• BIST 106.785
  • Altın 269,780
  • Dolar 5,6938
  • Euro 6,3037
  • Trabzon 13 °C

BİR DELİNİN HATIRA DEFTERİ

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Hayata tutunmakla zorlanan, zaman zaman delirmenin sınırına gelen ve bu sınırı geçen insanların yaşadıkları nedir?

Bazen insan kendini yalnız, hatta ortada kalmış ve sanki çıplak gibi hisseder ya işte o zaman delirir misin?

Delirmek hayata katlanamamak mıdır?

Delirmek kolay yolu seçmek midir?

Delirmek bir çare midir?

Delilik hep şiddet patlamaları, aşırılık olarak algılandı. Peki deli olmakla delirmek arasında bir fark var mıdır?

Bence delilik “olmak ve bilmek” arasındaki farkı anlayamamaktır.

Aslında bugün birçok arkadaşımızın çok öfkelendiği, ya da zıvanadan çıktığı durumlarda “sen delirdin mi?” deriz ya, sanırım herkeste biraz da olsa delilik var. İster bunu çılgınlık, ister aşırılık, ister biraz gerginlik kabul edin ama biraz deliyiz.

Delirmek dönüşü olmayan yol, yok olmak istemek, hatta bilincini tamamen silmektir.

Bir delinin hatıra defteri sekiz yıldır devam eden ve tek başına 70 dakika boyunca performans sergileyen takdire şayan bir oyuncunun bir vincin tepesinde hem vinci idare ederek, hem de izleyiciyle kontak kurarak yaptığı müthiş bir sanat eseri. Oyunu insanlara hayranlıkla izlettiren isim ise Erdal Beşikçioğlu. Ayakta dakikalarca alkışladık. Bugüne kadar gitmediğim için binlerce kez keşke dediğim bir oyun.

Bir tiyatro oyunu insanın farkındalığını artırır mı? Evet artırır.

Bir deli eğer kendini İspanya Kralı zannediyorsa bizler hayatta ne çok rol üstleniyoruz bunun farkında mısınız? Şu anda ne yaşıyorum sorusunu kendi kendime sordum. Bunu bana sadece 70 dakikalık bir oyun sağladı. Sonra tekrar yaşadığım ana döndüm.

Tıpkı Herman Hesse’nin dediği gibi “Tüm akıllılıklar, tüm ussal kazanımlar, insanlığın yücelik, büyüklük ve kalıcılığına yönelik tüm atılımlar yıkılıp gidiyor, maskaraca bir oyuna dönüşüyor”…

İzlediğim oyun içinde hayatın oyununu düşündüm.

Bu oyunu akustiği muhteşem olan bir yerde izleseydik. Kim bilir! Nasıl devleşirdi?

‘Bir delinin hatıra defterini’ izlerken şunu düşündüm acaba mucitliğin ikinci kaynağı tecrübe midir? Tecrübesi olmayan bir insan mucit olabilir mi? Biz bir tecrübe ve bir mucit izledik.

İnsan beyninin ana mimarisini oluşturan nöronlar bazen bilgi aktarımında yavaşlar. Gördüklerimizi unutur, yaptıklarımız hatırlamaz oluruz. Ben bir doktor değilim ama hani bir şeyi unuttuğumuzda nöronlarında azalma mı var deriz ya, işte ben bu müthiş performansı asla unutmak istemiyorum. Bir delinin hatıra defteri yerinde ve olması gereken tüm mesajları içeren bir Nikolay Vasilyeviç  Gogol eseridir. Ona hayat veren isim ise Erdal Beşikçioğlu. İki tecrübe ve deha, yani oyuncu ve yazar sanki oyunda birbirleriyle yarışmış. 

Sürekli aşağılanıp alay edilen ve sıradan bir memurun platonik aşkını anlatan oyunda hayaller, asil bir bey olma istemi ve kral olmaya yönelen ve “İspanya Kralı” olduğunu zannederek deliren ve akıl hastanesine kapatılan bir adamın hikâyesini anlatıyor.

Çaresizlik ve umutsuzluk mudur insanları delirten?

Bir yazarın anlatım biçimini farklı ruh halinde bir oyuncunun sahneye aktarmasında ve bir deliyi canlandırabilmesinde aynı zamanda da sanki izleyicilere de bir deliymiş gibi o ruhu hissettirebilmesinin tanımı nedir?

Çok tiyatrocu, şarkıcı, artist, yazar, ressam var ama çok az sanatçı var. Kaç tanesi dağılan kalbimizin toplanmasına yardımcı oluyor? Kaç tanesi kaleminin ve yüreğinin cesaretini gösterdi? Kaç tanesi cümlelerinde size tercüman oldu? Kaç tanesi alıp size yaşadığı döneme getirdi?

Hayatın kontrolünü ele geçirememiş insanların çoğunlukta olduğu ülkemde insanlar arasındaki hayat kalitesinin farkını yaratan nedir? Hepiniz farklı cevaplar veriyorsunuz biliyorum. Taraf olarak cevap verenler. Objektif olarak cevap verenler. Duygusal olarak cevap verenler.

Bu konuda bildiğim tek şey, güçlü yani parası olan, hayatın kontrolünü maalesef ele geçirdiğini zannediyor. İzlediğimiz bu oyundan bana yansıyanlar da budur.

Türkiye’de Genco Erkal ile birlikte ilk tek kişilik oyun ile tarihe geçen bu oyunu izlemediyseniz mutlaka izleyin. Hayata dair sorgulanması gereken çok şey bulacaksınız… İyi seyirler.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.