• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Trabzon 6 °C

Beşikdüzü’nde bir akşam!

Beşikdüzü’nde bir akşam!
hkurt6153@hotmail.com

Karadeniz sahilindeki ilçelerde gerçekleştirilen festivallerin en görkemlisi öyle sanıyorum ki Beşikdüzü’nde yapılıyor. Diğer ilçelerdekiler de dönem dönem güzel oluyor. Ama Beşikdüzü daha farklı gibi!

Bu farklılık biraz da sahiplenmeden kaynaklanıyor gibi!

Yurdun dört bir yanındaki; Avrupa’daki Beşikdüzülüler festival için işlerini güçlerini bırakıp doğdukları ilçeye geliyorlar.

Yalnız gelmekle kalmıyor, onca misafiri de beraberinde getiriyor.

Pazartesi akşam saatleri idi!

Arayan; Trabzon Belediyesi eski başkanı Volkan Canalioğlu!

‘Beşikdüzü’ndeyiz ya gel ya seni aldıralım’

Volkan beye, kimlesin, yanında kim var, neredesin diye sormadım.

Ali Kemal Yazıcı’ya ‘Beşikdüzü’ne gidiyoruz.’ dedim.

Yılmaz, saate de tam bakmadım ama 30 veya 40 dakikada bizi Beşikdüzü çıkışında Adacık mahallesinde sahil yolunun deniz tarafındaki Mavi Kıyı Köfte Salonu önünde indirdi.

Trabzonspor eski topçularından Mehmet bizi karşıladı.

Restoranın ikinci katına çıktık.

Başkan Canalioğlu, Tuncay Bender ve kalabalık bir gurup!

Mavi Kıyı Restoran yeni açılmış. Üç katlı ve tertemiz, menü süper!

Restoranda yok yok.  Patron Ersin Köse ile tanıştık. ‘Abi Yusuf Turgut bu tarafa gelince mutlaka uğrar’ dedi.

Patron Köse; mutfaktan patronluğa yükselen bir isim.

Yemekten sonra ilçe merkezindeki Festival alanına gittik.

Festival alanındaki mekanı işadamı Doğu Gözaçan yaptırmış.

Zeynep Başkan sahne almadan alandan ayrıldık. Zeynep’ten sonra da Fuat Saka çıkacaktı.

Belediye eski başkan yardımcılarından Cahit Erdem ile birlikte deniz kenarında ‘Turgut’un yerine’ gittik. Cahit Erdem, Beşikdüzülü!

Bahçede bir masada oturduk. İçerde Tuncay Bender’i gördüm.

Bir süre sonra işletmeci geldi.

‘Tuncay Bender, Alp Yalman ve Doğu Gözaçan kıran kırana tavla oynuyorlar’ dedi.

Tuncay Bender, İstanbul’dan çok sayıda dostunu, arkadaşını ve eski futbolcuları festivale getirmiş. Eski şöhretli futbolcular festivalin ilk günü aralarında maç yapıyorlar.

Bir süre sonra il genel meclis üyesi Sedat Gözaçan ile kaç kilo olduğunu tahmin edemediğim, haşmetli yapısıyla Beşikdüzü’nün adeta simgesi olan Muttalip masamıza geldi.

Muttalip, gerçekten bir derya! Espri, muhabbet ne ararsan var! Mükemmel bir insan!

Sohbet devam ederken, Ankara’daki Umut hastanesinin patronları Osman ve Yavuz Aydın kardeşler masaya dahil oldu.

Osman Aydın, emekli albay. Osman albay, güneydoğuda şehit olan bir subay arkadaşları için Haziran ayının ortalarında Maçka’da bir anma töreni düzenleyeceklerini söyledi.

Yavuz Aydın, Ankara Gazeteciler Cemiyetinin Ankara Gölbaşı’ndaki sosyal tesislerini de işlettiklerini söyledi.

Gölbaşı’ndaki sosyal tesislere, üç- beş yıl önce gitmiştim. Otelinden restoranına, havuzuna, salonlarına, bahçesine kadar müthiş bir tesis!

Masada sohbet koyulaşmaya başladı. Ekspres’in spor muhabirlerinden Cemre Yanık’ın amcası Muhammet Yanık, Vakfıkebir Liman Başkanı geldi. Üç- beş dakika sonra masalar birleşti geniş bir halka oluştu.

Tuncay Bender ile bir süre sohbet ettik. Bender, ‘Özkan Sümer Alp beyi sabah kahvaltısına davet etti. Alp Yalman yarın sabah Maçka’ya gidecek’ dedi.

Tuncay Bender ile spor, siyaset ve ekonomi konuştuk. Gecenin ilerleyen saatlerinde Volkan Canalioğlu geldi. Bir süre sonra da Beşikdüzü’nden ayrıldık.

Beşikdüzü, Trabzon’un gerçekten farklı bir ilçesi!

 

Lozan-Ali Şükrü Bey ve bir ileti!

