• BIST 83.024
  • Altın 146,503
  • Dolar 3,7538
  • Euro 4,0342
  • Trabzon 7 °C

Belediye’nin yeni projeleri!

Belediye’nin yeni projeleri!

Dün sabah Belediye Başkan Yardımcısı Erdal Büyükçulha ile uzun uzadıya sohbet ettik.

Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun Tekel Binasının Atapark tarafında kalan kısmının yıkılmasına ve yerine aynı şekilde yenisinin yapılmasına karar verdiğini söyleyen Büyükçulha, 2008 yılında çok sayıda projeye kazma vuracaklarını söyledi.

Zağnos dere içi kentsel dönüşüm projesinin başarılı bir şekilde sürdürüldüğünü söyleyen Büyükçulha, ‘Sırada Tabakhane dönüşüm projesi var’ dedi.

Tabakhane dönüşüm projesi çerçevesinde, Maraş caddesi ile Sahil arasında kalan, eski hal ile kadınlar Pazarı’nın yıkılmasının planlandığını kaydeden Büyükçulha, ‘O bölgenin yüzde 80’inin mülkiyeti Belediyemize ait. Yeni hazırladığımız projede Sahil- Kadınlar Pazarı- Tabakhane dereiçi – kırkmerdivenler- Hacıkasım kavşağı- Boztepe istikametinde genişliği 25 metrelik bir yol var. Eski Hal’in batı tarafındaki kale surlarının etrafını da temizlemeyi planlıyoruz. Tabakhane vadisinde de Zağnos’ta olduğu gibi TOKİ ile birlikte düzenleme yapacağız’ diye konuştu.

Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nin yerinde yapılacak olan Kültür Merkezi inşaatının ihalesinin yapıldığını ifade eden Erdal Büyükçulha, ‘İhaleye süreci devam ediyor. İhale sonuçlandığında inşaata başlanacak. Kentin muhtelif bölgelerinde yapımı devam eden kapalı semt pazarlarının da çok kısa süre içersinde hizmete açmayı hedefliyoruz. Sahil dolgu alanındaki düzenleme çalışmaları da yakından tamamlanacak. Trafik sorununun çözümünde de büyük mesafe aldık’ dedi.

Büyükçulha, Trabzon halkının Belediye hizmetlerinden memnun olduğunu söyledi.

 

Trabzon Avea Stadı!

 

Trabzonspor Başkanı Nuri Albayrak, Kuzey Ekspres’i ziyarete geldiğinde birinci hedefinin takımı şampiyon yapmak, ikincisinin de kulübe dev bir stat kazandırmak olduğunu söylemişti.

Albayrak’ın kongredeki en önemli vaadi “Her alanda istikrar”dı.

Sahada istikrar olmadı.

Yönetimde çatlak sesler hiçbir zaman susmadı.

Taraftarla arasındaki kavgalar iki sezondur durulmadı.

Federasyon’la hiçbir konuda uyumlu olunamadı.

Hep kırgınlıklar, hep cezalar, hep kavgalar…

Gazetede konuşurken ilk olarak “Hüseyin Avni Aker Stadı’nın ismini değiştirmek” ten söz etmişti.

Bizim spor ekibi sormuştu;

-Stada ne isim koyacaksınız?

-Avea Trabzon Stadyumu.

-İyi güzel de, kamuoyuna bir şey danıştınız mı, ya da kurullara, Divan’a, ekabire?

-Hayır, Avea parayı verdimi, benim için iş biter. Siz verin 16 Milyon Dolar; sizin adınızı koyayım…

Böyle cevap vermişti.

Sonra fikri değişti.

Akyazı Projesi çıktı.

Akyazı Sahili’ndeki her şey yerle bir edilecek, bir de üst taraftan, bizim köylerde ‘kaş’ denen yerden arazi alınacak, denizin de doldurulacak kesimiyle ortaya dev bir stat planı çıkarılacaktı.

Kongreye 2 aydan az bir süre kaldı.

Başkanın söylediklerinin hiçbiri gerçekleşmedi.

Trabzonsporlular istikrar göremedi. Şampiyonluk zaten hayaldi. Stat projesi de uygulanmaktan çok tartışıldı ve zaman bitti.

Temeli atılmadan yapılan hiçbir plana proje demiyorlar.

