• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 23 °C

Bilim; kimin için?

Bilim; kimin için?
Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu yazdı...

Lafı hiç dolandırmadan giriş yapalım: oldum olalı şu para peşinde koşan sözde bilim insanlarından hep kaygı duymuşumdur. Hele de şu papyon takan, ağzında puro, elinde viskili poz veren patron tipli olanları yok mu? Aman tanrım demekten başka çareniz kalmaz, yaptığınız işten utanır hale gelirsiniz.

Hatta bunların önemli bir kısmı sosyal adaletten, mahalle baskısından, eşitsizlikten, yoksulluktan bahsedip, topluma yön vermeye kalkarlar. Halk adına karar vermek üzere parlamentoya bile girip, TV’lerde boy gösterirler. Adı bilim insanı olunca, çaresiz sözü dinlenir ama verdikleri pozlar da hep bir kenara not edilir. Bir gün acısını çıkarmak üzere bu pozlar haklı olarak zihinlerde biriktirilir ve bugün yaşamakta olduğumuz toplumsal travmanın belli bir parçası olarak gün gelir karşımıza çıkar.

Son örneğini Soma’daki dramatik maden kazasında yaşadığımız bu bilim adamı görünümlülerin, olayın sıcaklığı ile birlikte yapmış oldukları açıklamaları hayretle izledik. Deprem uzmanlığı ile bildiğimiz bir tanesi hemen, madenin ait olduğu holding sahibinden övgü ile bahsetti. Kendisinin titizliğinden, madenin Türkiye’de iyi standartlarda çalıştığından bahisle, aslında holdingin bu işte hiç kusurunun olmadığını dile getirmeye çalıştı. Bir diğer papyonlu bilim insanı büyük bir vurdumduymazlık ile madendeki ölümlerin rahatlığından bahsetmeye çalıştı. Oysaki ortada insan güvenliğini hiçe sayan, paradan taviz vermeyen önemli bir üretim kusuru vardı. Daha sonra anlaşıldı ki; bu holding patronu, bizim papyonluların görev yaptığı üniversitede “akademik danışmanlık” yapıyormuş. Yani bu papyonlu hocalar ile bizim patron “çok iyi” ilişkiler içerisindeymiş…

Bu tablonun ortaya koymuş olduğu acı gerçekler vardır. O da bilime para karşılığında şekil verme gerçeğidir. Bu gerçeği bugün hemen her yerde maalesef yaşamaktayız. Sakın yanlış anlaşılmasın. Papyonlu, purolu viskicilerin karşısında yer alan kravatsız, iktidar yalakası ve beslemesi, adının önünde “Prof.” yazanlar temiz midir? Onlar sadece güncel değildir. Onlar toplumsal hafızadaki mağdur edebiyatının sefasını sürme sürecindedirler. İktidar beslemesi olup, bilime şekil verme çabasında olan ucuz “Prof.”ların da ipi elbette ki pazara çıkacaktır…

Bilimsel doğrular asla saptırılamaz. Gerçek bir bilim insanı; bilimsel veriler ile yola çıkarak elde etmiş olduğu bulguları katıksız olarak toplum ile paylaşmak zorundadır. Bilimsel etik ve paradigma bunu gerektirir. Bu süreçte esas alınması gereken temel unsur; insan, toplum, çevre sağlığı ve güvenliği olmalıdır. Günümüzde modern mühendislik öğrenim anlayışı bu temelde şekillenmektedir. Yapılacak olan bütün mühendislik projeleri; güvenlik, çevre gibi ölçütlerden sonra gelen ekonomik değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Aksi durumlarda o projelerden kaynaklanacak olan yıkımların bedeli de ağır olmaktadır. Bu; bütün gelişmiş dünyada böyledir. Standartlar ve yönetmeliklerde yer alan ölçütlerin dışına çıkan bir projenin uygulanmasına imkân yoktur. O halde toplum güvenliğini ve sağlığını yakından ilgilendiren konularda bilim insanları ne için var olduklarını unutmadan konuşmalı ve yaşam şekillerini buna göre düzenlemelidirler. Bilimde zengin olmak değil, toplumun geleceğine hizmet etmek vardır. Bilim kesinlikle toplum için vardır ve böyle de kalmalıdır. Daha çok para kazandırmak adına toplum ve çevre sağlığını tehlikeye atacak hiçbir uygulamada gerçek bir bilim insanı yer alamaz, almamalıdır.

Bilim insanı olmak, para kaybetme kaygısı taşımadan Soma madeninde yaşam odalarının olması gerektiğini faciadan önce holding sahibine dikte etmiş olmaktır. Bilim insanı olmak, kendi cebini düşünmeden yaşam alanlarının gelecek kuşaklara temiz bırakılması gerektiğini söylemektir. Bilim insanı olmak, iktidardan ve baskıdan korkmadan çimento fabrikalarının çevreye verebileceği zararları dile getirmektir. Bilim insanı olmak, çevre duyarlılığını parayla satmadan çarpık HES’lere karşı durmaktır. Bilim insanı olmak, aç kalmak pahasına doğru bildiğini söylemek ve paraya esir düşmemektir.

Gerçek bilim insanı olmak; paralı eğitime karşı olmak, her türlü sömürüye karşı çıkmak, sosyal adalete ve eşitliğe inanmak, insanını ve ülkesini sevmek demektir. Gerçek bilim insanı olmak zor iştir vesselam. Anlayana…

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • SİZ BUNLARI OKURKEN!..12 Temmuz 2017 Çarşamba 12:12
  • Fatih Atlı’ya tam destek11 Temmuz 2017 Salı 18:28
  • ADALET ATEŞİ!..10 Temmuz 2017 Pazartesi 12:52
  • Dünya Horon Rekoru Bursa’da Kırıldı10 Temmuz 2017 Pazartesi 11:22
  • Adalet Buluşması10 Temmuz 2017 Pazartesi 10:50
  • Yemen'e yardım gemisi yola çıktı09 Temmuz 2017 Pazar 21:33
  • Festivalde Sedat Peker'e yoğun ilgi09 Temmuz 2017 Pazar 21:32
  • Bakan Çağatay Kılıç, Yağız bebeğe sahip çıktı07 Temmuz 2017 Cuma 16:33
  • Bugün gazete manşetlerinde hangi haberler var?07 Temmuz 2017 Cuma 12:17
  • Bursa'da fabrika yangını06 Temmuz 2017 Perşembe 12:47
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.