 

Geçenlerde  ‘Musul-Lozan ve Ali Şükrü Bey’ başlıklı bir yazı yazmıştım.

Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey ile ilgili detaylı bir araştırma yapmadım. Ali Şükrü Bey hakkında yazılan birkaç kitap ve TBMM’nin 1923- 24 arası zabıtlarında rahmetlinin konuşmalarını okudum.

Ali Şükrü Bey, Hasan Saka gibi Son Osmanlı Meclisinde Trabzon’u temsilen mebusluk yapmış Trabzonlu iki önemli şahsiyet.

Ali Şükrü Bey, bildiğim kadarıyla tahsilini İngiltere’de tamamlamış, deniz subayı olmuş, sonra son Osmanlı Meclisi’nde görev yapmış.

Hasan Saka da Fransa’da hukuk, maliye okumuş. Biri İngilizce diğeri Fransızca biliyor.

Tam bilmiyorum ama belki de ikisi de birkaç lisan biliyordur.

Dün bir okurumuzdan sitem dolu bir mail aldık.

Ali Şükrü Beyle ilgili Akçaabatlı hemşehrimiz Kadir Mısırlıoğlu’nun yanısıra çok sayıda araştırmacı- yazar kitap yazdı.

Benim yaptığım iş; Ali Şükrü Beyin 87. ölüm yıldönümüne rastlayan günlerde, İş Bankası tarafından yayınlanan TBMM gizli zabıtlarından (1920- 24) alıntı yapmak ve Ali Şükrü Beyin hunharca öldürülmesinden önce TBMM’de hangi konuda ne söylediği ve kiminle tartıştığıdır.

Okurun söylediği gibi Ali Şükrü Beyin TBMM’deki konuşmalarında saltanatın ve halifeliğin getirilmesi ile ilgili söylemi yok. Yalnız, içki yasağı ile ilgili çalışması var.

Yazımın girişi şöyle idi;

Yıl 1923… Mart ayının ilk haftası… TBMM’de Lozan Konferansı tartışılıyor. Gazi Mustafa Kemal Paşa; açıklama yapıyor…

Lazistan mebusu Ziya Hurşit ile Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey muhalefet yapıyor.

Ali Şükrü Bey ile Gazi Mustafa Kemal Paşa arasında tartışma yaşanıyor.

Mustafa Kemal Paşa; Ali Şükrü beyi hayalcilikle ve memlekete zarar vermekle suçluyor.

Ali Şükrü: Kimseyi ithama hakkınız yoktur, diyor.

Tartışma büyüyor….

Van milletvekili Haydar bey, Kuzey İrak ve Musul ile ilgili konuşur. İngilizlerin faaliyetlerini anlatır.

Ali Şükrü bey ile Gazi Mustafa Kemal Paşa arasındaki bu tartışmadan bir süre sonra Çankaya Köşkü’nün korumalığını yapan Topal Osman, Ali Şükrü beyi öldürür!

Birkaç gün sonra Topal Osman öldürülür!

Ali Şükrü beyi, Hasan Saka’yı mebus kim yaptı?

Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal, Faik Ahmet Barutçu’yu ve diğerlerini neden mebus yapmadı.

Ali Şükrü bey, Mustafa Kemal’e muhaliftir. TBMM’de Mustafa Kemal’i eleştiren birkaç isimden biridir. Bunların hepsi doğru.

Ali Şükrü beyin öldürülüşü,   muhalifliğinden olabilir. İtiraz yok. Ali Şükrü, Mustafa Kemal ile ters düşmüştür. Ali Şükrü bey, Lozan’da taviz verildiğini söylemektedir.

Bunlara itiraz yok.

Ben yorum yapıyorum. Ali Şükrü beyin öldürülüşünde acaba İngiliz parmağı olabilir mi? diyorum. Lozan’da karşımızda İngiliz var.

Mustafa Kemal, Lozan’a İsmet İnönü’ye değil de Ali Şükrü gönderseydi. Ne olurdu?

Yorum yapıyorum ve Ali Şükrü Beyle ilgili daha geniş kapsamlı bir kitap hazırlanamaz mı diye soruyorum.

Beni eleştiren Yalçın Senih Serdarlı adlı okurun iletisi ise şöyle;

‘Sayın Hasan KURT;

