• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 26 °C

BİR BAŞBAKAN EŞİ

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Gençken saçlarım o kadar çoktu ki aralarından kestirirdim. Kabarık durmasın diye. Bugün ise hiç kalmadı.
Çok neşeli ve çok araştırmacı bir yapım vardı.
Bülent’i hep sevdim. Ta ki ilk gördüğüm andan itibaren.
Onlar birbirlerini kimsenin referansı olmadan kendileri bulup seçti.
Sevdalarında ise, hep kendilerinden bir iz bıraktılar asalet ve sadelik olarak. O Bülent’inin göz bebeği ve sevdasıydı adı Rahşan Ecevit’ti.
Çok çalıştı, hırslı, akıllı ve başarılıydı.
O başarılı erkeğinin arkasında güçlü kadındı.
Rahşan Hanımı dinlerken, hayal kırıklıkları, aşkı, sevgisi, sevinçleri, hüzünleri en önemlisi Bülent’i ile sinema tadında bir hayatın içinde bulursunuz kendinizi.
Hayatında hep acı ve hüzün oldu. O acıların üstesinden hep başarıyla çıktı. Sanki acı onu pişiren ve yoğurandı.
Bizim gibi geri kalmış bir ülkede adını uluslararası platforma taşıyan bir başbakan eşiydi.
Kendisine defalarca sözlü ve de yazılı eleştiri yapıldı. Hiç korkmadı. Yılmadı.
Yaptıkları hep konuşuldu.
İnsanların kendisi hakkında ki izlenimlerini hiç kontrol etmedi.
Bir röportajımızda; “Evet biliyorum çok eleştirildim. Gerek cezaevleri konusunda, gerek Bülent beyle ziyaretlerimiz hususunda, yanında olmam hep birilerini rahatsız etti. Her konuda eleştirildim. Ama benim de hatalarım var. Ben başbakan karısı oldum diye hata yapma şansım olmayacak mı?” Gülümseyerek; “Bilselerdi başka hatalarımı demek hiç susmayacaklardı. Hatasız kul mu olurmuş.”
Benim için Rahşan Hanım çok güçlü ve kararlı bir hanımefendidir. Çok zarif ve kibar bir insandır.
Kompleks ve şaşaadan uzak bir başbakan eşi; O sıradan yaşantısı ile tarihin sayfalarına süzülmüş bir hanımefendi.
Bırakmaya hiç çalışmadı. Yaşadığı onca olaya rağmen hiç karşı gelmedi ve isyan etmedi.
Adımları hiç geri geri gitmedi hep ileriye gitti.
O son makası hayatına Bülent Beyin vefatıyla attı. Bülent Beyle bir bütünken parçalara ayrıldı.
O yaptıklarında haklı ya da haksızlık aramadı. Yaptıklarını kendisi için değil, kazanmak için hiç değil, ülkesi ve Bülent’i için yaptı.
Kendisine hediye edilen değerli ve kıymetli tüm hediyeleri ya ret etti ya da hazineye bağışladı tüm asaleti ile. Benim demedi. Ben bugün varım yarın başkaları gelir diyerek her hediyeyi devletine armağan dedi.
Evine ziyarete gittiğinizde sizi kapıda karşılayıp, size kıymet verendir Rahşan Hanım. Öyle ki yaş almışlığına hiç bakmadan servislerini ve ikramlarını bile kendi yapandır. Hiç komplekssiz.
Bir başbakan eşi bu kadar sade mi olmalı? Evet bu kadar sade olabilmeli ki mağrur ve asil olabilsin.
O hep cesur oldu. Korksa da cesareti ile ilerledi.
Bir ziyaretimde yaptığı birkaç resmi bizlere göstermişti. Mahcup ve utanarak. Övgü gelirse nasıl bir cevap veririm diye. Mütevazılığı alçak gönüllüğündendir. Gösterişsiz ve iddiasız yaşamındandır. Gördüklerini bilerek resmetmenin mutluluğu ile ayaküstü mükemmel bir sohbet yapmıştık.
Yün örmen vardı, akşamları koltuğa gömülü.
Karşısında polisiye roman okumak vardı.
Sorgusuz bakışmak yoruldukça gözlerimiz
Sevinçsiz gülmek, üzüntüsüz ağlamak dizelerinde Bülent Ecevit, Rahşan Hanıma belki de yapmak isteyip de yapamadıklarının hasretini anlatmaya çalışıyordu.
Acaba Bülent Ecevit hayatında Rahşan Hanımı hiç ihmal ettiğini düşünmüş müdür?
Biz onları hep bir arada ve bazen el ele tutuşmaları ile sevdik ve saydık. Her zaman ölçülü ve saygılı olmayı başardıkları için sonsuz teşekkürlerimizi sunarım.
Şaşaa, gösteriş ve bilmişlikten uzak hep asil oldukları için de minnettarız.
Bülent Beyin vefatından sonra Rahşan Hanımı hiç görmedim. Bu benim çok büyük hatam biliyorum. Zaten hep böyle yapmıyor muyuz yavaş yavaş insanları unutuyoruz. Oysa ziyaretler görüşmelerin devamlılığını sağlar. Unutmanın sevgilisi hafızadır. Allah’tan hafızam bana Ecevit ailesi ile ilgili çok kıymetli anlar ve resim kareleri hatırlatıyor.
Hiç unutamadığım bir an var ki, işte o an hep içimi burkan ve beni hüzünlendiren andır. İlk Kitabım Diyaloglar için Ecevit’lerle röportaj esnasında çocukla ilgili bir soru sormuştum. Rahşan Hanımın belki 30 saniye belki 40 saniyelik sessizliği ve gözlerindeki o yarı endişeli ve yarı hüzünlü bakışı ile bir anne olarak beni çok etkilemişti.
Yaşadıkları onca sıkıntıya rağmen hep ayakta kalmayı başarmış bir savaşçıdır Ecevit Ailesi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.