• BIST 94.896
  • Altın 279,378
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Trabzon 19 °C

BİLE BİLE LADES

Ali Osman Aktaş

   Abdülkadir Ömürün zamansız sakatlığının yanına Ekuban'ın da en az bir ay sahalardan uzak kalacak şekilde antrenmanda sakatlanması Trabzonsporun hücum gücünü önemli ölçüde etkileyecekti. 
  Buna rağmen taraftarlar Sturridge ile Obi Mikelli Trabzonsporu özlemle bekliyor bu sancılı süreçte Sturridge'in Ömür'ü aratmayacaklarına inanıyorlardı.
İnanıyorlardı ama o iki isimden sadece Mikel sahada Sturridge ise kulübedeydi. 
Zaten oldum olası hep  böyle maçlardan tursardım. Hiç puanı olmayan ya da Trabzonspora karşı galibiyeti hiç olamamış (uzun zamandır) takımlar genellikle Trabzonsporun başına hep bela olurlardı.
 Henüz maçın 17. inci dakikadasında Türkiyenin en iyi defansif iki  forvetinden biri olan Perreira'nın ortasında diğer forvet Novaktan gelen gol taraftarlarımızın gönlüne birazcık olsun su serpiyordu ama sahadaki oyun hiç de hiç umduğumuz gibi gitmiyordu.
  Takım bir türlü organize olamıyor o bildik varyetelerini yapamadıkları gibi üst üste üç pas dahi yapamıyordu.
  Buna karşın Gençlerbirliği her topu ayaklarına alışlarında o kadar rahat orta sahamızı geçiyorlardı ki otobanda araç kullansalar bu kadar rahat araç süremezlerdi.
Yakamızdan bir türlü düşmeyen sakatlık kervanına 43.dakikada İvanildo Fernandes de katılıyor ve yerine giren Hüseyin daha ne olduğunu anlamadan yine atağa kalkarken kaptırdığımız bir top daha Stancu tarafından Gençlerbirliği'nin eşitlik golü olarak Uğurcan'ın solundan filelerimizle buluşuyordu.  
Oynayan Trabzonspor pozisyon kovalayan Trabzonspor görünüyordu ama Gençlerbirliği bile kendisinin dahi inanamayacağı çok pozisyonlara giriyor belki de liglerdeki en rahat gollerinden birini  ağlarımıza gönderiyorlardı.
İşin kötüsü Trabzonspor'a reaksiyon gösterecek zaman bile bırakmadan ilk yarı böylece beraberlikle bitiyordu.
  Takımın mental motivasyonu sanki örümcek ipliği niteliğinde gibi ha koptu kopacak şekilde duruyor. Zamansız en önemli oyuncuların sakatlığı aslında varmış gibi görünüp de gerçekte bir iki futbolcudan fazla olmayan yedeği durumundaki bu takımı her an bozulabilecek nitelikteydi. Öyle de oldu.
İşin kötüsü bu sene hakemler yine bizi oynatmayacaklar gibiydi. Mete Kalkavan Gençlerbirliğinin taktik faullerini çok güzel yutuyor adeta sertliklerine prim tanıyordu.
Sakatlıklardan korkan Trabzonsporlu futbolcular daha temkinli oynamaya çalıştıkça rakip oyununu daha da sertleştiriyordu. Hakem de inadına kartlarını göstermiyor resmen futbolcularımızın katledilişine göz yumuyordu.
  55. Daikada Nwakaeme'ni ceza sahasında düşürülmesiyle kazanılan penaltıyı Sörloth kalecinin solundan Gençlerbirliği filelerine göndermesiyle eşitlikle beraber  uzun zamandır devam eden penaltı atamama lanetini de bozuyordu.
Taraftarlarca o beklenen an ise 69. dakikada geliyor Sturridge Avdijajın yerine oyuna giriyordu.
  Giriyordu ama sahadaki oyun hiç de iyi gitmiyor üstelik Sörloth yüzde yüzlük iki golü kaçırıyor anlaşılmaz bir biçimde de Gençlerbirliği her atağında kalemize gelip pozisyon buluyordu. Fenerbahçe bile bu kadar rahat onsekizimiz içerisinde oynamamıştı.
  İşte o rahat pozisyonlardan birinde bağıra çağıra geliyorum diyen gol 84. Dakikada eşitlik golü olarak ağlarımıza giriyordu.
Bile bile lades diye işte ben buna derim. Maçın ikinci yarısından itibaren ortada pek görülmeyen Abdülkadir Parmakın yerine Doğan Erdoğan oyuna girecekti. Ama Ünal Hoca bunu bir türlü göremedi ve böylece iki puanı da Akyazı Stadı'nda bıraktı. 
  Belki Trabzonspor iki puan kaçırdım diye üzülüyordu ama bu kadar fazla ceza sahamızda oynanan bu oyunla bir puan kazanabilmesi dahi büyük bir tesadüftü.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.