Trabzon mebusu merhum Ali Şükrü Bey ile ilgili olarak yazdığınız köşe yazınızı okudum. Sanki bilinmeyen çok esrarlı bir konuymuş gibi olayı ele alışınız beni ziyadesiyle rahatsız etti. Merhum Ali Şükrü Bey çok alçak ve sinsi bir siyasi cinayete kurban gitmiştir. Çok kısa sürede katil yakalanarak konuşmasına fırsat verilmeden öldürülmüştür. Katil TOPAL OSMAN isimli bir çetecidir. M.Kemal’in muhafız alay komutanıdır. M.Kemal’e ölümüne bağlıdır. Onun içindir ki M.Kemal Paşa ona canını teslim ederek Çankaya köşkünün güvenliğini ona teslim etmiştir. M.Kemal’e ölümüne bağlı, son derece cahil ve gaddar bir adam olan TOPAL OSMAN bir mebusu hem de mecliste muhalefetin başını çeken bir mebusu ölümüne bağlı olduğu bir büyüğünün, şefinin, reisinin haberi olmadan nasıl öldürebilir? Buna kim ve nasıl inanır? Ali Şükrü Bey bir muhaliftir. Kime muhaliftir? M.Kemal Paşa ve onun etrafındaki kadroya. O kadronun milli mücadele ruhundan ayrıldığını, Misak i Milliye sadık kalmadıklarını gördüğü için onlara muhaliftir. Hem de alenen, mertçe, yiğitçe bir muhalif. Hem de ben bu davanın fedaisiyim diyecek kadar. Lozan’da Misak-ı Milliden taviz verilmesine şiddetle karşıdır. İsmet paşanın diplomatik yönünün zayıflığı nedeniyle Lozan’a gitmesine karşıdır. TBMM’nin kuruluş gerekçesini teşkil eden kutsal saltanat ve hilafet makamlarının kaldırılmasına, saltanatsız ve hilafetsiz bir Cumhuriyete muhaliftir. Bütün bunları da meclis kürsüsünden haykırarak açıklamıştır. İşte bu durumda olan bir mebus fikriyle, zikriyle muhalifi olduğu bir otoritenin yakın korumasınca öldürülüyor ve siz de katilin arkasındaki gücü İNGİLTERE’de arıyorsunuz. Yani diyecek bir şey bulmak çok zor. Öte yandan Ali Şükrü Bey MESELESİ ile ilgili sınırlı da olsa yazılmış ciddi kitaplar var. En mühimi ise bu meseleyi ortaya çıkaran ünlü tarihçimiz Kadir Mısırlıoğlu’nun Şehid i muazzez Ali Şükrü Bey isimli eseri var. Yine konu ile alakalı birkaç eserin olduğunu da unutmayalım. Bütün bunlar varken Ali Şükrü Beyi İngilizler öldürtmüş olabilir demek hangi vicdana sığar. Arkasından da araştırmacı yazar filanca bu konuyu araştırıp kitap yazamaz mı diyorsunuz. Doğrusu şu ki her şey aleni ortadayken sizin kafa karışıklığı içeren yaklaşımınızdan bir hayli rahatsız oldum. Sağlıklı günler dilerim’

 

Ali Öztürk ve din tacirleri!

 

Gazeteci Ali Öztürk, dün aradı ve ‘Din düşmanlığını benim üzerimden yürütme. Seni kınıyorum. Bu konuda yazı da yazacağım. Seni din düşmanı ilan ediyorum’ dedi.

Ali bey, bu konu ile ilgili olarak da yazacağını söyledi.

İstediğini yazabilir!

Memleketim insanı son yıllarda ‘YÜCE DİNİMİZİ’ dilinden düşürmez oldu.

Din’in bu denli prim yaptığı ülkede otomatik olarak din tacirleri ürer, çoğalır.

Ben, bu satırların yazarı Hasan Kurt, Ali Öztürk’e göre ‘din düşmanı’!

Bu düşmanlığı da Ali Öztürk üzerinden yürütüyormuşum!

Ben hayatım boyunca, hiçbir dönemde hangi din olursa olsun, hiçbirine ve bu dinlere inananlara hiçbir zaman düşman olmadım.

Hepsine saygı duydum.

Ben dine değil, din tacirlerine karşıyım.

Ben dinimi kendi dilimden okumak ve öğrenmek yanlısıyım.

Bu benim tercihimdir.

Benim dinim ne diyor, ne emrediyor; onu anlamak ve imkanlarım ölçüsünde hayata geçirmek zorundayım. Okuyorum da.

Bu gün, bu ülkede dinini bilen, buna din adamları dahil kaç kişi var?

Bunu söylemek, din tacirlerini deşifre etmek, asla din düşmanlığı olamaz!

Ayrıca, din konusunda hiç kimse ile tartışmaya girmem. Ali bey dahil hiç kimseyi din düşmanı, din taciri vs. şeklinde suçlamam.

Ali Öztürk’ün, bizi din düşmanı ilan etmesinin nedeni KTÜ ve rektör Prof. Dr. İbrahim Özen ile ilgili yazdıklarını eleştirmemizdir.

Ali bey yazacak. Kimse eleştirmeyecek! İstediği gibi at koşturacak, biz de seyredeceğiz!  

Öyle yağma yok!

Herkes haddini bilecek!

Buna elbette biz de dahiliz!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
    • Trabzon futbolu bitmiş!
    • Koray Aydın’ın ekibi!
    • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
    • Birinci yalnız kaldı!
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.