• BIST 109.166
  • Altın 144,526
  • Dolar 3,4981
  • Euro 4,1141
  • Trabzon 29 °C

Beşiktaş’ta sırtlan pususu!

Beşiktaş’ta sırtlan pususu!
Oltaya Vuranlar...

Balyoz Davası, tutuklularından Hadımköy Askeri Cezaevi’nde yatmakta olan Trabzon Beşikdüzü Vardalı köyünden Albay Mustafa Önsel, dayısı Hayrettin Kalay ile ‘Beşiktaş’ta sırtlan pususu’ adlı kitabını gönderdi.

Mustafa Albay’ın daha önce bir de mektubunu yayınlamıştım.  Albay Önsel, Ergenekon, Balyoz davalarından 30 civarında Trabzonlu ve Trabzonsporlu muvazzaf subayın tutuklu olduğunu yazmıştı.

Önsel’in kitabına, Emin Çölaşan önsöz, Nihat Genç de takdim yazmış.

Çölaşan önsözünde, ‘Jandarma Kurmay Albay Mustafa Önsel’i ömrü dağlarda geçmiş bir kahraman olarak görüyorum. Şimdi hapiste… Suçunu, ne kendisi biliyor ne de başkaları. Mustafa Önsel’in kitabını daha basılmadan, iki gecede okuyup bitirdim. Muhteşemdi... Yaşam öyküsü çok ilginç ve renkli.. Düzmece belgelerle tutuklanması… Savcının, ‘o Mustafa Önsel gelsin bakalım’ diye bağırmasıyla başlayan süreç… Ve hapishane yaşamı… Mustafa Önsel, ortaya gerçekten de dört dörtlük bir kitap çıkarmış...’ diyor..

Nihat Genç ise takdim yazısında şöyle diyor; ‘Mustafa Önsel gibi haksızca tutuklanmış soylu bir askerin kitabına birkaç söz yazmak, şahsım adına onurların en büyüğüdür… Yaşasın hukuksuzluklara karşı uygarlık ve hukuk savaşı veren Mustafa Önsel gibi soylu insanlarımızın soylu mücadelesi ve Türkiye Cumhuriyeti…İçeride yazılan nice kitap okudunuz… İşte sizde, şu anda elinizde eşsiz bir örneği daha duruyor.’

Mustafa Önsel ise kitabın sunuşunda; ‘...Kitabın ismi üzerinde bile günlerce düşündüm. Çok ciddi bir pusuya düşmüştük. Onun için kitabın isminde mutlaka ‘pusu’ olmalıydı. Peki, bu pusuyu kim kurmuştu bize? Komplocular! Peki bunları neyle sembolleştireyim diye düşündüm. Aklıma seyrettiğim belgesellerden etkilenerek ‘sırtlan’ geldi… Neden sırtlan? .. Sırtlan, kötüydü, zalimdi..Avını en zayıf ve çaresiz olandan seçiyordu… Kitapta, asrın iftirası ‘Balyoz’ komplosunu tabii ki yazdıklarımın merkezine koydum.. Ancak yazdıklarımda sadece ‘Balyoz’ davası yok… Dili olmayanların dili, gözü görmeyenlerin gözü, özü olup sözü olmayanların sözü için yazacağım… Tarihe notlar düşmek için yazacağım… Şimdi üniformam da, silahım da yok! Üniformamı çalmış olsalar da yüreğim var… Silahım yoksa kalemim var… Ben, barışa da savaşa da, dün olduğu gibi hazırım.. Ya insanlık kazanacak ya da bu topraklar kaybedecek… ‘diyor..

Albay Mustafa Önsel’in bir solukta okuyacağınız ‘Beşiktaş’ta sırtlan Pususu’ adlı kitabı yalnız bir davayı, uğranılan haksızlıkları değil Türkiye üzerinde oynanan oyunları, yaşanmış gerçekleri ve onurlu bir mücadeleyi anlatıyor.

Ayasofya’da işlenen suç!

 

Ayasofya Müzesinin, camiye çevrilmesinin hukuki açıdan sakıncalı ve suç teşkil ettiğini yazdık, söyledik. Ancak hiçbir yetkili yazılanları, yapılan suç duyurularını dikkate almadı, işleme koymadı. Ayasofya’nın bir bölümünün camiye çevrilmesinin dinen de caiz olmadığını uzmanların görüşüne dayanarak yazmıştık.  Ayasofya’yı cami yapmak isteyenler uzman görüşünü de dikkate almadılar.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, demokratik bir sosyal hukuk devleti! Hukuk devletinde önemli olan hukukun üstünlüğüdür. Ancak Türkiye’de hukukun değil siyasetin, gücü elinde bulunduranların üstünlüğü var.

Vakıflar Bölge Müdürü Mazhar Yıldırımhan, AB’den sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış’a şöyle diyor; ‘Ayasofya’da geçici düzenleme yaptık. Asıl düzenlemeyi Anıtlar Kurulu kararından sonra yapacağız.’
Peki Anıtlar Kurulu, 1. Derece tarihi sit alanı ve yapıtı olan Ayasofya’da düzenleme yapamazsınız, dese ne olacak… Ki Anıtlar kurulunda görev yapan uzmanlar ki uzman olduklarını biliyoruz, muhtemelen yapamazsınız diyecektir.

O zaman ne olacak?

Ayasofya’da, emrivaki ile siyasi güçle yapılan düzenlemenin suç oluşturduğu resmen tescil edilecektir!

Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Ayasofya’daki düzenlemeyi suç oluşturmayacak şekilde yapsaydı olmaz mıydı?

Olmazdı. Çünkü yasalar Ayasofya’da düzenleme yapmaya imkan vermiyordu.

Bunu orada oldu-bitti ile düzenleme yapanlar, Müzenin bir bölümünü camiye çevirenler de biliyordu.

Ayasofya’da önce operasyon yaptılar, sonra işi yasal kılıfa sokmaya çalışıyorlar.

Türkiye hukuk devleti ise sokamazlar! Belediye meclisinin Ayasofya ve çevresi için aldığı dini tesis alanı kararı yani cins tashihi kesinlikle Anıtlar Kurulundan geri dönecektir. Siyasi baskı nedeniyle dönmediğini farz etsek, bu sefer karara itiraz edilecek. Olay mahkeme taşınacak vs.

Sonuç olarak Ayasofya’da bir suç işlenmiştir. Suçun işlendiğini de suçu işleyen bizzat ikrar etmiştir, söylemiştir.  ‘Anıtlar kurulu kararını bekliyoruz’ ne demektir.

Müdür bey; ‘Ayasofya’da kanuna, yasaya aykırı iş yaptık, yaptığımız işi yasal hale getirmek için Anıtlar Kurulunun kararını bekliyoruz’ diyor. Olacak iş değil!

Anıtlar kurulu, sanki ısmarlama karar veriyor!

Yasa dışı iş yapan müdürü dinleyen bakan bey ise sesini çıkarmıyor!

Nasıl çıkarsın ki?  ‘Olmaz, yanlış yapıyorsunuz’ dese, koltuk gidecek!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.