Kağıt üzerindeki çalışmalar hizmetten sayılsaydı, Trabzon bugün en çok Güney Çevre Yolu’nu, KEİ’yi yahut raylı sistemi konuşuyor olurdu.

Hepsi havada kaldı!

Koşulsuz, şartsız arkasında tek duran; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dı.

O da olağanüstü yoğunluğu nedeniyle stat projesine uzak kaldı.

Ve proje kağıt üzerinde kalakaldı.

Bugün geldiğimiz noktada…

Hiçbir hedefi tutturamayan Albayrak’a galiba kurtuluş projesi olarak gördüğü stat için de zaman kalmadı.

 

Zincirli altgeçitler

 

Kenan Taşkın bugün bir şey yazdı.

İlçe Sağlık Ocaklarında verilen sağlık hizmeti sabah 08:00 akşam 17:00 mesaisiyle sınırlı kalıyordu.

Yalnız ilçelerde değil, şehirlerde de öyle.

Sadece Trabzon ve çevresinde değil, tüm Türkiye’de aynı.

Yani sağlık ocakları memur mesaisiyle çalışıyor.

Konu gerçekten önemli!

Yakınlarda devlet hastanesi de yoksa acil hastası olan hastasını nereye götürecek?

Bizim aklımıza da bir şey geldi…

Şehirde onlarca alt ve üstgeçit var.

Özellikle altgeçitler akşam saatlerinde zincirli kilitlerle kapatılıyor.

Elektrik tasarrufu veya farklı bir amaç için değil…

Yerin altı olduğu için burada her türlü suç meydana gelebileceğinden kapatılıyor.

Ya birileri topluma güven duymuyor; ya da toplum olarak henüz bu güveni veremiyoruz.

Bu durumda sağlık ocaklarında düz memur mantığının hüküm sürmesi de yadırganmıyor.

Trafik kazalarının çoğu, sabah 10:00’dan önce, akşam da 22:00’den sonra yaşanıyor.

Yani altgeçitlerin en çok açık olması gereken saatler bunlar.

Ama hava karanlık olduğu sürece tüm geçitler kapalı.

Hoş geçit kullanma kültürümüz de çok gelişmiş değil ya…

Yine de bazı insanlar o kilitli alt geçitlerden geçemedikleri için kazaya kurban gidebiliyor.

AB, AB diyoruz…

Ama bir şeylerin oturması için daha çok zamana ihtiyacımız var.

Aslında her örnekte bir defa daha bunu görmüş oluyoruz.

Bir de Tanjant Yolu’ndaki trafik lambaları var!

Özellikle de Hacıkasım ile Kiler Market arasındaki lambalar!

Trafik lambaları çağdaşlığın, kurallara uymanın bir göstergesidir.

Tanjantta araçların, trafik ışıklarında yarım dakika durması ile trafik kilitlenmez.

Tanjant yolu, şehirlerarası değil, şehir içi geçiş yolu!

O yolda; her gün yoldan geçen araç sayısının yüz katı belki de bin katı insan karşıdan karşıya geçiyor.

Araçlara gösterdiğimiz toleransı yayalara da göstermeliyiz!

 

Türkiye’nin altını da üstünü de parsellediler

 

Önceki günkü yerel gazetelerin birinde ‘Gümüşhane’de 1.72 ton altın var’ başlıklı haber vardı.

Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünce yapılan etütlere göre, Türkiye’de özel sektöre ihale edilecek 5 altın sahası içinde Gümüşhane Bin 72 tonla ikinci sırada yer alıyormuş.

Gümüşhane’deki altın madeni sahalarının birinde bugünlerde yoğun bir çalışma var.

Yabancı bir firma tarafından yürütülen Altın arama çalışmalarında madene ulaşılıp ulaşılmadığı öğrenilemedi.

Türkiye’de yeraltında maden araması yapan firmaların büyük çoğunluğu yabancı!

Altın’ı, Bakır’ı çıkaran gemilerle bir yerlere taşıyor!

Akdeniz ve Ege sahillerindeki otel ve tatil köylerinin neredeyse yarısı yabancıların eline geçti.

Fabrikalar, finans sektörü, ihracat- ithalat firmaları, perakende sektöründe yabancıların payı her geçen gün büyüyor.

Bu gidişle Türkiye’nin altı da üstü de yabancıların eline geçecek gibi!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Badmintoncu müdür!
    • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
    • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
    • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.