlayalım. Dışarda ezan beklemeye gerek yok her yandan hoparlörler odanın içinde ezan. Kurulmuş lüks sofralar. Çeşitli yemekler. Davete de gidersiniz davet de yaparsınız ancak öyle aç kimsesizleri değil sizin sınıftan olanları. Siz böyle sofra kurarken sofrasında bayat bir ekmek ve öylesine aşı olanları düşünüyor muyuz? Yo siz çoluk çocuğu rahat ettirin doyurun yeter.

Bu, Ramazan’a büyük yara veriyor da asıl Ramazan’ı katleden bu değil. Resmi iftarlar veriliyor. Kaymakamlıkça, belediyelerce, partilerce... İşte bunlar asıl Ramazan’ın düşmanı. Hani meydanda kurulmayıp yoksullara uygun bir yerde sofra kurulsa kabul de öyle meydanda naralar atılarak kurulan sofralar. Başta siyasi nutuklar. Siyasi nutuk olunca o yemeğe herkes gelir mi? Parti iftarına partililer katılır. Peki, nerden karşılanır. Partiden karşılanırsa aynı. Çünkü parti de hazine yardımı alıyor.

Ramazan kutsal bir ay. Açlar yoksullar duyulacak, doyurulacak ve yüzlerde sevgi muhabbet. Düşmanlar barışacak, küsler sarılacak ve manevi bir doyuma ulaşılacak.

Son yıllarda tuttuğumuz Ramazanlar böyle mi? Meydanlarda sofralar, masalar kuruluyor yemekten önce nutuklar atılıyor ve iftar yapılıyor. Bu hareket Ramazan’ın özüne çok aykırı. Bir kez Ramazan Allah ile kul arasında olan bir ibadet. Kim oruç tutuyor kim tutmuyor ancak yaratan bilir. Çünkü tutar gibi yapıp gizli yemek yiyen ne olacak. O geniş sofralara oturanlar hep oruçlu mu?  Yo parti toplantısı ya orada görülmek. Orda yılışmak alkışlamak. İşte bu hareketler Ramazan’ın anlamını yitiriyor.

Bayramlar gitti, bir Ramazan’ı kalmıştı gerçek inananın, samimi olanın o da gidiyor. Artık yaratan için tutup tutmadığı belli değil de o özel sofrada iftarı beklemek, konuşmaları alkışlamak, yaratan için değil MUKTEDİR için.

Ah o eski Ramazanlar… Aç da olsak, yemeğimiz çok lüks olmasa da inandığımız için tutuyor ve o mutlulukla akşamı bekleyip iftar ediyorduk. İşte o günleri aradık.

RAMAZAN NASIL OLMALI

Buna biz karar veremeyiz onu farz kılan yaratan kurallarını koymuştur, kurallara uyulsun yeter. Her ibadetin kuralları belli onun da belli. İslam dini elbette en son din ve Allah’ın katında gerçek din bu. Gerçekten algılansa yaşama yön verecek de gerçekten algılanabilse. Abdesti salt el yüz yıkamak, namazı yatıp kalkmak, zekatı verdiği adamı kendine bağlamak, hacca unvan kazanmak için gitmek. Olunca Ramazan da tüm ibadetler de anlamını yitiriyor. Her şeyin bir tarifesi var ibadetlerin de.

Evet, ibadetlerin tarifesi var da görevli bunun daha çok biçim özellikleri üzerinde durur. Diyemez YALAN KONUŞANIN NAMAZI OLMAZ diye çünkü nerdeyse tamamı yalan konuşur. O yüce peygamber “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” buyuruyor da onu anlatanlar insanüstü bir varlık olarak anlatır. Oysa o MÜKEMMEL BİR İNSANDIR... Eşref-i mahlûkat olan bir yaratıktır. Ona inananların da öyle olmasını istiyor.

BU RAMAZAN DA YAZMAYACAKTIM MECBUR KALDIM

Cuma’ya gidiyoruz, akşam teravih namazı… Görevliler ateşli ateşli konuşuyor. Evet, sure açıklıyor, hadis açıklıyor da hep kıssalar ve bin dört yüz yıl öncesinin olayları. Günümüze gelemiyor. Gelse de bir yerlere yaranmak için siyası mesajlar.

Camide soru sorulmaz, itiraz edilmez, dinle... Kabul et. Oysa İslam dini her Müslümanı DİNİNİN GÖREVLİSİ SAYIYOR. Öyle Hristiyanlık gibi, Musevilik gibi din adamı olmadan ibadet yapılmaz kuralı yok. Öğrenmek için kaynak bol. İster çayırda çimende kıl, ister yaylada mağarada oruç tut. Kimse bilmesin duymasın hacca gittiğini olur. İşte İslam bu. Hocalar özür dilerim alanınıza girmişsem. Ancak ben de bu dine inanıyorum ondan bu dinin görevlisi sayıyorum kendimi.

Kan gövdeyi götürürken İslam dünyasında, açlar çıplaklar milyonları bulmuşken dünyada Müslüman yöneticilerin özel iftar sofralarında saraylarda iftar açması bu dine uymaz. Asıl münafıklık, asıl fasıklık ve asıl müşriklik bu. Bu din bu adamlardan kurtulmalı. Gerçek sahiplerinde kalmalı...

Hayırlı Ramazanlar ve kutlu bayramlar dileyelim...

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.