• BIST 89.412
  • Altın 146,694
  • Dolar 3,6411
  • Euro 3,9163
  • Trabzon 10 °C

Bilim, Bilimsel Yöntem, Bilim Adamları, Politikacılar ve Madrabazlık

Prof. Kemal Üçüncü

“Ülkelerin ekonomik büyümelerini toplumsal ve sosyal gelişmeye ne kadar kaynak aktardıklarını ortaya koyan UNDP İnsani Gelişme Endeksi’ne göre  (2014 yılı itibarıyla) Türkiye 2 yıldır 187 ülke arasında 69’uncu sırada yer alıyor. Yani ekonomi 1 yılda yüzde 4 büyürken bu insani gelişmeye pek yaramamış gözüküyor” [Hürriyet 2 Eylül 2014].

Çok yüksek insani gelişme seviyesindeki 49 ülkenin ardından gelen yüksek insani gelişme seviyesindeki 53 ülke arasında yer alıyor Türkiye. Ancak bunlar arasında da 20’nci sırada. Türkiye’nin önünde kimler mi var? Darbe üstüne darbe yaşanan Libya, Malezya, Panama, Umman, Belarus, Lübnan.

Böyle bir tabloda politika yapmak da kolaylaşıyor “parlak ceketli, büyük telefonlu özçekim” taifesi taarruza geçiyor. Halka kendi gerçeklerini, bilimsel gerçekleri ve tespitleri değil “halkın duymak istediklerini” söylüyorlar. Bu duyulmak istenenler büyük ölçüde bilimle çelişen mitsel düşünce kaynaklı hezeyana bulanmış aforizmalar şeklinde beliriyor.

Sözlerini bir yabancı dile çevirip uygar bir cemiyette söyleseniz size şizofren muamelesi yaparlar.

Uygar dünyada bilim ve bilim adamları bilimsel ihtisas gerektiren konularda bilim konuştuğu zaman bütün cemiyetler o söze odaklanır. Türkiye’de bu durum doksanlı yılların ortasına kadar böyleydi. Üniversitenin sözü kıymetliydi. O tarihten sonra parlak ceketli politikacıların akademik versiyonları ağırlıklı durumu geçmeye başladı, yol kenarlarına üniversiteler pıtrak gibi açılmaya başlayınca işin çivisi çıktı. Koro genişledi yani.

Kadir Cangızbay hocamıza  göre "...Entelektüellik bilgi gerektirir; ama bu yetmez zira bu işin bir de ahlaki bir boyutu vardır ki, bu boyut için gerekli olan iradedir ve işin içine irade giriyorsa/iş iradeyi de gerektiriyorsa, burada bir eylem var demektir. Entelektüel tavır aynı zamanda bir eylemdir. Eylem niteliği taşımıyorsa ne denli bilgiyle temellendirilmiş/donanmış/süslenmiş olursa olsun, tavır entelektüel değildir ve adama, işte o zaman 'entel' denir." [Y. Gökalp’den alıntı]

Tarih hesabı aydınlardan sorar esnaftan, halktan sormaz. “Entelektüeller söylemediklerinden de sorumludurlar”.

Bu yüzden halka doğrulara söylemek bizim vicdani ve ahlâkî ödevimizdir. İlk bakışta bu gerçekler halkın hoşuna gitmeyebilir, bunu da göğüslemek bizlere düşer.

Politikacılar her yerde aynıdır. Halka olması gerekenleri değil, halkın duymak istediklerini söylerler.

Bilimsel raporlar ortadayken tevatürle siyaset yapmak böyle bir şey.

Çok şükür akademi kahir ekseriyetle lâl ü ebkem. Küçük memur kaygıları ile kilitlenmiş durumda.

Bu ağır sorumluluğu üzerimize alarak milletimizi aydınlatmak durumundayız.

Ekiplerin büyük bir bölümü kahramanlıklarını anlatmak için seçim sonuçlarını bekliyorlar!

 

Son kez demiryolu

Bu konuyu son kez yazıp kapatacağım ey halkım!

Erzincan –Tirebolu demiryolu iki farklı bilimsel raporla yapılmasının ülke menfaatine bir katkısı olmayacağı ortaya konmuştur. Bu net bir bilimsel gerçektir.

Bu rapor ve gerçeklik ortada dururken bu iddiayı sürekli gündemde tutmak doğru değildir. Bu gerçeği bilip  “öyle de olur böyle de” tavrını tutarlı ve samimi bulmuyoruz. Burada sorun var.

untitled-1-001-001.jpg

Trabzon Kent Ormanı ve Mesire Alanı

Yemyeşil bir coğrafyada ve orman alanı zengin bir coğrafyada yaşamamıza rağmen ilimizde insanların nefes alacakları düzenlenmiş temiz, güvenli bir  sosyal alan yok. Eskiden Boztepe bu ihtiyacı görürdü, malum kafalar yüzünden acınası bir halde. On yıla kalmaz bir kentsel dönüşüme ihtiyacı var.

Bölgemizde ikamet eden halkımız için böyle bir ihtiyaç yok gibi, köyleri var veya yakınları var. Lâkin kentte yaşayan büyük bir nüfus için çok temel bir ihtiyaç. En az 200 dönümlük bir alan yolları oturma yerleri, seyir terasları, çay bahçeleri, piknik mekanları olan güvenlikli bir park şeklinde düzenlenmelidir. Bunun için Trabzon’un doğu istikametindeki yakın ilçelerde uygun yerler vardır. Zağnos vadisi dikey olarak içeriye doğru girerek sağlı sollu düzenlenerek yapılabilir mi? Mühendislik olarak düşünmek lazım. Önemli olan bunu planlayabilmektir. İsviçre’de, Avusturya’da benzer yeşil ve engebeli arazilerde bu türden muazzam parklar vardır. Bunu yaparken halkı da eğitmemiz gerekecek. “Atalarım hamamda yıkanırken Fransızların tuvaleti yoktu” diyerek o güzelim yaylalarımızda, pınar kenarlarında plastikleri yollara serpen lastik yakan şişeleri kırıp atan ahalinin atalarının bununla bir ilgisi var mı, hatırlatmasını yapmamız lazım. Ataları hamamda yıkanan halk bunu yapmamalı. Tuvaleti olmadığını iddia ettiğiniz ülkelerde plastikleri, şişeleri kırıp parklara atarsanız sizi tımarhaneye kapatırlar.

Yazıktır, günahtır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • MHP büyüyecekmiş!
  • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
  • Trabzon futbolu bitmiş!
  • Koray Aydın’ın ekibi!
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.