• BIST 89.891
  • Altın 144,926
  • Dolar 3,6212
  • Euro 3,9105
  • Trabzon 9 °C

Beraber Yürüdük Ama…

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığı görevini tamamladı. Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasaklı olması sebebiyle 2002’de hükümeti kurmakla görevlendirilen Gül, önce 58. Hükümetin başbakanı oldu. Sonrasında ise, hırsın, tahammülsüzlüğün, aceleciliğin galip gelmesiyle Recep Tayyip Erdoğan Başbakan oldu; Ve Gül de böylece 59. hükümetin Dışişleri Bakanı oldu.

2007 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan tarafından işaret edilen Gül, Türkiye Cumhuriyetinin on birinci Cumhurbaşkanı oldu. Biliyorsunuz Erdoğan işaret etmezse parti içerisinde hiç kimse hiç bir şey yapamaz. Erdoğan’ın bilgisi dışında parti içerisinde kuş bile uçamaz; Artık dışarıda da uçmuyor ya…

Birçok tartışmaya sebebiyet veren Gül için en önemli başlık Çankaya’ya türbanı çıkarması oldu. Böylece Çankaya türbanı kabul etmez tartışması da çürütülmüş oldu. Gül sayesinde meclisten geçmemesi gereken birçok kanun ve yasa Gül’ün onayı ile meclisten geçti.

Gül görevini teslim etmeye hazırlanıyor. Üstelik de bir sürü sansasyonel habere rağmen. Başbakanlıktan sonra Cumhurbaşkanlığı koltuğunu da Erdoğan’a teslim etmeye hazırlanan Gül’ün kaderi sanırım verilen görevi layığı ile tamamlayıp, sonra da görevi senaryonun sahibine yani başrole devretmek.

Oysaki Gül teknolojiye düşman olmayan hatta The Digital Policy Counsil tarafından Twitter’i en iyi kullanan dünya liderlerinden ikincisiydi. Erdoğan ise; Twitter, Facebook hatta youtobe gibi sosyal medya portallarına düşman ama kendi yarattığı yandaş medya ile sabahtan akşama kadar dilediği gibi konuşup, yargılayandı. Biri gelenekçi, diğeri yenilikçiydi. Sürekli yenilenen dünyada gelenekçi olmak sınırlarla çizilmiş bir çerçevenin dışına çıkamamaktır. Gözlerinin sımsıkı kapalı olmasıdır gelenekçilik. Her ne kadar yenilikçiyim dese de gördük ve izledik.

“Millettin Adamı” nihayet hedefine ulaştı. Millettin adamı sıfatını kendisine layık gören Sayın Erdoğan acaba Gül’ü kimin adamı olarak görüyor ve sıfatlandırıyordu.

Tarih, kültür, duygu, ülkü, gelenek ve göreneği aynı olan ve ortak bir geçmişi yaşayan insan topluluğuna millet diyoruz.

Ayrıştırılmış bir milletin adamı sloganı inanın benim çok güldüğüm hatta pes dediğim çok önemli bir noktaydı. Bugün için milletin tanımını psikolojik etkileri aynı olan ve aynı siyasi görüşü benimseyenler topluluğu olarak adlandırırsak o zaman, o kitlenin adamı olabilir Sayın Erdoğan; Ama “Türk Milletinin Adamı” olamaz. Çünkü kendisi de bu sıfatı zaten istemeyen ve kendine de layık görmeyendir.

Refah partisinden beri aktif siyasetin içersinde yar alan Gül’ün akıbeti sizce ne olacak? Gül siyaseti bırakır mı?

Birçok soru var ama aldığım bir duyuma göre Abdullah Gül, gençleri geleceğe hazırlayan, gençlerin kariyer sahibi olması için ilk adım olan Üniversitesinde yani AGÜ’de (Abdullah Gül Üniversitesi) aktif olarak görev alacakmış. Ne kadar doğrudur bilemem. Tıpkı yıllarca asistanlığını yaptığı Erol Manisalı Hoca gibi, öğrencilere ışık mı tutacak? Erol Hoca da Gül’ün aslında temiz ve düzgün bir insan olduğunu sonrasında ise, görüşlerinin çıkarlar için değişmesine mana veremediğini açıklıyordu ekranlarda. Kim bilir belki de yine geçmişe dönüp ışık tutacak, gençler için köprü vazifesi görecek akademisyen bir eski Cumhurbaşkanımız olacak.

Başka bir duyum ise; Siyasette devam kararı. Sanırım siyaset denilen hastalık insana bir bulaştı mı kurtulmak mümkün değil. Ah o koltuk sevdası ve hastalığı yok mu? Hep ya gözden düşersem, ya popülaritem yok olursa, ya kimse beni tanımazsa, ya itibarım, ya haybeden gelen prestij, değer, saygım yok olursa ne olurum kaygısı yüzünden oluyor. Oysaki birçok insan sıradan ve mutlu. Ama beklentisi olmadığı için mutlu.

Artık arkadaşım dediği insan tarafından görülmüyor. Benimsedikleri ideolojiyi yaymak için günlerce hatta gecelerce aynı yolu yürüdüğü arkadaşı artık farklı konuşuyor. Erdoğan’ın konuştuklarını anlamakta ve görüşlerini benimsemekte sanırım Sayın Gül artık zorluk yaşıyor.

Oysaki beraber yürüdük biz bu yollarda onların şarkısı değil miydi?

Ama siyaset sanatı dedikleri bu olsa gerek; Yolda önüne çıkan tüm engelleri tek tek ortadan kaldırmak. Arkadaşları olan Sayın Kurtulmuş da böyle yapmadı mı? Geleneklerinde ve genlerinde bu var. Sadece kendi emel ve ideallerinin var olması için çalışmak.

Ağır ağır çıkılan merdivenlerden bir anda düşmek çok zor olsa gerek. İnsanın canı acır.

Hayal edilen davada en iyi mertebeye gelip sonrasında ise yalnız kalmak sanırım çok acı verir insana. Ama kimse kusursuz değildir. Herkes bir gün yalnız kalacak er ya da geç.

Belki de Gül’ün hatası “biz” değil” ben” diyen bir arkadaşla yola çıkmış olmaktı.

Ya da dine dayalı bir bağ arayışı belki de sonrasında bu bağın kopmasına sebep oldu. Kim bilir ya cemaat ya da farklı bir dini ritüeldir sebep?

Dayanak noktaları ailelerinin birbirleriyle küs ve tavırlı olmaları mıydı zayıflayan ilişkilerinin sebebi?

Acaba aralarında ki fark politikacı ve siyasetçi olmak ayrıcalığı mıydı?

Birinin kuralcı, dediği dedik, meydan okuyan, tehdit kokan tavırları, diğerinin ise zamana göre yaşamak felsefesi miydi yollarını ayıran?

Sanırım tüm yaşanılan olayların karşısında takınılan tavır ve tutum Sayın Gül’ü etkileyen ve yalnızlaştıran tutumdu. Artık beraber yürüdüğü ve etkisinde kaldığı arkadaşı için tutumu değiştirme zamanı gelmiştir. Fırsat bu fırsat hazır görevde sona ermişken en iyisi uzaklaşmak.

Sebep nedir bilinmez. Ama bildiğim ve gördüğüm tek şey siyasetin parıltısı ve ışığının bazı siyasetçileri kör ettiğidir. Ve gece başını yastığa koyduğunda ışığın gündüz olan parıltısını gece karanlığa devretmesi olayı, onların huzur içinde uyumalarına engel olmalıdır. Normal olan da bu değil midir zaten?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.